Damat Adayını Bekleyen Şatafat Sadece Sözden İbaretmiş

Küçük bir sahil kasabasında, denizin esintisinin özgürlük kokusu getirdiği yerde, 58 yaşındaki hayatım artık yıllarca ailem dediğim insanların yalanlarıyla kararmış durumda. Benim adım Emine Yılmaz, eşim Ali ile birlikte tek oğlumuz Barış’ı büyüttük. Barış’ın nişanlısı Elif’in ailesi düğün görüşmelerinde bize altın tepside vaatler sundu: “Oğlunuz saray gibi bir eve taşınıyor, elimizden gelen her desteği vereceğiz.” Ancak bu sözler boş çıktı, yardımları ise alay ve aşağılamadan başka bir şey değil. Şimdi önümde bir seçim var: Oğlum için susmalı mıyım, yoksa hakkımızı savunmalı mıyım?

### Canımızın Parçası Olan Oğlumuz

Barış bizim gururumuz. Ali’yle onu köyde, her kuruşun hesabını yaptığımız mütevazı bir evde yetiştirdik. Üniversiteyi bitirip İstanbul’da mühendis olarak çalışmaya başladı. 30 yaşında şehirli bir kız olan Elif’le tanıştı ve ona âşık oldu. Biz de onun için mutlu olduk, ancak Elif’in ailesi ilk andan itibaren farklı görünüyordu: Şehirli, hırslı, üst perdeden. Düğün görüşmelerinde, ailesi – Murat Bey ve Sevgi Hanım – evlerini, bağlantılarını, imkânlarını övüyordu. “Barış çok şanslı, saray gibi bir eve taşınıyor, merak etmeyin, destek olacağız” diyorlardı. Biz de inandık.

Elif sevimli bir kızdı: güleryüzlü, kibar, iyi eğitimli. Oğlumuza iyi bir eş olacağını düşündük. Düğünü görkemli yaptık, Ali ile tüm birikimlerimizi harcadık, üstüne borca bile girdik ki mahcup olmayalım. “Biz de katkı sağlayacağız, gençlere destek olacağız” diye söz verdiler. Fakat düğünden sonra “yardımları” bir kâbusa dönüştü ve güvenimizi yerle bir etti.

### Ortaya Çıkan Yalan

Barış ve Elif, ailesinin “saray” dediği eve taşındı. Geniş, rahat bir daire hayal etmiştik. Oysa orası eski, üç odalı, Murat Beylerin, küçük kızlarının eşi ve çocuğuyla birlikte yaşadığı, şimdi de Barış’la Elif’in sığdırıldığı bir evdi. Yedi kişi, bir banyo ve mutfak! Barış, Elif’le minik bir odada uyuyor, eşyaları köşede yığılı. Saray mı? Bu bir gecekondu, genç bir çiftin yaşayacağı ev değil.

Aileleri sadece söz verdikleri gibi destek olmadı, üstüne Barış’ı kullanmaya başladı. Murat Bey, arabalarını tamir etmesini, yazlığa götürmesini, tadilatta yardım etmesini istiyor. Sevgi Hanım, Elif’le Barış’tan herkesin faturalarını ödemelerini talep ediyor, oysa onlar zor geçiniyor. “Bizim evimizde yaşıyorsunuz, şükredin” diyorlar. Barış, iyi yürekli oğlum, kavga çıkmasın diye sesini çıkarmıyor, ama onun yorgunluğunu görebiliyorum.

En kötüsü de bize davranışları. Ziyarete gittiğimizde bizi küçümser bakışlarla süzüyorlar. “Siz köylüsünüz, şehir hayatını anlamazsınız” diye laf atıyor Sevgi Hanım. Aksanımızla, kıyafetimizle, hatta getirdiğimiz ev yapımı turşularla bile dalga geçiyorlar. Küçük kızları Didem, açıkça bize “köylü” diyor. Barış için katlanıyorum, ama bu alaylar yüreğimi dağlıyor.

### Oğlum İçin Duyduğum Acı

Barış değişti. Sessiz, bitkin bir hali var. Elif’le sık sık ailesi yüzünden tartıştıklarını söylüyor ama karışmamamı rica ediyor. “Anne, hallederim” diyor, ama boğulduğunu görüyorum. Elif’le kiralık bir ev bakıyorlar, ama Murat Beyler baskı yapıyor: “Nereye gideceksiniz? Hiçbir şeyiniz yok.” Ali’yle maddi destek vermeye hazırız, ama birikimlerimiz düğüne gitti, emekli maaşımız ancak bize yetiyor. Oğlumu bu durumda görüp çaresiz hissetmek beni kahrediyor.

Elif’le konuşmayı denedim. “Ailen yardım edeceğini söylemişti, ama hayatınızı zorlaştırıyorlar” dedim. Başını salladı, ama “Onlar böyle, değiştiremem” diye cevap verdi. Bu teslimiyeti beni hayal kırıklığına uğrattı. Barış’ın yanında duracağını sanmıştım, oysa ailesinin onları kullanmasına göz yumuyor. Ali sinirleniyor: “Emine, onların masallarına inanmamalıydık” diyor. Peki, yalan olduğunu nasıl bilebilirdik?

### Ne Yapmalıyım?

Oğluma nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. Murat Beylerle konuşsam, bizi küçük görüp dinlemezler. Barış’ı oradan çekmeye mi ikna etsem? Ama Elif’i seviyor, kavga istemiyor. Yoksa susup ailesini mahvetmemeye mi çalışsam? Ama her gün onun bu cehennemde yaşadığını bilmek içimi parçalıyor. Arkadaşlarım, “Oğlunu al eve gelsin, sıfırdan başlasınlar” diyor. Ama o artık büyük, ben onun adına karar veremem.

58 yaşında, Barış’ın mutlu, kendi evinde, ona destek olan bir eşle yaşadığını görmek istiyorum. Ama nişanlısının ailesi onu vaatleriyle tuzağa düşürdü, alayları ise hepimizi incitiyor. Aldatılmış hissediyorum, ama en çok oğlum için korkuyorum. Onu nasıl koruyacağım, ama onu da kaybetmeden? Murat Beylerin yalanlarının hesabını nasıl soracağım?

### Hakikat İçin Sesim

Bu hikâye, dürüstlük hakkımdaki sesimdir. Murat Bey ve Sevgi Hanım belki kötü niyetli değildi, ama yalanları ve büyüklenmeleri oğlumun hayatını mahvediyor. Barış belki Elif’i seviyor, ama sessizliği onu ailesinin rehinesi yapıyor. Oğlumun saygı gördüğüOğlum için susmayacağım, çünkü gerçekler her zaman ışığa çıkar.

Rate article
Lifequest
Damat Adayını Bekleyen Şatafat Sadece Sözden İbaretmiş