Üç Yıl Boyunca Bir Mucizeyi Ararken…

Üç yıl boyunca bir mucizenin peşinde…

Bazen hayat insanları öyle uzaklara savurur ki, geri dönüş yolu tamamen kaybolmuş gibi gelir. Ama ya seni ayakta tutan tek şey, yıllar önce verdiğin bir sözse?

Bugün, yüreğimi sızlatan bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Gözünüzde canlandırın: kavurucu güneşin altında kalan bir Anadolu bozkırı, toz fırtınası, ve dünyanın unutulmuş köşesinde dökülen bir gecekondu. Ve orada, kaybettiklerini geri almak için her şeyini ortaya koyan bir adam.

**Asla unutulmayacak o sahne:**

Adam, pahalı ama tozdan rengi solmuş takım elbisesiyle ağır adımlarla çatlamış toprağın üstünde ilerliyordu. Her adımı onu biraz daha yıpratıyor, nefesi göğsünde sıkışıyordu. Karşısında, harap kulübenin önünde, biri diğerinden az daha büyük iki erkek çocuğu durmuştu üzerleri kir içerisinde, gözlerinde korku, yaşlarından çok daha büyümüşlerdi.

Adam durdu. Dizlerinin üstüne çöküp, göz hizalarına indi; gözlerinin ta içine baktı.

Beni hatırlıyor musunuz? Üç yıl geçti, dedi, sesi titreyerek ve boğazındaki yumruyla savaşarak.

Büyük çocuk uzun süre gözlerini ondan kaçırdı. Sonra, bir anlığına bakışında bir kıvılcım parladı tanıdı. Dudakları titredi.

…Amca Kerem? diye fısıldadı çocuk.

Adam başıyla onayladı; tüm gücüne rağmen gözlerinden yaşlar süzüldü. Kollarını sonuna kadar açtı.

Söz vermiştim, sizi bulacağım demiştim. Gelin buraya.

O an, büyük çocuk tüm duygularını bıraktı, koşarak babasının omzuna kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Adam onu öyle sıkı sarıldı ki, sanki bir an bıraksaydı her şeyi yine kaybedecekti. Gözlerini kapattı tarifsiz bir huzurla.

**Hikayenin finali:**

Bir anda adam gözlerini açtı; bakışları sevgi ve acıyla küçüğe döndü. Üç yıl önce bir bebek olan küçük oğlan, biraz uzakta duruyordu. Bu adamın yüzünü hatırlamıyordu belki ama, sanki kalbi onun sıcaklığını hissediyordu.

Adam elini ona doğru uzattı.

Korkma küçük, diye mırıldandı. Artık sizi asla bırakmayacağım. Eve gidiyoruz.

Küçük oğlan önce tereddüt etti, sonra babasının avucunu minik parmaklarıyla tuttu. Sanki sesi ya da kokusunu tanıdı; birden olduğu yerden kopup, abisinin ve babasının arasına sıkıştı, yüzünü babasının tozlu ceketine gömdü.

Orada, Anadolunun ortasında; kumdan ve rüzgardan başka hiçbir şeyin olmadığı o yerde, aile yeniden bir araya geldi. Adam sözünü tutmuştu. Onları bulmuştu.

Rate article
Lifequest
Üç Yıl Boyunca Bir Mucizeyi Ararken…