Kızımın Aşk Uğruna Sağduyuyu Terk Etmesi

Kızımın peşine takılan asalakla imtihanım: Kızımın aşk uğruna sağduyusunu nasıl kaybettiği

Kızım Elif, sevgilisini ilk kez evimize getirdiğinde içim cız etti. Bu şımarık gencin kendine fazla güvenen bakışları, havalı tavırları ve yapmacık gülümsemesi beni hemen alarma geçirdi. Erkek değil, tavus kuşu gibiydi: Süslü püslü, geveze, ağzı kulaklarında… Ama bu gösterişin ardında bomboş bir adam vardı. Sorumluluktan kaçan, hafifmeşrep, her şeyden şikayet eden biri. İş değiştirme sırası, mevsimlik ayakkabı giyenlerden daha sık! Kimi zaman maaşı az buluyor, kimi zaman patronunu “anlayışsız”, bazen de çalışma saatlerini “uygunsuz” buluyordu. Yani her seferinde suçlu olan başkalarıydı, asla kendisi değil!

Kızımı uyarmaya çalıştım. Ağladım, dil döktüm, evlilikte erkeğin bir destek olması gerektiğini anlattım. Ama Elif, aşkına kör sağır olmuş, beni duymuyordu. Kocam — yani babası — “Bırak, kendi hatalarından ders alsın, biz yanında olalım yeter,” diyerek umursamadı. Ben de kabullenmeye çalıştım. Sonuçta kızımın mutluluğu, önsezilerimden daha önemliydi. Ama nasıl sakin kalabilirdim ki? Yıllarca emek verdiğim, yetiştirdiğim, her şeyiyle ilgilendiğim kızım, şimdi bu tembelin peşinden gidiyordu.

Onun için her şeyi yapmıştık: Prestijli bir üniversite bitirdi, ona bir ev aldık, güzel bir araba hediye ettik. Amacımız rahat bir hayat sürmesiydi. Ama o ne yaptı? 25 yaşında, elinden hiçbir iş gelmeyen, sadece şikayet etmesini bilen bu adamla evlendi!

Düğün oldu. Ben oradaydım, ama gönülsüzdüm — sadece kızım için katlandım. Sonra ortak hayatları başladı. İlk zamanlar idare ediyorlardı. Elif çalışırken bir şekilde ayakta kaldılar. Ama o doğum iznine ayrılır ayrılmaz işler değişti. Telefonlar: “Anne, biraz harçlık gönder, yiyecek alalım…” Tabii ki yardım ettim. Kızım canım ciğerim, genç bir anne olmanın zorluğunu biliyorum. Ama onun bir kocası var! Nerede bu adam?

Kısa sürede her şey netleşti: Damat yine işi bırakmıştı. İş bulamadığından değil, istemediğinden! Evde telefonuyla oynuyor, televizyon izliyor ve bahaneler uyduruyordu. Ailesi Sivas’ın bir köyünde yaşıyordu, heyhat, düğüne bile gelmemişlerdi, onlardan da destek yoktu. Her şey bizim üzerimize yıkılmıştı.

Uzun süre dayandım. Biliyordum, Elif’in sevdiği adama karşı tek bir kelam etsem, aramız bozulurdu. Ama bir gün sabrım taştı. Her şeyi yüzlerine vurdum. Açıkça söyledim: “Sen, Serhat, koskoca adamsın, ama davranışların bir ergen gibi; çalışmıyorsun, ailene destek olmuyorsun, peki o zaman neden varsın?

Rate article
Lifequest
Kızımın Aşk Uğruna Sağduyuyu Terk Etmesi