Ülkemizde İyi İnsanlar Var: Başka Bir Evde Ailemi Buldum
Üç yıl önce, küçük bir kasabadan başkente geldim. Burada kimseyi tanımıyordum. Sokaklar yabancı, yaşam temposu çılgıncaydı ve insanlar bana çok yabancıydı.
Korkuyordum.
Hayatımda yeni bir sayfa açtığımın farkındaydım ama içimde derin bir kaybolmuşluk hissi vardı.
Tam da bu sırada, teyze Sevim, bana şöyle dedin:
— Endişelenme oğlum, sana yardımcı olacağız. Sana anne-baba gibi olacağız.
Benim anne babamın olmadığını zaten biliyordun.
Hayattaydılar, ama benim için artık var olmadılar. Derya’yla olan aşkımıza karşı çıktılar, onu aşağıladılar, bana baskı yaptılar ve seçim yapmaya zorladılar. Onları affedemedim.
Neyse ki, anneannem yanımdaydı. Her zaman beni destekleyen tek insan oydu. Sayesinde bir ev kiralayabildim ve yurtta kalmak zorunda kalmadım.
Ama sen ve dayı Mert olmasaydınız, ilk o zor aylarda nasıl başa çıkardım, bilemiyorum.
Siz benim için aile oldunuz
İlk ders günümü çok iyi hatırlıyorum.
Sevim teyze, dayı Mert’ten beni üniversiteye arabayla götürmesini istemiştin, böylece yolu öğrenirdim. Sıcak bir günde, ders çıkışında elindeki dondurmayla beni beklemiştin, biraz olsun keyfimi yerine getirmek için.
Döndüğümüzde, evde taze pişmiş börek kokusu vardı.
Meşhur böreklerinden yapmıştın, beni akşam yemeğine çağırdın. Ertesi gün yine. Bu da bir gelenek haline geldi.
Ev arkadaşlarım ev sahiplerinden şikayet ediyorlardı, yüksek fiyatlardan ve bitmeyen sorunlardan bahsediyorlardı. Ben ise sizinle gururla bahsediyordum.
Böyle insanların hâlâ var olduğuna inanmıyorlardı.
Bize sadece çatı değil, sıcaklık da verdiniz
İlk Üniversite Günümü hiç unutmayacağım – 8 Aralık.
Akşam kapı çaldı.
Kapıyı açtım… ve Derya’yı gördüm.
Biraz uzakta dayı Mert duruyordu, yüzünde muzip bir gülümsemeyle.
Meğerse siz onu bulmuş, konuşmuş, geri dönmeye ikna etmiş, arabaya bindirip buraya getirmişsiniz.
İnanamadım!
Gerçek ailemden bile böyle bir ilgi, böylesine içten bir destek görmedim.
Siz olmasaydınız, Derya belki de bu şehre gelmeyecekti. Buraya başvurmayacaktı. Biz bir araya gelmeyecektik.
Ama sadece bizi birleştirmekle kalmadınız.
Onu da beni kabul ettiğiniz gibi kabul ettiniz. Kirayı artırmadınız, engel çıkarmadınız. Sadece yanımızdaydınız.
Bunun için minnettarım.
Bana nasıl adam olunacağını öğrettiniz
Dayı Mert, sana saygı duyuyorum.
Sadece bu şehirde hayatta kalmama yardımcı olmadın. Bana adam olmanın, hayatının sorumluluğunu almanın ne demek olduğunu gösterdin.
Anneannemin yardımına muhtaç kalmadığım güzel bir iş bulmama yardım ettin.
Beni kelimelerle değil, eylemlerle önemli şeyler öğrettin.
Hayatta nasıl doğru hareket edilmesi gerektiğini gösterdin.
Ve şimdi kendimi daha güçlü hissediyorum.
Sizi mutlu edeceğiz, tıpkı sizin bizi mutlu ettiğiniz gibi
Dün Derya ile eski bir şarkıyı hatırladık. O şarkıda kahraman ev sahibesinden sabahları kahveyle birlikte taze bir hamur işi alırdı.
Ve biz karar verdik ki: Yılbaşından itibaren sabahları size nefis Türk kahvesi yapacağız.
Şimdilik sizin için yapabileceğimiz sadece bu.
Ama inanın ki, size layık olduğunuz şekilde teşekkür edeceğiz.
Ve şimdi – en büyük hediyemiz
Ve son olarak.
Bunu size bir mektupla bildirmeye karar verdik.
Derya hamile!
Testte iki çizgiyi görünce sevinçten çığlık attık.
O zamanlar endişelendiniz, kavga ettiğimizi düşündünüz…
Hayır, bu mutluluktu!
Bir zamanlar bana bir şans verdiniz. Sonra Derya’nın tekrar benimle olmasına yardım ettiniz.
Şimdi yeni bir yaşamı karşılamanın zamanı geldi.
Sizin de bizim kadar mutlu olacağınıza eminiz.
Bebeğimiz ağustos ayında doğacak.
Ve siz olmasaydınız, belki de bunların hiçbiri gerçekleşmeyecekti.
Teşekkür ederiz.
Sağlıkla kalın, canlarım. Siz olmasanız hayatımız bu kadar aydınlık olmazdı.




