Dün Sabah 7’de Kapıyı Çaldılar: Kayınvalide ve Yeğen Hayatıma Giriş Yaptı

Dün sabah saat yedide kapı çaldı — kayınvalidem ve yeğeni hayatıma dadandı!

Küçük bir Eskişehir kasabasında, sabah çiğlerinin sokaklara tazelik kattığı bu yerde, 34 yaşımda kişisel alanım için bitmek bilmeyen bir mücadele veriyorum. Adım Ayşe, eşim Mehmet’le evliyiz ve üç yaşında bir kızımız var, Elif. Dün sabah yedide kayınvalidem, Gülten Hanım, yeğeniyle birlikte çıkageldi ve “Birkaç saatliğine oturacağım, saat dokuzda randevum var, Kerem’i bırakacak kimse yok” diyerek içeri daldı. Habersiz gelip evimize yerleşme alışkanlığı beni çileden çıkarıyor ama ailemi dağıtmadan ona nasıl sınır koyacağımı bilemiyorum.

Huzur istediğim aile

Mehmet benim desteğim. Altı yıl önce evlendik ve onun ailesiyle yaşamaya hazırdım. Gülten Hanım, önce şefkatli görünüyordu: ev yapımı börekler getirir, işe döndüğümde Elif’le ilgilenirdi. Ama bu ilgi, hızla kontrole dönüştü. Bitişik binada oturuyor ve bu artık benim lanetim! İstediği zaman, çalmadan, habersiz geliyor ve evimizi kendi evi gibi görüyor.

İki odalı mütevazı bir evimiz var, kredisiyle aldık. Ben ilkokul öğretmeniyim, Mehmet ise tamirci. Hayatımız iş, Elif ve günlük koşturmacayla geçiyor. Ama Gülten Hanım bizim ritmimizi hiçe sayıyor. Sabahın köründe, öğlen vakti, gece yarısı… Ne zaman canı isterse geliyor ve her gelişi huzurumuzu kaçırıyor. 10 yaşındaki yeğeni Kerem de sık sık ona eşlik ediyor ve onun varlığı işleri daha da zorlaştırıyor.

Her şeyi değiştiren o sabah

Dün sabah yedide kapı çaldı. Uykulu gözlerle kapıyı açtım. Karşımda Gülten Hanım ve Kerem vardı. “Ayşe, birkaç saat kalacağım, Kerem’i bırakacak yerim yok,” dedi, izin bile beklemeden içeri girdi. Daha ne olduğunu anlamadan Kerem evin içinde koşturmaya başladı, çığlık çığlığa.

Donup kaldım. Sabahın yedisinde evim anaokulu değil! Nazikçe uyarmaya çalıştım: “Gülten Hanım, bizim de programımız var, Elif uyuyor.” Hiç oralı olmadı: “Ayşeciğim, abartma, kısa kalacağız.” İki saat, öğlene kadar uzadı. Kerem televizyonu son ses açıp Elif’i uyandırdı, oyuncakları etrafa saçtı. Gülten Hanım çayını yudumlayıp kendi dertlerini anlattı, benim sinirlerimin gerildiğini fark etmedi bile. Gittiklerinde kanepe üzerinde meyve suyu lekeleri ve bir dağ gibi bulaşık bıraktılar.

Çaresizlik ve öfke

Bu ilk değil. Gülten Hanım ne zaman uygun görürse Kerem’i getirip bırakıyor, meşgul olduğumuzu umursamadan. Sabah altıda “kısa bir sohbet” için çalıyor kapıyı ya da akşam geç saatte “ışık yanıyordu” diye buyur ediyor kendini. Yeğeni ise tam bir afacan: eşyaları kırıyor, saygısızca konuşuyor, o ise sadece gülüyor: “Oğlan işte, bırak koşsun.” Elif ondan korkuyor ama kendi evimde kızımı koruyamıyorum.

Mehmet’le konuştum: “Annen istediği zaman geliyor, böyle olmaz,” dedim dünkünden sonra. Onun umurunda değil: “Canım, yardımcı olmaya çalışıyor, bu kadar katı olma.” Yardım mı? Bu baskınlar yardım değil, işgal! Kendi evimde misafir gibi hissediyorum. Mehmet annesini seviyor, onu üzmek istemiyorum ama artık sabrım taştı.

Ne yapmalı?

Nasıl durduracağımı bilmiyorum. Gülten Hanım’la açıkça konuşsam mı? Kırılır, Mehmet’i bana karşı kışkırtır diye korkuyorum. Kilit değiştirip açmasam mı? Büyük kavga çıkar. Yoksa susup kendisinin anlamasını mı beklesem? Ama o imalarla anlamıyor, ben de bu stresle yoruldum. Arkadaşlarım diyor ki: “Ayşe, net ol, bu senin evin.” Ama ailede savaş çıkarmadan nasıl?

Elif huzurlu bir evi hak ediyor, ben dinlenmeyi, Mehmet ise sinirleri bozuk bir eş değil. Ama Gülten Hanım ve Kerem, hayatımı karmaşaya çeviriyor. 34 yaşında, kendi evimin sahibi olmak istiyorum. Sabahları çığlıklarla değil, sessizlikle uyanmak istiyorum. Ama kayınvalidemin saygısızlığına nasıl dur diyeceğim?

Bir huzur çığlığı

Bu hikâye, kendi evimdeki hakkımın haykırışı. Gülten Hanım belki kötü niyetli değil ama bu müdahaleler beni bitiriyor. Mehmet belki beni seviyor ama sessizliğiyle beni yalnız bırakıyor. Kızımın, mutlu bir annenin olduğu, evimizin sıcak bir yuva olduğu bir hayatı olsun istiyorum. Belki zor olacak ama ailemi korumanın bir yolunu bulacağım.

Ben Ayşe’yim ve artık kayınvalidemin evimi kendi mülküymüş gibi görmesine izin vermeyeceğim. Hatta gerekirse kapıyı yüzüne kapatacağım!

Rate article
Lifequest
Dün Sabah 7’de Kapıyı Çaldılar: Kayınvalide ve Yeğen Hayatıma Giriş Yaptı