Kız Kardeşin Evleniyor, Kalacak Yeri Yok, Büyükanne Size Taşınıyor: Büyükanne, Kimse Ona İhtiyaç Duymuyor Diye Ağladı

Andre ile evlendiğimizde, kendi evimizin hayalini hemen kurmaya başladık. Adana’nın küçük bir kasabasında yaşıyorduk ve tek güvencemiz kendimizdi. Ailem bize yardım edemezdi, Andre ise büyükannesi Fatma Hanım’la büyümüştü ve onun evine dönmek istemiyordu. Annesiyle neredeyse hiç konuşmazdı—o sadece arada bir, büyükannesi için uğrardı. Andre ona yabancıydı; annesinin yeni bir kocası ve küçük bir kızı vardı, oğlu ise uzun zaman önce unutulmuş gibiydi.

Ev kredisi aldık ve deli gibi çalıştık. Kredinin bir kısmını hızla ödeyip çocuk planları yapmak istiyorduk. Andre annesinden biraz borç aldı ama kısa sürede geri ödedik. Beş yıl boyunca her kuruşu hesaplayarak yaşadık ve sonunda kredi neredeyse bitmişti. Rahat bir nefes aldık—artık doğum izninde bile taksitleri ödeyebilirdik. Tam çocuk kararı verdiğimizde, hamile olduğumu öğrendik. Kutlama hazırlığındayken kapı çaldı: Kayınvalidem, Aylin Hanım, aniden karşımızdaydı.

“Ne şerefe affedersin?” diye sırıtarak bize baktı.

Sevincimizi paylaştık ama umurunda bile değildi. Tebrik yerine pat diye:
“Buraya bunun için gelmedim. Andre, kız kardeşin Derya evleniyor. Kalacak yeri yok. Büyükanne artık sizinle yaşayacak, hazırlıklı olun.”

“Bize niye?” diye şaşırdı Andre.
“Seni o büyüttü, şükret ve yardım et,” diye kesip attı Aylin Hanım.
“Anne, onun kendi evi var! Derya neden orada kalmasın?”

Konuşma bir sürü suçlamayla bitti. Kayınvalide kapıyı çarparak çıktı. Ertesi gün büyükannemiz geldi. Kapının eşiğinde mendilini sıkarak ağlıyordu. “Sadece yük oluyorum, kimse beni istemiyor,” diye fısıldadı, içim parçalandı. Andre ona sarıldı: “Ağlama nine, her şey düzelecek.” Ama hissediyordum, hayatımız bir anda kabusa dönüşecekti.

Fatma Hanım’ın taşınmasıyla kâbus başladı. Kayınvalidem artık gece gündüz demeden habersiz geliyor, “Annemi ziyaret etme hakkım var,” diyordu. Her gelişinde bir şeyler kayboluyordu. Küçük şeyler, ama yine de sinir bozucu: Bir gün övdüğü vazo, başka gün raftaki biblo. Susuyordum ama içim kaynıyordu. Sonra Derya, büyükannenin televizyonunu aldı—o televizyonu biz Andre’yle, Fatma Hanım dizilerini izlesin diye almıştık. Büyükanne anlattı: Torunu kutusuna koyup götürmüş, tek laf etmeden. Daha kötüsü, Derya onun emekli maaşını alıyordu, büyükannemizi meteliksiz bırakıyordu.

Bir gün Fatma Hanım dayanamayıp kızına:
“Bu kadar sık gelip beni özlüyorsan, geri dönebilirim. Derya’nın çocuğu yok, Andre ise baba olacak,” dedi.

Ondan sonra Aylin Hanım daha seyrek görünmeye başladı. Galiba annesinin evi geri almasından korktu. Oğlumuz doğduktan bir yıl sonra işe döndüm—büyükanne torununa bakmaya bayıldı. Artık daha büyük bir ev hayal ediyorduk; iki odalı daire dar geliyordu. Fatma Hanım bir gün gözleri ışıldayarak:
“Derya hamileymiş, çocuğa bakmamı istiyor. Ama ben buraya alıştım, gitmek istemiyorum. Üç odalı bir ev alalım, prensesimizi bekleyelim!” dedi.

Öyle olacağına inanıyorum. Ama büyükannemin gözyaşlarını ve kayınvalidemin küstahlığını her hatırladığımda, içimde öfke kabarıyor. Ailemiz huzuru hak etti, ve bizi sadece çıkar gözüyle görenlerden korumak için her şeyi yapacağım.

Rate article
Lifequest
Kız Kardeşin Evleniyor, Kalacak Yeri Yok, Büyükanne Size Taşınıyor: Büyükanne, Kimse Ona İhtiyaç Duymuyor Diye Ağladı