Çocuklar beni şok etti: Annelerinin ihanetini kabul ettiler, ben ise hiç olmadığım kadar acı çektim!
Hayat yıkılırken kimse önceden uyarmaz
Artık bu dünyanın nasıl işlediğini biliyorum. Bugün zirvedesin, geleceğinden, evliliğinden, çocuklarından eminsin. Ama yarın, yıllarca inşa ettiğin her şey harabeye dönüşebilir ve sen bu enkazın ortasında, nerede hata yaptığını anlamadan kalabilirsin.
Her zaman ailemizin en önemli şey olduğunu düşündüm. Aşkı korumanın, eğer uğrunda uğraşırsan mümkün olduğuna inandım. Oğullarıma güvendim, her zaman benim yanımda olacaklarına inandım.
Ama her şey farklı çıktı.
Ailem için savaştım ama kaybettim
Eşim Nurten benim için her şeydi. 20 yılı aşkın bir süre birlikte yaşadık, iki oğlumuzu büyüttük.
Bir gün kalbini bir başkasının dolduracağını hiç düşünmedim.
Aldatıldığımı öğrendiğimde, inanamadım. Skandal çıkarmadım, tabakları kırmadım, sahne yapmadım.
Sadece mücadele etmeye karar verdim.
Aşkı geri getirebileceğime inandım.
Yanıldığımı, yetişkin oğullarım bu konuda ilk kez konuştuğunda anladım.
Beni destekleyeceklerini düşündüm.
Annelerine, yanlış yaptığını, aileyi yıktığını söylemelerini bekledim.
Ama bunun yerine şu sözleri duydum:
— Baba, neden bu kadar perişan oluyorsun? O mutlu. Hem Levent (onun sevgilisi) de normal bir adam. Ona iyi bakıyor, seviyor.
Donup kaldım.
Ne diyeceğimi bilmiyordum.
Ne hissedeceğimi bilmiyordum.
Onu durdurmaya çalışmadılar.
Bunu ihanet olarak görmediler.
Sadece bir gerçek gibi kabul ettiler.
— Güçlüsün baba – dedi küçük oğlum. – Üstesinden gelirsin. Başka birini bulacaksın.
O anda en çok bağırmak istedim: “Ne dediğinizin farkında mısınız?”
Ama sustum.
Çünkü anladım ki, artık savaşacak bir şey yoktu.
Boşanma, yalnızlık ve boşluk
Boşandık.
Nurten, Levent’e gitti. Altı ay sonra bir kızları oldu.
Ben büyük dairemizde tek başıma kaldım.
Üç yıl geçmişe takılı kaldım.
Fotoğraflara baktım, anıları hatırladım, cevaplar aradım.
Kendime sordum, nerede yanlış yaptım diye. Mutlu evliliğim hangi noktada kabusa döndü?
Çocuklar daha seyrek gelmeye başladı.
Sadece hayatta mıyım diye arıyorlardı.
Artık onlara gerekli değildim.
Kime de gerek değildim.
Ve bir noktada buna razı oldum.
Beklemediğim bir karşılaşma
Derya ile tesadüfen tanıştım.
O da kendi acısını yaşamıştı – kısa süre önce eşini kaybetmişti.
Hiç benzemiyorduk, ortak bir noktamız yoktu.
Ama onun huzuru ve iyiliği bana düşündürdü: belki her şey henüz kaybedilmemiştir?
Beni sözlerle avutmaya çalışmadı. Sadece yanımdaydı.
Tekrar hissedemeyeceğimi düşünüyordum.
Ama onun sabrı, ilgisi, hafif gülümsemeleri bana inandırdı: Hayatın benim için hala bir armağanı var.
Birlikte daha fazla zaman geçirmeye başladık.
Yavaş yavaş, onu her gün görmek istediğimi anladım.
Ona bakmak istediğimi.
Sabahları yeniden uyanmak için bir sebebim olduğunu.
Aşk, beklenmedik bir anda gelebilir
Şimdi Derya ile onun evinde yaşıyorum.
Onu sevdiğimi ne zaman anladım bilmiyorum.
Bu fark edilmeden oldu.
O benim kurtarıcım oldu.
Acının, ihanetin ve korkunun olmadığı sessiz bir liman.
Ve eğer Tanrı bize zaman verirse, kalan yıllarımı onunla geçirmek istiyorum.
Çünkü aşk sadece tutku değildir.
O güven de demektir.
Beklemediğinde gelir.
Ve kader sana ikinci bir şans verirse – en önemlisi, korkmamak ve ondan kaçmamak.




