Düğün Davetinin Eksik Kalanı: Unutulmayan Pişmanlık

Kardeşimi düğünüme davet etmedim – ve yıllar geçse de bu kararın yükünü hâlâ taşıyorum.

O an, duyguların mantığa baskın çıktığı, aceleyle alınmış bir karardı. Ama izleri hâlâ içimde.

Çocukken ayrılmaz bir ikiliydik. Oyunlar, sırlar, buruşuk bir lirayla bakkala koşuşturmalar… Korktuğumda elimi sıkı sıkı tutar, ağladığımda el yapımı gülücükler çizdiği kâğıtları cebime gizlerdi. Aynı evde büyüdük ama farklı yollardan olgunlaştık.

Ergenlikle birlikte yollarımız ayrılmaya başladı. Onun zorlu bir dönemi oldu. Hatalar yaptı, aileyle tartışmalara girdi. Yıllarca neredeyse hiç konuşmadık. Yine de içimde hep şu düşünce vardı: O benim kanımdı. Kim olursa olsun, bir parçamdı.

Can’la düğün planları yapmaya başladığımda tereddüt ettim. Kardeşim hassas bir konuydu. Beni nadiren aradığı için kırgındı, ben de onun hayatıma ilgisizliğine içerliyordum. Annem, “Davet edersen her şey berbat olabilir” diye uyarmıştı. Ben sadece huzurlu bir gün istiyordum.

Davet etmedik.

Telefonuma kısa bir not yazdım: “Kırılacağını biliyorum ama henüz hazır değilim. Affet.” Cevap gelmedi. Düğün gününde gülümsedim elbet. Tören samimi ve güzeldi. Ama salondaki her bakışta onun gözlerini, o eğri duruşunu, çarpık gülüşünü aradım. Boşunaydı.

Yıllar geçti. Kendi ailemi kurdum, yeni sorumluluklarım var. Ama “yakınlar” dendiğinde içimde bir şey kıvrılıyor. Düzeltebilir miyim bilmiyorum. Mesaj attım, aradım. Cevap yok. Belki de o gelmeye hazırdı, izin vermeyen bendim.

Bazen acı, davetsizlikten değil, “değişebileceğine inanılmamış” olmaktan gelir. Şansı hak ettiğinin fark edilmemesinden.

Kendimi affedip affedemeyeceğimi bilmiyorum. Ama şundan eminim: Eğer bir gün telefonu çalarsa, hemen açacağım. Tereddütsüz. Çünkü aile, asla hata yapmamak değildir. Kaybedileni yeniden kucaklamak için çabalamaktır.

Rate article
Lifequest
Düğün Davetinin Eksik Kalanı: Unutulmayan Pişmanlık