İstanbul’un kalabalık sokaklarında, hayat sabah kahvesi gibi kaynarken, 27 yaşımdaki hayatım dışarıdan bakınca mükemmel görünüyor. Adım Aylin, büyük bir şirkette pazarlamacıyım, eşim Serkan’la evliyiz, çocuğumuz yok ama hırslarımız ve planlarımız var. Dün işten çıkıp arabama bindim, bir benzin istasyonuna uğradım, çantamı alıp tuvalete gittim. Orada üstümü değiştirdim, makyaj yaptım ve öyle bir güzeldim ki herkes arkamdan baktı. Fakat bu gösterişli görüntünün ardında bir yorgunluk var: mükemmel bir eş, kız ve gelin olmaktan yoruldum ve şimdi kendim için nasıl yaşayacağıma karar vermem gerekiyor.
Mükemmel Görünen Hayat
Her zaman “uslu kız” oldum. Okulda birinci, üniversitede burslu, işte projeleri teslim tarihinden önce yetiştiren biri. Eşim Serkan, yazılımcı, beni seviyor ve gurur duyuyor. Üç yıldır evliyiz, şirin bir apartman dairesinde yaşıyor, yılda iki kez seyahat ediyoruz. Ailem ve kayınvalidem, Gülşen Hanım, bizi mükemmel çift olarak görüyor. “Aylin, sen ne kadar beceriklisin, her şeyi yetiştiriyorsun,” diyor annem. “Serkan, sen bu kızla ne şanslısın,” diye ekliyor kayınvalidem. Ama kimse bu baskı altında nasıl ezildiğimi görmüyor.
Hayatım bir görevler listesi: sabah Serkan mutlu olsun diye kahvaltı hazırlıyorum, gün boyu işte kendimi zorluyorum, akşam temizlik yapıp yemek pişiriyorum ki kayınvalidem “ev işlerinden anlamıyor” demesin. Dün bile benzin istasyonunda zarif bir elbise giyip makyaj yaptım çünkü aile yemeğine gidiyordum ve “layıkıyla” görünmem gerekiyordu. Herkes baktı ama kendimi mükemmel Aylin rolünü oynayan bir aktris gibi hissettim.
Çatlayan Maske
Dün gece her şey değişti. Kayınvalidemin evinde her zamanki gibi mutfakta yardım ettim, gülümsedim, sohbete katıldım. Ama Gülşen Hanım, “Aylin, artık çocuk düşünmenin zamanı geldi, genç kalmıyorsun,” dediğinde içimde bir şey koptu. Çocuk için hazır değilim, kendim için yaşamak istiyorum ama herkes benden “doğru” adımlar bekliyor. Serkan sessiz kaldı ve anladım ki bu beklentilere karşı beni korumayacak. Annem sonra arayıp ekledi: “Aylin, erteleme, 27 yaşındasın, torun istiyorum.” İşte bile meslektaşlarım şaka yollu, “Ne zaman doğum izni, Aylin?” diye soruyor.
Yoruldum. Başarımın kendi hedeflerimle değil, başkalarının beklentilerini karşılama derecemle ölçülmesinden yoruldum. Benzin istasyonunda üstümü değiştirip “mükemmel” olmaktan yoruldum. Bağırmak istediğim halde gülümsemekten yoruldum. Serkan’ı seviyorum ama kayınvalidem ya da annem baskı yaptığında susması canımı acıtıyor. Kendim olmak istiyorum, herkese hoş görünen Aylin değil.
Kendin Olma Korkusu
Arkadaşım Deniz diyor ki: “Aylin, herkese kendine zaman ayırman gerektiğini söyle.” Ama nasıl? Akşam yemeklerini yapmayı bırakırsam ya da kayınvalideme “hayır” dersem, kötü bir eş olduğumu düşünecek. Anneme şimdi çocuk istemediğimi söylersem, gücenecek. Serkan’a yorulduğumu itiraf edersem, “Her şeyi hep yapabildin, ne değişti?” diyecek. Korkuyorum ki mükemmel Aylin maskesini çıkarırsam yalnız kalacağım—ailenin onayı, işteki takdir, herkesin alıştığı o görüntü olmadan.
Ama dün benzin istasyonunda aynaya bakarken kendimi gördüm—güzel ama yabancı. O elbiseli, makyajlı Aylin ben değilim. Spor ayakkabı giymek, akşam yemeği hazırlamamak, “Çocuk için hazır değilim, bu benim hakkım,” demek istiyorum. Ama bunu her şeyi yıkmadan nasıl yapacağım?
Ne Yapmalıyım?
Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Serkan’la konuşup desteğine ihtiyacım olduğunu anlatmalı mıyım? Ama o benim “abarttığımı” düşünüyor. Kayınvalidem ve annemle sınır koymalı mıyım? Ama onları kırmaktan korkuyorum. Tek başıma kaçıp ne istediğimi anlamak için izin almalı mıyım? Ama bu bencilce geliyor. Yoksa çökene kadar mükemmel Aylin rolünü oynamaya devam mı etmeliyim? Başkalarının beklentileri için benzin istasyonunda kıyafet değiştirmeden yaşamak istiyorum ama cesaretim var mı bilmiyorum.
27 yaşında mükemmel değil, gerçek olmak istiyorum. Kayınvalidem belki oğlu için en iyisini istiyor ama baskısı beni boğuyor. Annem belki torun hayal ediyor ama onun hayalleri benim değil. Serkan belki beni seviyor ama sessizliği beni yalnız hissettiriyor. Kendimi nasıl bulacağım? Herkes için olmayı nasıl bırakacağım?
Özgürlük Çığlığım
Bu hikâye, kendim olma hakkım için bir çığlık. Başkalarını memnun etmek için taktığım maskeden yoruldum. Evimin, spor ayakkabı ve makyajsız olabildiğim, isteklerimin önemli olduğu, başkalarının beklentilerini karşılamak zorunda olmadığım bir yer olmasını istiyorum. 27 yaşında, kayınvalidemin, annemin ya da iş arkadaşlarımın takdiri için değil, kendim için yaşamayı hak ediyorum.
Ben Aylin’im ve bu maskeyi çıkarmanın bir yolunu bulacağım, yakınlarımla aram bozulsa bile. Bu adım korkutucu olsa da, benzin istasyonunun tuvaletinde başkalarının görmek istediği kişi olmak için saklanmaktan bıktım.
Bugün günlüğüme şunu yazıyorum: Bazen gerçek olmak, mükemmel görünmekten daha değerlidir. Belki de önce kendime dürüst olmalıyım ki başkaları daBelki de kendimi sevmeyi öğrenirsem, başkalarının da beni olduğum gibi kabul etmesine izin verebilirim.




