Kayınvalidem Anneme Aldığım Hediyeyi Mahvetti

Bugün günlüğüme içimi dökme zamanı. İçimde birikenleri yazmadan edemeyeceğim.

İstanbul’un şirin bir semtinde, restoran ışıklarının yemek tutkunlarını cezbettiği bir mahallede yaşıyorum. 32 yaşındayım ve hayatım, kayınvalidemle yaşadığım bir tartışma yüzünden gölgelendi. Adım Ayşe, eşim Murat’la evliyiz. Çocuğumuz yok ama mesleğime, bir lüks restoranda aşçı olmaya bütün kalbimle bağlıyım. Geçenlerde restoranın sahibi, Mehmet Bey, bana yaşlı annesinin doğum günü için özel bir pasta yapmamı rica etti. Ben de seve seve kabul ettim. En güzel malzemelerle, özenle hazırladığım pastayı annesine sunduğumda çok beğendi ve Mehmet Bey bana ekstra bir ikramiye verdi.

Mutlulukla aynı pastayı, kayınvalidemin annesi olan 80 yaşındaki Fatma Hanım’ın doğum günü için de yaptım. En güzel malzemeleri seçtim, saatlerce emek verdim. Murat’la birlikte kayınvalidemin evine gittik. Pasta kutusunu gururla uzattım: “Fatma Anne, sizin için özel hazırladım.” dedim. Fatma Hanım gülümsedi fakat kayınvalidem Selma Hanım hemen suratını astı: “Ayşe, bu da ne? Restoranda yaptığın pastalardan mı? Bunların içinde katkı maddesi var, yaşlılara zararlı. Keşke ev yapımı basit bir tatlı yapsaydın, bu gösterişlilerden olmaz.”

Donup kaldım. Katkı maddesi mi? Bütün kalbimle, en taze malzemelerle yaptığım pasta böyle mi karşılanacaktı? Fatma Hanım bir lokma alıp “Çok güzel olmuş, Ayşecik” dese de, kayınvalidem sözünü kesti: “Anne, doktor şeker yasaklamadı mı?” Pastayı buzdolabına kaldırdı ve kendi yaptığı basit bir keki öne sürdü. “İşte bu daha doğal, gösterişsiz.”

Eve döndüğümde Murat’a anlattım. Omuz silkti: “Ayşe, annem seni kırmak istememiştir, Fatma Anne’nin sağlığını düşünüyor sadece.” dedi. Kırmak istememiş miydi? Emeklerimi herkesin önünde küçümsedi! Selma Hanım ilk defa böyle davranmıyor. Sürekli mesleğimi eleştiriyor, “Kadın işi değil” diyor. Çocuk yapmam gerektiğini ima ediyor, “Pasta yapmakla uğraşacağına evine baksana” diye laf atıyor. Mehmet Bey’in annesinin beğendiği pasta, onun gözünde “katkılı” ve “gösteriş” oluyor.

Arkadaşım Zehra diyor ki: “Artık ona bir şey hediye etme, kıymet bilmiyor.” Ama ben Fatma Hanım’ı mutlu etmek istemiştim, Selma Hanım için değil. Murat, “Annem böyledir, alış artık” diyor. Fakat alışmak mümkün mü? Sözleri içimi acıtıyor. İleride çocuklarım olursa, onlara da böyle davranacağından korkuyorum. Fatma Hanım sevgiyi hak ediyor ama ben de emeklerimin görmezden gelinmesini istemiyorum.

Ne yapmalıyım?

Bu incitici hislerle nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Selma Hanım’la konuşsam mı? Ama o hiçbir zaman özür dilemez; ben ona göre hep “eksik”im. Murat’tan beni savunmasını istesem mi? O, annesiyle çatışmaktan kaçınıyor, belki de bana “abartıyorsun” der. Hediye vermeyi bıraksam mı? Ama Fatma Hanım’ı üzmek istemem. Yoksa sessizce katlanıp içime mi atsam? Ama artık yeter.

32 yaşında, emeğimin takdir edilmesini, hediyelerimin sevinçle karşılanmasını, eşimin yanımda durmasını istiyorum. Selma Hanım belki annesini düşünüyor, ama sözleri beni yıpratıyor. Murat belki beni seviyor, ama suskunluğu beni yalnız hissettiriyor. Kendimi nasıl koruyacağım? Kayınvalidemin bu küçümseyici tavrını nasıl durduracağım?

Bu satırlar, benim duyulma çığlığım. Selma Hanım, belki kötü niyetli değil ama eleştirileri canımı yakıyor. Murat, belki barış istiyor ama kayıtsızlığı beni incitiyor. Fatma Hanım’ın hediyelerimle gülümsemesini, emeğimin takdir edilmesini, evimin güvenli bir liman olmasını istiyorum. 32 yaşında, saygıyı hak ediyorum, kaynana serzenişlerini değil.

Ben Ayşe’yim. Ve gururumu korumak için ne gerekiyorsa yapacağım, hatta gerekirse kayınvalidemle arama mesafe koyacağım. Belki bu zor olacak ama onun, yaptığım işe olan sevgimi öldürmesine izin vermeyeceğim.

Rate article
Lifequest
Kayınvalidem Anneme Aldığım Hediyeyi Mahvetti