Biz, kayınvalidemle yaşamak için değil, kendi evimizi alıyoruz: Bu kabustan kaçınmak için üç odalı daire almak istemiyorum.
Eşimle hayalini kurduğumuz eve kavuşmak üzereyiz. Kredi çektik, hatta kayınvalidemden borç bile aldık. Kötü biri değil, ama onun bu müdahaleci tavrı beni çileden çıkarıyor. Kocası vefat ettikten sonra, sanki herkesi korumak gibi bir misyon edindi; bu durum hayatımızı zehir ediyor. Ankara’nın göbeğinde geniş bir dairesi var, ama ben kararlıyım: Dar da olsa, kendime ait bir ev istiyorum. Onun gölgesinin bizim üzerimizde dolaşmasına izin vermeyeceğim.
Yeni yapılan bir sitenin üç odalı dairesini beğenmiştik. Bir oda küçücüktü; hayalimdeki giyinme odası için biçilmiş kaftandı. Ancak kayınvalidem, Şükran Hanım, ayaklandı. “Orayı giyinme odası yapmak saçmalık! Misafirler nerede yatacak? Ya akrabalar gelirse?” diye çıkıştı, gözlerini üzerime dikerek. Anladım: Kendisini düşünüyor. Son zamanlarda bizde uzun saatler geçiriyor, sanki o boş dairesine dönmek istemiyor. Sözleri bir yargı gibi çınlıyordu: Üç odalı alırsak, sürekli bize dadanacak, hatta taşınabilir.
Kör değilim, nereye gittiğini görüyorum. Şükran Hanım yalnız, ve bu “şefkati” boğucu bir kontrole dönüşüyor. Günde üç kez arar, “Hal hatır sorar,” gereksiz tavsiyeler yağdırır, hatta yeni dairemizi nasıl döşeyeceğimize bile karışmaya çalışır. Onunla evimi paylaşmak istemiyorum! Eşim, Emre, ve ben kendi hayatımızı kurmak için ev alıyoruz, onun kaprislerine boyun eğmek için değil, ne kadar “sevimli” görünürse görünsün.
Sonunu bağladım: Üç odalı yok. “Anneni yalnızca bayramlarda görmek istiyorum,” dedim Emre’ye. “Misafir odası hayali varsa, kendi dairesinde yapsın.” Beni ikna etmeye çalıştı; annesinin bize yakın olmak istediğini, yaşlandığını ve yalnız kalmakta zorlandığını söyledi. Ama ben kararlıyım. Onun bu boğucu “ilgisi” için huzurumu feda etmeyeceğim. Giyinme odasından vazgeçerim, ama evimizi onun ikinci adresi yaptırmam.
Misafir gelirse, şişme yatakta yatar. Kayınvalidem gece kalmak isterse, onu evine göndermek için bin bahane bulurum. Burası bizim evimiz, bizim hayatımız, ve kimsenin, hatta onun bile, bizi evimizin sahibi olmaktan alıkoymasına izin vermeyeceğim.




