Kayınvalide Gelinine Sürekli Bilgisayar Başında Olmasını Yüzüne Vurdu, Ancak Bir Hediye İşleri Değiştirdi…

Kaynanası, gelini sürekli bilgisayar başında “takıldığı” için eleştiriyordu ama fikri bir anda değişti… Üstelik bunun için sadece bir hediye alması yetti.

“Bu ne biçim eş böyle? Ne yemek yapıyor, ne evi temizliyor, bütün gün ekrana bakıp zombi gibi oturuyor! İnternette adamlarla sohbet ediyor, bir de garip garip konuşuyor: ‘bug’lar, ‘python’lar, bir de ‘kopyala-yapıştır’… Ne demek bunlar yahu?” diye homurdanıyordu Selma Hanım, bütün evi inletiyordu.

“Anne, hadi başlama yine,” diye sakin sakin cevaplıyordu oğlu Emre. “Leyla yazılımcı. O ‘adamlar’ da müşterileri. Onlara program yazıyor, para kazanıyor. Hem de benden fazla kazanıyor bu arada.”

“Kazandığı milyonlar cebinde kalsın!” diye diretiyordu kaynana. “Kadın kadın gibi olmalı, örümcek ağına takılı kalmış bir ‘siber örümcek’ değil. Umarım doğum günümde o klavyeden bir saatliğine de olsa kafasını kaldırır?”

Selma Hanım, doğum gününü mütevazı ama şık bir şekilde kutlamaya karar verdi – yakın arkadaşları ve akrabalarıyla samimi bir kafede… Herkes gülüyor, şakalaşıyor, kadeh tokuşturuyor ve sırayla hediyeler veriyordu. Kimi kutu çikolata, kimi battaniye, kimi tencere… Her zamanki gibi.

Sıra Emre ve Leyla’ya gelince, herkes sustu.

“Anneciğim,” diye tatlı bir gülümsemeyle başladı Emre, “Leyla’yla seni doğum gününde kutluyoruz ve sana en büyük dileklerimizi iletiyoruz: sağlık, huzur ve uzun ömür. Ayrıca sadece iyi dileklerimizle yetinmedik, sana özel bir şey hediye etmek istedik…”

Bir kurdeleyle süslenmiş zarflı bir paket çıkardı ve annesine uzattı. Selma Hanım zarflı paketi açtı, içine baktı ve bir an donakaldı, gözlerine inanamadı.

“Bu… kaplıca tatili mi?” diye fısıldadı.

“Evet,” diye başını salladı Leyla, “tam bir ay. Tabii sen değil, babanızla birlikte. Her şeyi ayarladık: oda, tedaviler, hatta transfer bile.”

“Aman Allah’ım, bu neye mal oldu böyle?!” diye ellerini çırptı Selma Hanım. “Bu… inanılmaz bir şey!”

“Her şeyi Leyla ödedi,” diye sakince cevapladı Emre. “Onun yazılım işi, böyle güzel şeyler yapmamıza izin veriyor. Dedi ki, ‘Sağlıkta tasarruf olmaz.'”

Kaynanası, ilk kez uzun zamandır gelinine önyargısız, sinirsiz bir şekilde baktı. Artık o “bilgisayar manyağı”nı değil, iyi kalpli ve başarılı bir genç kadını görüyordu.

“Biliyor musun…” diye başladı Selma Hanım, sesi titreyerek, “senin ne kadar akıllı bir kız olduğunu hiç fark etmemiştim. Hem iyi para kazanıyorsun, hem de bizi düşünüyorsun… Beni affet Leylacığım. Ben anlamamıştım işte…”

“Her şey yolunda,” diye sıcak bir şekilde cevapladı Leyla. “Garipsemen normal, böyle işler alışılmış değil. Ama ben gerçekten Emre’yi seviyorum, sizi de seviyorum ve mutlu olmanızı istiyorum.”

Ve o anda kaynanası gözler önünde değişiverdi. Dudakları gülümsemeyle titredi, gözleri parladı, Leyla’yı kucakladı ve duygularını gizlemeden haykırdı:

“İşte benim gelinim! Herkese anlatacağım! Sadece zeki değil, sadece uzman değil, bir de altın kalpli. Şimdi kötü bir şey söylemeye dilim bile varmaz. Hadi bakalım, babanızla birlikte size yemek getireceğiz: çorba, börek, köfte!”

O günden sonra evde huzur yerine geldi. Selma Hanım artık Leyla’ya laptop yüzünden söylenmiyor, aksine her fırsatta komşulara övünüyordu: “İşte benim Leylacığım, yazılımcı, geleceğin gerçek kadını!”

Ve ihtiyaç duyulan tek şey biraz anlayış ve candan bir hediye olmuştu.

Rate article
Lifequest
Kayınvalide Gelinine Sürekli Bilgisayar Başında Olmasını Yüzüne Vurdu, Ancak Bir Hediye İşleri Değiştirdi…