Doğumdan Sonra Kayınvalidemin Şefkati Gözyaşlarımı Tutarak Önledi: Annem İse Aramadı Bile

Doğum yaptıktan sonra kayınvalidem o kadar içten ilgilendi ki gözyaşlarımı tutamadım. Oysa kendi annem arayıp bile sormadı.

“Gözün görmediğini gönül arzulamaz” derler ya, annemle her konuşmamdan sonra bu söz aklıma geliyor. Sanki bir oğlu olduğu gibi bir de kızı olduğunu unutmuş. Yoksa bu kayıtsızlığı nasıl açıklarım?

Liseden sonra köyümüzden ayrıldım çünkü orada bir gelecek görmüyordum. Büyük şehre atılmak, üniversite okumak, bir meslek edinmek istiyordum. İşte orada eşimle tanıştık, evlendik ve biraz sonra da bir bebeğimiz oldu. Eğer kayınvalidem ve kayınpederim olmasaydı, hayatımız çok daha zor olurdu.

Kayınpederim evin peşinatına yardım etti. Hatta kendi evimizi alana kadar iki yıl onlarla yaşadık. Kolay değildi ama başardık. Kayınvalidem bana çok şey öğretti, hep destek oldu. Yine de kendi köşemizi istedik. Onları sevmediğimizden değil, sadece kendi alanımız olsun diye.

Ama annem… Annem neredeyse hiç yoktu hayatımda. Nadir aramaları da ya şikayet etmek içindi ya da abimin son maceralarını anlatmak için. Konuşmamız boyunca bir kez bile bana nasıl olduğumu sormadı. Ama abimin hangi notları aldığını, hangi marka kot pantolon giydiğini, yazın ne kadar uzadığını biliyordum. Üniversiteden beri böyleydi. Benim sınavlarım umrunda değildi ama abimin beden eğitimindeki beşleriyle övünürdü.

Alışmıştım. Ta ki eşimle kendi evimizi alıp kredi çekene kadar. Ona bu mutu paylaşmak için aradım. Peki ne oldu? Dinlemedi bile. Onun için daha önemli bir şey vardı – abim evleniyordu!

“Hayatım, çok tatlı bir kız! Teyze Emine’nin kızı, hatırlıyor musun? Bir ay sonra düğün! Ne çok iş var!”

Salon kiralama, gelinlik seçimi, davetli listesi… Benim düğünümden önce ise “boşuna masraf” deyip gelmemişti. Hastayım demişti, ama sanırım gelmek istememişti.

Abim 19, gelin 18 yaşındaydı. Düğüne nereden para buldular? Belli ki annem, kayınvalidesi ve diğer akrabalar bir araya geldi. Bize ise “Vaktiniz olursa gelirsiniz” demişlerdi. Gitmedik. Hem iş vardı, hem de içimden gelmedi. Abimle hep mesafeliydik zaten.

Altı ay geçti. Annem yeniden aradı. Bize nasıl olduğumuzu sormak için değil, abim ve eşine ev aldıklarını söylemek için.

“Niye kredi çeksinler? Büyükannemin evini sattık, kayınpeder de katkı yaptı, birleştirdik aldık!”

Büyükannemin evi… Annem hep “Emekli olunca kiraya veririm” derdi. Ben çocukla, eşimle kirada otururken aklına bile gelmedi o evi bize vermek. Bize bir kuruş bile düşmedi. Ama iş abime gelince hediyeler, ilgi, yardım…

Asıl yarayı ise hamileyken aldım. Çok korkuyordum, annemin yanımda olmasını istedim. “Yol parasını ben veririm, gel” dedim. Gelmedi. “Abimin kızı hasta, onunla ilgileniyorum” dedi. Gelinin annesi vardır herhalde, ama ne fark eder?

Kayınvalidem durumu hemen anladı. Hastaneye geldi, sarıldı, eşyaları hazırladı, evi topladı. Doğumdan sonra her an yanımdadaydı. Yemek yaptı, temizlik yaptı, bebekle ilgilendi. Ben ise yatıp ağlıyordum – minnettarlıktan. Peki annem? Kızımın doğum mesajıma sadece “Tebrikler” yazdı. Bir telefon, “Nasılsın, bebek nasıl?” bile yok.

İki hafta geçti, tek bir ses yok. Sonunda aradı, ama sadece abimin kızının “Neredeyse yürüyor” diye övünmek için. Sessizce dinledim ve telefonu kapattım. O günden beri aramıyorum. O da aramıyor.

Belki de böylesi daha iyi. Kendimi önemsiz hissetmekten yoruldum. Annem sanırım tek çocuğunun abim, tek torununun da onun kızı olduğunu düşünüyor. Öyle olsun. Yine de içim acıyor…

Rate article
Lifequest
Doğumdan Sonra Kayınvalidemin Şefkati Gözyaşlarımı Tutarak Önledi: Annem İse Aramadı Bile