Evliyim, ama iş arkadaşımdan hamileyim… Ne yapmalıyım?
Adım Ayşegül Demir ve Sakarya’da yaşıyorum, bu sessiz şehirle birlikte hayatımı sürdürüyorum. Bu mektubu yazmakta uzun süre tereddüt ettim ama içimdeki acı ve karışıklık artık dayanılmaz hale geldi. Sessiz kalamam — içimi dökmem, konuşmam gerek çünkü hayatım bir uçuruma sürüklendi ve bu kabustan nasıl çıkacağımı bilmiyorum.
Her şey beş yaşında bir kız çocuğu annesi olduğum ve evli olduğum süreçle başladı. Eşim, Mehmet, iş kolik bir adam ve neredeyse hiç evde değil. Kızımızı kreşten genellikle annem alıyor, akşamları da genellikle o bakıyor çünkü Mehmet’le beraber eve geç dönüyoruz. Büyük bir şirkette çalışıyorum — işler ciddi, iyi bir maaş alıyorum ama her iş gününde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, bazen geç saatlere kadar çalışıyorum. İki ay önce beni dört günlük bir iş seyahatine gönderdiler ve yanımda iş arkadaşım Ali vardı. Annemden kızımıza bakması için bizim evde kalmasını istedim ve kabul etti, ben de içim rahat şekilde yola çıktım.
Ali ile şirket aracında seyahat ettik. Gün işlerle geçti, akşam da otele yerleştik. Asansördeyken beklenmedik şekilde Ali akşam yemeği için restorana inip inmemeyi teklif etti. Kabul ettim — neden olmasın? Akşam tahmin ettiğimden daha keyifli geçti. Her konu üzerine sohbet ettik ve onun boşanmış, çocuksuz ve işine odaklanmış biri olduğunu öğrendim. Onun sesini, gülüşünü duydukça özgür, canlı hissettim, uzun zamandır hissetmediğim şekilde. Tanımadığım bir adamın yanındayken bu kadar rahat hissetmek beni şaşırttı. Akşam yemeğinden sonra odalarımıza çekildik, ama içimde bir şeyler titremeye başlamıştı bile.
Ertesi gün, yine iş, yine akşam yemeği. İşleri beklenenden erken bitirdik ve Ali başarımızı bir şişe kırmızı şarapla kutlamayı teklif etti. Kırmızı şarabı severim, hayır demedim. Yemek yedik, içtik, güldük ve nereye doğru gittiğimizi biliyordum. Kalbim çarpıyordu fakat odama çekilmeye karar verdim. Ali’nin dediği gibi beni asansöre kadar geçirdi ve o anda her şey oldu — dudaklarıma dokundu, tutku bizi bir dalga gibi içine çekti. Onun odasında bulduk kendimizi, o gece düşündüğümden çok daha fazlasıydı. Ertesi gece daha da ateşliydi — evimi, eşimi, her şeyi unuttum.
Sakarya’ya döndüğümde, olanları hafızamdan silmeye çalıştım. İşe gömüldüm, Ali’den uzak durdum ama birkaç hafta sonra hayatımdaki büyük gerçekle yüzleştim: hamileydim. Dünya başıma yıkıldı. Şoktaydım, korkmuştum. Bu çocuğun onun çocuğu olduğunu biliyordum. Mehmet’le uzun zamandır uzaklaşmıştık; aylardır yakınlaşmamıştık. Boşanmak istediğimi konuşmaya karar verdim — ailemiz uzun zamandır çatırdıyordu ama değişiklikten korkuyordum. Ve şimdi bu çocuk — benim ihanetimin canlı bir kanıtı. Ali’ye güvenebilir miyim? Çocuğundan bahsettiğimde, yüzüme gülüp çekip giderse ne yaparım?
Evde hayalet gibi dolaşıyorum, kızım ve eşime bakıyorum ve içimden bir çığlık yükseliyor. Bu çocuk içimde büyüyor, ama onunla ne yapacağımı bilmiyorum. Mehmet’e söylemek? Beni bırakırsa iki çocukla tek başıma kalırım. Ali’ye söylemek? Ve ya alay ederse ya da yok olup giderse? Gerçekleri birkaç gün içinde açmaya karar verdim ama her dakika işkence gibi. Düşüncelerden başım patlayacak kadar dolu, kalbim korku ve suçlulukla parçalanıyor. Huzurlu bir hayat hayal etmiştim, kaos elde ettim, kendi yarattığım kaos.
Annem bana endişeyle bakıyor ama susuyorum – ona nasıl söylerim ki, mükemmel anne ve eş olan kızı böyle bir utanç içinde kayboldu? Mehmet akşamları geç geliyor, yorgun bir “merhaba” diyor ve benim titrediğimi fark etmiyor. Ali işte yanımdan geçiyor ve bakışını yakalıyorum – sıcak ama yabancı. Ne yapmalıyım? Çocuğu doğurup eşimden ayrılmak mı? Her şeyi bırakıp kaçmak mı? Ya da sessiz kalmak, gerçek kendi başına fırtına gibi çıkana kadar? İhanetsiz, yalansız bir mutluluk ve ikinci bir çocuk umut ettim, ama böyle değil. Şimdi uçurumun kenarındayım. Her adım bir boşluk.
Yardım edin, bir tavsiye verin! Çaresizim, kayboldum. Hayatım tepetaklak, kendimi, çocuklarımı, ruhumu nasıl kurtaracağımı bilmiyorum. Bu çocuk — benim hatam ve umudum, fakat kalan her şeyi mahvedecek diye korkuyorum. İçimi yakan bu gerçekle ne yapmalıyım? Her şeyin düzelmesini istiyorum ama çok geç olabilir diye korkuyorum.




