Hastalığımı Aldatmakla Suçlayan Kayınvalidem Düğünümüzü İptal Etti

Kayınvalidem, rahatsızlığımı ihanete bağlayarak düğünümüzü iptal etti

Kısa bir süre öncesine kadar hayatım peri masalı gibiydi. Sevdiğim bir adam vardı, yakında anne olacağımı hissediyordum ve düğün hazırlıklarıyla büyük bir heyecan içindeydim. Ancak bir hastane ziyareti, koruduğum her şeyi mahvetti, beni boşluk ve umutsuzluk içinde bıraktı.

Nişanlım Emre ile geleceğe dair planlar yapıyorduk: Ankara’da sıcak ve rahat bir ev kiralamıştık, düğünü hayal ediyorduk. Akşamları birbirimizin sıcaklığına sarılarak huzur içinde geçiriyorduk. Törene bir ay kala sabahları rahatsızlık hissetmeye başladım. İçimden bir ses bunun benim hayalini kurduğum mucize olduğunu söylüyordu. Ancak Emre’ye hemen söylemek istemiyordum, ona sürpriz yaparak mutluluk dolu anlar yaşatacaktım. O gün, annemle sevincimi paylaşmak için ailemin yanına gitmeye karar verdim.

Taksiyle giderken başım döndü, ama yorgunluğa verdim ve umursamadım. Annem bana papatya çayı demleyince biraz rahatladım, fakat gece ateşim yükseldi, vücudumu içten içe yakıyordu. Direnmek istedim ama annem, itirazlarıma aldırmadan ambulans çağırdı. Doktor beni muayene ettikten sonra solgun bir ifadeyle hükmünü verdi:

— Acilen yoğun bakıma. Dış gebelik şüphesi var.

Bu sözler beni yıldırım gibi çarptı. Emre’ye bir çocuk vermek istiyordum, şimdi ise hayalimin yerini korku ve acı almıştı.

Ameliyattan sonra gözlerimi açtığımda, yorgun bir doktor bana acı dolu gözlerle bakıyordu.

— Özür dilerim, kızım. Seni zor kurtardık.

Taburcu olurken neden özür dilediğini anladım. Hayatımı kurtarmışlardı ama bir daha anne olma umudumu elimden almışlardı. Emre’ye gerçeği anlatmaya cesaret edemedim — çocukları ne kadar sevdiğini bildiğim için, çocuğumuzun olamayacağını öğrenirse beni terk etmesinden korktum. Evde, rutin bir kontrol için hastaneye gittiğimi söyledim. Emre inanmış görünse de annesi, Ayşe Hanım, kesinlikle bir şeyler sezdirmişti.

Düğünden bir hafta önce Emre ile biraz dinlenmek için izin almayı planlamıştık. Ama işler yoğunlaştı — ben önemli bir projeyi bitirirken Emre evde zaman geçiriyordu. Nihayet işim bitince eve döndüm, ama eşiği geçer geçmez duyduğum bir konuşma beni dehşete düşürdü. Ayşe Hanım’ın sesi yankılanıyordu:

— Demiştim, Yasemin hâlâ o eski sevgilisi Kerem’e koşuyor! Bir hafta kadın doğumda geçirdi, sana zerre kadar aldırış etmiyor!

— Anne, sadece bir kontroldü… — Emre itiraz etmeye çalıştı.

— Uyan artık! O kürtaj oldu! Ve belli ki başarısız bir kürtaj. Ben bir kadınım, hastaneye neden yatırıldığını bilirim. Sen âşık bir salaksın! Düğünü iptal edeceğiz. Bu, sevinç değil, rezalet olur!

Dünyam yıkıldı, gözlerim karardı ve bayıldım. Kendime geldiğimde Emre ve annesi yanımdaydı. Ayşe Hanım yapay bir gülümsemeyle karşıladı:

— Ayıldın mı, tatlım? Biraz şekerli çay iç. Emre ile konuşmanız lazım. Ben gidiyorum.

Donakaldım, içimdeki korku büyüyordu. Emre hemen konuşmaya başladı:

— Yasemin, nasılsın? Konuşmamız lazım. Düğünü ertelememiz gerekecek. Çok zayıfsın. Önce iyileş, sonra evleniriz.

— Emre, gerçekten mi? Sağlığımı düşündüğün için mi yapıyorsun bunu?

— Ne demek istiyorsun?

— Konuşmanızı duydum! Sen de mi kürtaj yaptırdığımı düşünüyorsun?

Gözlerini kaçırdı ve bu kelimelerden daha kötüydü.

— Seni seviyorum, bu yüzden affetmeye hazırım. Herkes hata yapar. Ama zamana ihtiyacım var.

— Affetmek mi? Sana asla ihanet etmedim! Dış gebeliğim vardı, neredeyse ölüyordum! Seni üzmemek için sakladım. Ama beni annenin delice sözleri yüzünden mi terk ediyorsun?!

— Kerem’in seni hâlâ sevdiğini biliyorum. Bunu bana kendisi söyledi. Belki eski duygularına yenik düştün…

— Hayır, bu olmadı!

— O zaman neden teşhisi sakladın?

— Seni kaybetmekten korktum! Artık sana çocuk veremeyeceğim!

— Yasemin, üzgünüm ama sana inanmıyorum. Düşünmem gerek. Düğünü erteliyoruz, ben ailemin yanına gideceğim.

Toparlandı ve bana bakmadan gitti. Acılarıma, sağlığıma hiç aldırış etmiyordu. Hayali şüpheler aklını ele geçirmişti. Her şey bitti. Dünyam bir anda çöktü.

O, ailesinin yanındayken, Ayşe Hanım onun aklını tamamen bulandıracak. Her şeyimi kaybettim — nişanlım, çocuğum ve umudum olmadan tek başıma kaldım. Her şey küle dönmüşken bu hayata nasıl devam ederim? Bilmiyorum.

Rate article
Lifequest
Hastalığımı Aldatmakla Suçlayan Kayınvalidem Düğünümüzü İptal Etti