Beklenmedik Eltinin Ziyareti Her Şeyi Tehlikeye Attı

Gelini Ayşegül, kocası Mehmet’i işe uğurladıktan sonra biraz dinlenmek için koltuğa uzandı. Gün oldukça yoğun geçmişti: ev işleri, uzaktan çalışma ve henüz yeni taşındıkları İzmir’deki kiralık dairedeki düzeni oturtma telaşı. Düğünden sonraki balayı dönüşünde bu evi tutmuşlardı. Ev sahipleri, genç ve saygılı bir çift oldukları için onları tercih etmişti. Daire küçük ama şık, ferah ve nehir manzaralıydı.

Ayşegül o gün evden çalışıyordu. E-postalarını kontrol ederken kapı çaldı. Kimseyi beklemiyordu ki! Kapıyı açtığında kayınvalidesi Gülsüm Hanım’ı gördü.

— Günaydın, dedi Ayşegül, hafifçe şaşırarak.
— Oğlumu görmeye geldim. İçeri geçeyim, diye buyurdu Gülsüm Hanım, davet beklemeden içeri adım attı.

— Mehmet evde yok, işte.
— Önemli değil, beklerim, diyerek mutfağa yöneldi.

— Bekleyin… Şu an çalışma saatim, toplantılarım var. Akşam Mehmet eve geldiğinde gelebilirsiniz, diye nazikçe uyardı Ayşegül, yolunu keserek.

Gülsüm Hanım suratını astı ama geri döndü ve çekip gitti. Akşam Mehmet’e durumu anlattığında şaşırdı:

— Annem, “Bir fincan çay bile ikram etmedi” diye söylendi.
— Mehmet, sen de biliyorsun ki habersiz gelip evin sahibi gibi davranıyor. Ben çalışırken misafir ağırlayamam. Geçen evde de aynı tavrı yapmıştı, hatırlıyor musun?

Mehmet omuz silkti:

— Annemin huyunu değiştiremem. Cumartesi yemeğe davet ettim, bir kez daha deneyelim, sakince.

Ayşegül kabul etti ama uyardı:

— Cuma temizlik var, pazar da arkadaşların doğum gününe gidiyoruz. Programımız dolu.

Cumartesi yemeği büyük bir tartışma olmadan geçti. Gülsüm Hanım sofraya oturdu, sessizce yedi ama arada buruk yorumlar yaptı:

— Bu ev çok pahalı. Kenar mahallede daha uygunu bulunurdu. Hem senin ailenin evi var, orada kalsaydınız, birikim yapardınız.

Ayşegül sakin cevap verdi:

— Mehmet’e sorun, ailemle yaşamak ister miydi?

— Hayır, diye atıldı Mehmet. Ben kendi alanıma ihtiyaç duyarım.

— Ama bu ev sizin değil! diye diklendi Gülsüm Hanım.

— Bir yıllığına bizim. Kira veriyoruz ve bize uygun, dedi oğlu.

Gülsüm Hanım önerisini yineledi:

— Benim eve taşının. Üç odalı, yer var.

— Hayır anne. Misafirliğe gelir gideriz. Aynı evde yaşamak iyi fikir değil, hayat ritmimiz farklı.

Ertesi hafta Ayşegül yine evden çalışıyordu. Mehmet işe gitmişti, o da biraz kestirmek için uzandı. Ancak taze demlenmiş kahve kokusuyla uyandı. Şaşırdı: Mehmet evde yoktu, kahve de yapmamıştı. Kimdi bu? Hemen bornozunu giyip mutfağa gittiğinde donakaldı. Gülsüm Hanım masada kahvesini yudumluyor, yanında da pasta vardı.

— Buraya nasıl girdiniz? diye sertçe sordu Ayşegül.

— Anahtarım var. Mehmet verdi. Bu ev onunsa, onun her şeyi benimdir.

— Anahtarı nereden aldınız? diye tıs— Cumartesi günü anahtarlıktan aldım ve artık bende kalacak, diye soğukkanlılıkla cevapladı Gülsüm Hanım.

Rate article
Lifequest
Beklenmedik Eltinin Ziyareti Her Şeyi Tehlikeye Attı