Sabahın Erken Saatlerinde Gelen Mutluluk: Doğum Günü Kutlamaları ve İşe Hazırlanma Telaşı

Bugün onun doğum günüydü. Sabahın erken saatlerinden itibaren herkes aramaya başlamıştı. İşe hazırlanmasını engelliyorlardı ama unutulmamak güzel bir duyguydu…

Kızı Elif tebrik edip iş çıkışı mutlaka gelmesini, torunu Kerem’e yemek yapmasını, ödevlerine yardım etmesini hatırlattı. Sonra kayınvalidesiyle kayınpederine uğrayıp yol üstünden aldığı erzakları bırakması, ardından eve koşarak kocasına akşam yemeği hazırlaması gerekiyordu.
Belki televizyon karşısında bir kadeh şarap içip soluklanabilirdi. Gücü kalırsa tabii… Yoksa da önemli değildi. Alışıktı zaten.
Önemli olan herkesin ihtiyacını karşılamak, mutlu etmekti. Başka ne hediyeye ihtiyacı vardı ki? Herkes memnunsa, o da öyleydi…

Biri yaşlı Hüsnü, diğeri genç Pamuk olan iki kedi, sahibelerini izliyordu. Pamuk:
“Bizimle bu kadar ilgilenen başka kim olurdu?” diye mırıldandı.
Hüsnü’nün kaşları çatıktı:
“Peki ona kim bakacak? Daha genç sayılır. Kırk beş yaşında ama yıpranmış kıyafetlerle altmış gibi duruyor. Doğum gününde bile dinlendirmiyorlar.”

Pamuk şaşkınlıkla baktı:
“Tuhaf düşüncelerin var,” dedi.
Hüsnü iç çekti:
“Beni çöp kenarında minicikken bulduğunda neşeli bir genç kadındı. Şimdi yorgunluğu kemiklerine işlemiş. Bunu izlemek acı veriyor.”
“Bize bakıyor, seviyor. Daha ne istiyorsun?”
“Vefa borcumuz var,” diye hırladı Hüsnü. Ama Pamuk anlamıyordu…

*****
Ertesi sabah Hüsnü kaybolmuştu. Ayşe Hanım endişeyle işe gitti. Akşam her zamanki koşturmaca başladı: Torun, kayınlar, koca…
Eve dönerken bankta siyah gözlüklü bir ihtiyar gördü. Kadına seslendi:
“Güzelim, yardım eder misin?”

Elini tutup oturttu. Ayşe acele ettiğini söylediğinde, ihtiyar ısrar etti:
“Nereye bu telaş?”
Anlatırken yüzündeki bir benzerlik dikkatini çekti. Eski spor ayakkabılarını fark eden adam:
“Körüm ama sağır değilim. Çamur sesinden anladım.”
“Kızımın verdiği ceket yeni en azından,” diye savundu Ayşe.
İhtiyar gülümsedi:
“Doğum günün ne zamandı?”

Dün diyince, kontrol edemediği bir dürtüyle yalan söyledi:
“Kocam güllerle geldi, kayınlarım lüks restorandan yemek söyledi. Yeni elbisemle dans ettik…”
İhtiyar sessizce dinledikten sonra:
“Bana çok benziyorsun,” dedi. “Hadi, sana bir sürpriz yapalım.”

*****
Gece yarısı eve döndüğünde üzerinde İstiklal Caddesi’nden alınma şık bir elbise, elinde desenli çanta vardı. Garsonlar aldığı erzakları taksiye kadar taşımıştı.
Kapıyı açan aile şoke oldu:
“Morgları aradık!” diye bağırdı kocası Cemal.
“Eski bir dostumla kutlama yaptık,” diye cevapladı Ayşe. Döndüğünde ihtiyar yoktu.

Kayınvalidesi söylendi:
“Parasını nereden buluyor acaba?”
Ayşe cesaretle karşılık verdi:
“Tüm param sizde zaten. Kendime harcamamalıyım, değil mi?”

O gece ilk kez kocasına çay yaptırdı. Banyoya girerken arkasından mırıldandı:
“Yarın Hüsnü’yü aramalıyım…”

*****
Ertesi gün eski paltosunun altında Hüsnü’yü buldu. Gözyaşlarıyla bahçedeki çınarın dibine gömdü. Dönerken çöp konteynerı yanında tanıdık bir silüet gördü. Koştuğunda yerinde sadece üç ayaklı bir yavru kedi vardı.

“Gel evimize,” dedi minik cana sarılırken.
Kedicik mırıldadı:
“Biliyorum… Biliyorum…”

Rate article
Lifequest
Sabahın Erken Saatlerinde Gelen Mutluluk: Doğum Günü Kutlamaları ve İşe Hazırlanma Telaşı