Hayatım bir anda altüst oldu eşim Mehmet beni terk ettiğinde. Tüm birikimimizi alıp kendine İstanbul’da bir daire aldı ve beni altı aylık kızımla birlikte kiralık evde bırakıp kayboldu. Çaresizlik içindeydim, nasıl hayata devam edeceğimi bilemiyordum. Tam o sırada hiç beklemediğim birisi çıktı karşıma: Kayınvalidem Nermin Hanım. Durumumu öğrenir öğrenmez bana koşmuştu. Alay etmesini bekliyordum çünkü yıllardır aramız gergindi ama bunun yerine kesin bir ifadeyle dedi ki:
“Toplanın, torunumla bana taşınıyorsunuz.”
İtiraz etmeye çalıştım, durum bana dayanılmaz derecede garip geliyordu. Nermin Hanım’la yıllarca atışmış, birbirimize acı sözler söylemiş ve tek bir kerecik bile iyi bir şey paylaşmamıştık. Ama şimdi, en zor anımda, neredeyse düşmanım olarak gördüğüm bu kadın, bana el uzatan tek kişi olmuştu.
Kendi annem bana kapısını kapattı. Evi ablam ve çocukları dolduramıştı, annem de onun sözünden çıkmıyordu. Şaşkınlık içinde zorla mırıldandım:
“Teşekkür ederim, Nermin Hanım. Yardımınız için minnettarım.”
İlk kez içtenlikle teşekkür ediyordum ona ve o an içimde bir şey kıpırdadı.
“Yeter bu nazlanmalar! Sen yabancı değilsin,” diyerek elinin tersiyle işareti geçti ve kızımı kucağına aldı. “Hadi, güzel kızım. Annesi toplansın, biz de biraz konuşalım. Büyükanne seni sevecek mi? Tabii ki sevecek! Sana masallar okuyacak, parka götürecek, saçlarını örecek…”
Onun bu sevecen mırıltısını duyup inanamıyordum. Beni “oğlunu çocukla tuzağa düşürmekle” suçlayan, kızıma “uğursuz” diyen bu kadın şimdi onu öyle bir sevgiyle sallıyordu ki sanki kendi evladıymış gibi.
Eşyalarımı topladık ve onun evine taşındık. Nermin Hanım bize büyük odayı verdi, kendisi de küçük odaya geçti. Şaşkınlığımı görünce homurdandı:
“Ne öyle bakıyorsun? Bebek hareketlenecek, geniş yere ihtiyacı var. Bana zaten bu kadar yer yeter. Yerleşin, bir saat içinde yemek hazır olur.”
Akşam yemeğinde buharda pişmiş sebzeler ve haşlanmış et getirdi, ekledi:
“Sen emziriyorsun. İstersen kızartabilirim ama bebek için bu daha iyi. Karar senin.”
Buzdolabında kavanozlarda hazır bebek maması gördüm.
“Ek gıdaya başlama vakti geldi, değil mi? Bunlar uymazsa başka alırız. Çekinmeden söyle,” dedi gülümseyerek.
Dayanamadım, ağlamaya başladım. Bu beklenmedik ve samimi sevecenlik, tüm duvarlarımı yıkmıştı. Kimse bizimle böyle ilgilenmemişti, hem de bunu yapan, en büyük düşmanım dediğim kadındı. Beni sarılıp, alçak sesle mırıldandı:
“Sakin ol, yavrum, sakin ol. Erkek dediğin rüzgâr nereye eserse oraya gider. Ben de Mehmet’i tek başıma büyüttüm, babası sekiz aylıkken terk etmişti. Torunumu desteksiz büyütmeyeceğim. Gözyaşını kes, kendine gel!”
Gözlerimden yaşlar süzülürken ona asla böyle bir insanlık beklemediğimi itiraf ettim ve tekrar teşekkür ettim:
“Size çok teşekkür ederim. Siz olmasaydık, nereye gideceğimizi bilemezdik.”
“Benim de suçum var,” diye iç çekti. “Oğlumu doğru yetiştiremedim, sorumsuz oldu. Şimdi onun hatasını düzeltmeye çalışıyorum. Git yüzünü yıka ve uyu. Yarın daha iyi olacak.”
Kızımın ilk doğum gününü üçümüz kutladık: Ben, küçük kızım ve Nermin Hanım, artık gerçek bir anneannemiz olmuştu. Kızım uyuduktan sonra mutfakta pasta eşliğinde çay içiyorduk ki kapı çaldı. Kayınvalidem açmaya gitti.
“Anne, seni biriyle tanıştıracağım,” dedi Mehmet’in sesi. “Bu Didem, sevgilim. Anne, altı ay kadar sende kalabilir miyiz? İş bulamıyorum, kira parası yok.”
Onu duyunca buz kestim. Kalbim korkuyla sıkıştı, acaba kayınvalidem onları içeri alıp bizi kovacak mıydı? Gözlerim doldu.
“Defol git!” diye öfkeyle haykırdı Nermin Hanım. “Çek git buradan, sevgilini de al! Karını ve çocuğunu beş parasız bıraktın, onlar ne yapacak diye düşündün mü? İşte hayat sana dersini verdi. İkiniz de gidin! Sen de Didem, kulağını dört aç – sıkılınca seni de atar.”
Kayınvalidem hakkında yanılmıştım ve şimdi eski düşüncelerimden utanıyorum. O benim için ikinci anne değil, gerçek bir anne oldu. Altı yıl boyunca ikinci evliliğime kadar onunla aynı çatı altında yaşadık. Düğünümde Nermin Hanım gelinin annesi yerinde oturdu. Kızım okula gidiyor, yakında da bir oğlum olacak. Kayınvalidem torununu heyecanla bekliyor ve biliyorum ki ona da tıpkı kızıma olduğu gibi sevgi dolu bir anneanne olacak.




