Endişenin Gölgeleri: Bir Aile Draması

**Kaygıların Gölgesinde: Sema ve Ailesinin Dramı**

Sema, İstanbul’un bir kenar mahallesindeki küçük bir hastanenin odasında yatıyordu. Yüzü solgundu ama gözlerinde bir rahatlama vardı. Arkadaşı Sevgi, elinde bir torba meyveyle içeri girdi.

“Bizi öyle korkuttun ki, Sema!” diye seslendi Sevgi, yatağın kenarına otururken. “Nasıl bu kadar dayandın? Ya yetişemeseydik?”

Sema hafifçe gülümsedi, sesi güçsüzdü.

“Özür dilerim, Sevgilim. Her şey çok ani oldu, ciddi bir şey olacağını düşünmedim. Şükür, her şey geride kaldı. Nine nasıl? Mehmet onunla baş edebiliyor mu? Son zamanlarda çok huysuzlandı.”

“Her şey yolunda, Sema, merak etme,” diye yatıştırdı onu Sevgi. “Nine sağ, sağlam, karnı tok, üstü başı temiz. Yalnız yine söyleniyor, her zamanki gibi.”

“Teşekkürler, Sevgi, yaşlı kadınla ilgilendiğin için!” Sema, arkadaşının elini sıktı. “Sana minnettarım.”

“Minnettar ha!” diye güldü Sevgi, ama gözlerinde bir ışıltı vardı. “Ne minnettarlığı? Koşa koşa geliyorum, bir tencere çorbayla, aç kaldı diye düşünüyorum. Seninki ne yapıyor, biliyor musun?”

“Ne yapıyor?” Sema, neyden bahsettiğini anlamamıştı.

“Herkes senin için endişeleniyordu, Sema!” diye devam etti Sevgi, sesi duygularla titriyordu. “Nasıl dayandın böyle? Susup bekledin, neredeyse iş işten çoktan geçiyordu!”

Sema, ameliyat sonrası hâlâ güçsüz, ince hastane örtüsünün altında yatıyordu ve zar zor gülümsüyordu.

“Özür dilerim, Sevgi, ben de beklemiyordum. Ağrılar aniden başladı, geçer diye düşündüm. Neredeyse her şey bitecekti. Ama şükür, her şey yolunda. Yakında taburcu edecekler. Evde nine var, burada yatacak zamanım yok. Mehmet tek başına onunla, hem de o son günlerde ne kadar dik kafalı.”

“Merak etme, evde her şey kontrol altında,” diye yumuşak bir sesle söyledi Sevgi. “Nine iyi: karnı tok, temiz, söyleniyor ama bu onun huyu artık.”

“Sevgilim, sen bir meleksin!” Sema, arkadaşına minnet dolu gözlerle baktı. “Sensiz nasıl hallederdik, bilmiyorum.”

“Ah, bırak şimdi!” Sevgi elini savurdu ama yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Bana değil, Mehmet’ine teşekkür et. Kocan değil, hazine! Hep iyi biri olduğunu biliyordum ama bu sefer saygım katlandı. Düşünsene, koşarak geliyorum, çorbayla, nineyi kurtarmam lazım diye düşünüyorum. Bir de bakıyorum ki…”

“Ne olmuş?” Sema’nın kaşları çatıldı, kalbi hızla çarptı.

“İşte böyle!” Sevgi heyecanla devam etti. “İçeri giriyorum, evde köftelerin kokusu her yeri sarmış! Nine temiz, karnı tok, kraliçe gibi keyifli. Ben daha kapıdan, ‘Ellerimi yıkayayım, nineyi giydireyim, doyNine gözlerini açtı ve sessizce, “Mehmet, sana minnettarım,” diyerek başını hafifçe öne eğdi.

Rate article
Lifequest
Endişenin Gölgeleri: Bir Aile Draması