Gelin, Oğlumun Omuzlarına Yük Oldu! – Kayınvalide Beni Tembellikle Suçluyor, İki Çocukla Doğum İznindeyken

“Gelinim oğlumun boynuna çıktı!” diye bağırıyor kayınvalidem, iki çocuğumla doğum iznindeyken bana tembellik suçlaması yaparak.

Hiçbir zaman hayal kurmadım. İlk tanıştığımız andan itibaren biliyordum: kayınvalidem beni asla kabul etmeyecek. Nedeni ne karakterimdi, ne davranışlarımdı, ne de oğluna olan tutumum. Hayır. Sırf köylüydüm, o ise İstanbulluydu. Onun için bu tek başına, üzerime kara çarpı atmasına yetmişti. Ben “aşağı”, “daha kötü”, “ona layık değilim”. Hepsi bu.

Levent’le evlendiğimizde onun soğukluğunu çoktan hissediyordum. Zoraki gülümsemeler, ölçülü konuşmalar. Normalmiş gibi yapıyordu ama en masum sorular bile küçümseme ve iğnelemelerle doluydu. Düğündeki şu sözünü asla unutmayacağım: “Hiç olmazsa köyden torun doğuracak biri çıktı.”

Hemen ayrı yaşamaya karar verdik. Kira olsa da, küçük de olsa kendi evimiz, kendi özgürlüğümüzdü. Eşime net söyledim: “Annenle yaşayamam. Boğulurum.” Anladı. Kayınvalidem, “Niye başkalarına para veriyorsunuz? Benim boş odam var, her şey yakın!” diye ısrar ettiğinde bile dimdik durdu: “Anne, kendi işimizi kendimiz halledeceğiz.”

İşte o zaman kesin kararını verdi: Her şeyin sebebi bendim. Masum oğlunu kandırıp ailesinden uzaklaştıran bendim. O günden sonra tavrı iyice kötüleşti. Açıkça söylemiyordu ama cümleleri, bakışları, iç çekişleri – her şeyi küçümsemeyle doluydu. Katlandım. Çünkü eşimi seviyordum. Çünkü kavga istemiyordum.

Sonra hamile kaldım. Levent’le bunun hayalini uzun zamandır kuruyorduk. Gençken, gücümüz varken çocuk sahibi olmak istiyorduk. Ama kayınvalidem için bu haber yeni bir eleştiri fırsatı oldu.

“Kiracıyken bebekle nasıl geçineceksiniz? Sadece Levent’in maaşıyla mı? Dibinize batarsınız!” dedi başını sallayarak.

Yine taşınmayı reddettik. Evet, zordu. Ama şikayet etmedik. Ben uzaktan ek iş yapıyordum, eşim fazla mesailere kalıyordu. Kimseden bir şey istemedik. Kendi ayaklarımızın üzerinde durduk.

İlk çocuğumuz doğduğinde kayınvalidem bir süre sesini kesti. Ziyarete geliyor, oyuncaklar getiriyor, ne kadar tatlı olduğunu söylüyordu. Neredeyse yumuşadığına inanacaktım. Ama ikinci kez hamile kalınca her şey eski haline döndü. Bu sefer öfkesi açık ve acımasızdı.

“Aklınızı mı yitirdiniz? İkinci çocuk mu? Sen doğurmayı biliyorsun ama çalışmayı reddediyorsun öyle mi? Levent’in canı çıkana kadar çalışması mı gerekiyor? Sen ise evde oturup keyfine bakıyorsun!”

Susuyordum. Ama “Git kürtaj ol, sonra da diğer normal kadınlar gibi çalış!” dediğinde eşim dayanamadı. Hayatında ilk kez sessiz kalmadı ya da ölçülü cevap vermedi, bağırdı. Telefonda. Sert ve net bir şekilde.

“Anne, yeter! Bu bizim ailemiz, bizim kararımız! Kimseden bir şey istemiyoruz, kimseye muhtaç değiliz! İstemiyorsan arama!”

Susup gitti. Görünmez oldu. Artık gelmiyor. Sadece ona, gizlice arıyor. Ama arkamdan tüm aile toplantılarında beni çekiştiriyor: Oğlunun sırtından geçiniyormuşum, hiçbir şey yapmıyormuşum, çalışmamak için çocuk doğurmuşum, tembel köylüymüşüm…

Canım yanıyor. Onun sözlerinden değil, onlara alıştım. Eşimin annesi olduğu için acıyor içim. Torunlarıyla gurur duyabilir, yardım edebilir, destek olabilirdi… Ama o, kendimizi suçlu hissetmemiz için elinden geleni yapıyor. Neden? Kendi istediğimiz hayatı yaşadığımız için mi?

Evet, şu an evdeyim. Ama bu “hiçbir şey yapmıyorum” demek değil. Uykusuz geceler, huysuzluklar, maması, oyuncaklar, bezler, çamaşırlar, gözyaşları, öpücükler, korkular… Tatilde değilim. Ben bir anneyim. Eskiden ofiste çalışırken olduğundan daha çok yoruluyorum. Kimsenin sırtından geçinmiyorum – her şeyimiz ortak. Evimiz, çocuklarımız, hayatımız. O çalışırken ben büyütüyorum. Çocuklar büyüdüğünde işe döneceğim. Mesleğim var. Asalak değilim.

Bunları neden görmüyor? Gurur duyacağına neden sadece küçümsüyor?

Başarıyoruz. Mutluyuz. Birbirimizi seviyoruz. Tek istediğim, bizi rahat bırakmaları. Suçlamalardan, kirden, zehirden uzak. Çünkü biz bir aileyiz. Ve sevgiyle kurduğumuz bu yuvayı kimsenin, hatta kayınvalidemin bile yıkma hakkı yok.

Rate article
Lifequest
Gelin, Oğlumun Omuzlarına Yük Oldu! – Kayınvalide Beni Tembellikle Suçluyor, İki Çocukla Doğum İznindeyken