Geçmişin Gölgesinde: Aile Sıcaklığına Yolculuk

Geçmişin Gölgeleri: Aile Sıcaklığına Yolculuk

Emre ile Leyla, onun ailesini ziyaret etmek üzere Sakarya Nehri kıyısındaki küçük bir kasabaya gitmek için hazırlanıyorlardı. Emre’nin yüzü asıktı, gözlerinde bir hüzün, hareketlerinde ise gerginlik vardı. Altı yaşındaki oğulları Arda, evin içinde koşturuyor, tren yolculuğunun heyecanıyla ne yapacağını şaşırmıştı. Yorucu bir yolculuğun ardından küçük istasyona vardıklarında, hava nehrin ve çam ağaçlarının kokusuyla doluydu. Leyla’nın annesi ve babası onları bekliyordu. “Yol yorgunusunuz, acıkmışsınızdır,” diyerek kızını sıkıca kucakladı Leyla’nın annesi. “Hemen yemek yiyelim, sonra kasabayı gezersiniz!”
“Sevgi Teyze, korkarım bu mümkün olmayacak,” diye sertçe cevap verdi Emre, eşine hızlı bir bakış attı. “Arda yakında uyuyacak.”
Sevgi Teyze şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. “Biz torunla ilgileniriz! Bunda ne var ki?” diye itiraz etti, damadının bu kadar gergin olmasını anlamıyordu. Emre yüzünü ekşitti, Leyla ise onun elini hafifçe sıkarak ortamı yumuşatmaya çalıştı.

Bir hafta önce Leyla, annesinden bir telefon almıştı. “Gelecek hafta bize gelin,” diye yalvarmıştı annesi. “Sizi ve Arda’yı çok özledik!” Emre bunu duyar duymaz suratını asmıştı. “Hiçbir yere gitmek istemiyorum!” diye kesip atmış, gözlerini kaçırmıştı. Leyla bu tepki karşısında şaşkına dönmüş, yanına oturup gözlerinin içine bakmıştı. “Emre, sorun ne? Tatildeyiz, ailemi ziyaret edemez miyiz? Arda’yı sadece bir kez, düğünümüzde görmüşlerdi! Bu adil mi?”
Emre derin bir iç çekti. Eşinin haklı olduğunu biliyordu ama onun ailesini ziyaret etmek içinde bir direnç uyandırıyordu. Kendi ebeveynleri zaten yakınlarda yaşıyordu ve onun hayatına sürekli müdahale ediyorlardı. “Leyla, bu gerçekten gerekli mi? Belki seneye gideriz?” diye mırıldandı.
Leyla kararlı bir şekilde başını salladı. “Evet, gerekli! Tren çarşamba günü, biletleri aldım bile. Sen de gitmeye karşı değildin, ne oldu?”
“Hiçbir şey,” diye homurdandı Emre, pencereye döndü.
“Bir haftalığına,” diye ekledi Leyla, onun sinirlerini yatıştırmaya çalışarak. “Sonra denize gideriz. Eşyaları toplamaya başladım bile, yol uzun.”
Emre sadece iç geçirdi, düşüncelere daldı.

Emre’nin ebeveynleri katı insanlardı. Annesi hâlâ onu kontrol etmeye çalışıyordu, oğlu olmasına ve kendi çocuğunu büyütmesine rağmen. Nasıl yaşaması gerektiğini, Arda’yı nasıl yetiştireceğini söylemeyi hiç bırakmıyordu. Babası, Cemil Bey, daha beter**”Sonunda Emre, yıllardır özlemini çektiği sıcak aile ortamını bulmanın huzuruyla gülümsedi ve Leyla’nın elini sıkıca tuttu.”**

Rate article
Lifequest
Geçmişin Gölgesinde: Aile Sıcaklığına Yolculuk