Yalnız Bir Kadın Olarak 44 Yaşında Hamile Kaldım, Şimdi Ne Yapacağımı Bilmiyorum.

Kırk dört yaşında, yalnız bir kadınken hamile kaldım. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.

Şu an tek başıma yaşıyorum. Çocuklarım çoktan büyüdü, her birinin kendi ailesi, evi ve derdi var. Evet, artık bir nineyim. Kocamla ayrıyalı yıllar oldu. Resmen boşanmadık—çocuklar büyüsün, eğitimlerini tamamlasın, ayakları üzerinde dursun diye bekledik. Ama olur olmaz, gitti. Kendine daha genç, özgür, canlı bir kadın buldu. Bizim hayatımızdan, sessizliğimden, rutinden yorulmuştu.

Ona kin beslemiyorum. Gerçekten. Belki o zamanlar benim de bir sevgilim olsaydı, ben de boşanmayı göze alırdım. Ama ben hiç aldatmadım. Bir kez bile. Hep ailem, çocuklarım için yaşadım. Şimdi özgürüm, kendim için yaşayabilecekken, kimseye gerek olmadığımı fark ettim. Eski kocamla ilişkilerimiz nötr, zaman zaman torunlar için konuşuyoruz. Ama aslında her birimiz kendi yolumuza gittik.

Çocukların beni ziyaret edeceğine dair bir umut vardı. Ama o da neredeyse yok. Hepsinin kendi hayatı var. Onları suçlamıyorum—önemli olan onların iyi olması. Ama evdeki sessizlik bunaltıcı olmaya başladı. Tek başına akşamlar, tek başına kahvaltılar… Kendimi kaybetmeye başladım.

Sonra hayatıma bir erkek girdi, direnmedim. İlgili, sıcak, vaatlerde bulunmayan biriydi—bu bana dürüst gelmişti. Onunla yeniden kadın olduğumu hissettim. Renkli kıyafetler giymeye, gülümsemeye, aynaya ilgiyle bakmaya başladım. Yeniden yaşıyorum sandım. Ama her şey aniden başladığı gibi sona erdi. Vedalaşmadan kayboldu. İki hafta sonra hamile olduğumu öğrendim.

Kırk dört yaşındayım. Yalnızım. Ve bir çocuk bekliyorum.

Karar anlıktı, planlamamıştım, düşünmemiştim. Sadece kürtajın benim için mümkün olmadığını biliyordum. Ne ahlaken, ne inanç olarak. Ama içimde bir korku büyüyordu. Çocuğa ne olacak? Bana? Taşıyabilir miyim? Sorunsuz doğurabilir miyim? Doktorlar ne diyecek? Çevremdekiler?

Çocuğun babasına söylemeyeceğime karar verdim. Gitmişti—demek ki istemiyordu. Bu benim sorumluluğumdu. Benim hayatım. Benim seçimim. Ama bunu bilmek bile korkumu azaltmıyor.

Maddi açıdan zorlanacağım. Emekli maaşı ve ufak işlerle geçiniyorum. Birikmiş param neredeyse yok. Arabalar, bezler, ilaçlar soruları birbirini kovalıyor. Ama en önemlisi, bu çocuğun benim için bir anlam olacağını hissediyorum. Onu bütün kalbimle seveceğim. Hatalarımı öğrenip tekrarlamayacağım.

Yine de içimde bir savaş var. Yaşlı bir anne olmaktan utanacağından korkuyorum. Mezuniyetine yetişemeyeceğimden korkuyorum. Büyüdüğünde yanında olamayacağımdan. Ya hastalanırsam? Ya dayanamazsam?

Kızlarım hamile olduğumu öğrenince şok oldular. Beni desteklemediler. Küçük kızım ağlıyor, büyüğü bağırıyordu. Başaramayacağımı söylüyorlar. Nine olmam gerektiğini, anne değil. Onların çocuklarına bakmam gerektiğini, yeni bir çocuk doğurmamın yanlış olduğunu.

“Anne, aklını mı yitirdin? Bu yaşta! Kalbin, tansiyon var!” diyor büyük kızım.

Kürtaj olmam için ısrar ediyorlar. Makaleler buluyor, doktorlarla konuşuyor, istatistikler gösteriyorlar. Kendimi ve çocuğu ölümcül bir riske attığımı söylüyorlar. Bencil olduğumu. Hem kendi hayatımı hem onlarınkini mahvettiğimi.

Ben ne diyeceğimi bilmiyorum. Korkuyla inanç arasında gidip geliyorum. Acıyla umut arasında. Aklın sesiyle kalbin sesi arasında. İçimde yeni bir hayatın büyüİçimdeki bu küçük yaşam, tüm korkularıma rağmen, bana yeniden bir amaç verdi ve artık yalnız olmadığımı hissettirdi.

Rate article
Lifequest
Yalnız Bir Kadın Olarak 44 Yaşında Hamile Kaldım, Şimdi Ne Yapacağımı Bilmiyorum.