Eşim Beni Sokağa Attığında Hayatın Anlamı Yoktu; Yıllar Sonra Bu Olayın Hayrıma Olduğunu Anladım

**Günlük, 15 Ekim**

Eşim beni kapı dışarı ettiğinde, yaşamak istememiştim. Yıllar sonra anladım ki, aslında bu benim için bir şansmış.

Büyük bir aşkla evlenmiştim; başıma neler geleceğini hayal bile edemezdim. Kızım doğduktan sonra 17 kilo almıştım ve hayatım bir anda değişti. Eşim bana “inek” ve “domuz” diye hakaret etmeye başladı, artık beni bir kadın olarak bile görmüyordu. İş arkadaşlarının, dostlarının eşlerini örnek gösterip, onların ne kadar güzel olduğunu, benimse bir “hayvana” dönüştüğümü söylüyordu.

Bu sözler kalbimi paramparaysa ediyordu. Sonra, genç sevgilisini öğrendim – artık saklamaya bile gerek duymuyordu. Telefonla açık açık konuşuyor, mesaj atıyordu; kızımla ben ona hiçbir şey ifade etmiyorduk.

Geceleri ağlıyordum ama paylaşacak kimsem yoktu. Bir yetimdim, akrabalarım yoktu, arkadaşlarım da evlendikten sonra uzaklaşmıştı. Eşim cezasız kalacağını biliyordu ve bir gün bana vurmaya bile başladı. Kızım geceleri ağladığında sinirleniyor, bağırıp çağırarak susturmamı istiyor, bizi evden atmakla tehdit ediyordu.

O geceyi asla unutmayacağım. İşten geldi, kapıdan girer girmez “Defol git bu evden!” dedi. Hava neredeyse gece yarısıydı ve kar yağıyordu. Bir çantayla, kucağımda çocuğumla, bahçede öylece durdum. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Eşim eşyalarımı bile toplamama izin vermemişti. Şaşkınlık içindeyken, bir taksi evin önüne yanaştı. Genç sevgilisi, valiziyle arabadan indi ve bizim daireye çıktı. Cebimde sadece birkaç bozuk lira vardı, başka hiçbir şeyim yoktu.

Tek çarem, bir zamanlar çalıştığım hastaneye gitmekti. Şanslıydım; nöbetçi hemşire tanıdık çıktı. Bizi içeri aldı, o gece orada kaldık.

Sabah, bir rehinciye gidip annemden kalan tek hatıra olan haçlı zincirimi, evlenmeden önce eşimin aldığı küpeleri ve alyansımı sattım. Bir ilanda, şehrin kenar mahallesinde oda kiraya veren yaşlı bir kadın buldum: Büyükanne Emine. Bize evlat gibi davrandı. Kızıma baktı, ben de iş buldum.

Okulum olmadığı için bir et fabrikasında paketleme işçisi olarak çalıştım, geceleri de apartmanları temizledim. Sonra, evini temizlediğim bir kadın, kendi şirketinde iyi maaşlı bir yönetim işi teklif etti. Onun sayesinde üniversiteye gittim, hukuk okudum ve diplomamı aldım.

Şimdi kızım üniversitede okuyor. Üç odalı bir dairemiz, arabamız var, yılda birkaç kez yurt dışına tatile çıkıyoruz. Hukuk bürom başarılı ve kaderime minnettarım, çünkü yıllar önce eşim beni kapı dışarı etmeseydi, bu başarıları asla elde edemezdim.

Geçen gün, kızımla birlikte şehir dışında bir yazlık arsa bakmaya gittik. Tam da istediğimiz bir yer bulduk. Kapıyı açan kişiyi görünce donakaldım: Eski kocam. Arkasında, bir zamanların sevgilisi, şimdiyse şişmanlamış kadın duruyordu. İçimde biriken her şeyi haykırmak istedim ama sadece gözlerinin içine baktım. Karşımda, şiş göbekli, borç içinde, sarhoş bir adam duruyordu. Bu yüzden evlerini satıyorlardı. Bir süre sessizce durduk, sonra kızımı çağırdım ve oradan ayrıldık.

Büyükanne Emine ile hala görüşüyoruz, sık sık ziyaret ediyor, hediyeler götürüyor, ona yardım ediyoruz. Bana uzattığı o yardım elini asla unutmayacağım. İşverenim Ayşe Hanım’ı da – bana kendime yol açma fırsatı verdiği için – her zaman minnetle anıyorum.

Rate article
Lifequest
Eşim Beni Sokağa Attığında Hayatın Anlamı Yoktu; Yıllar Sonra Bu Olayın Hayrıma Olduğunu Anladım