Torunları Büyütmeye Yardım Ettim ama Artık Çocuklara Gerek Yok: Sadece Bayramlarda Arıyorlar

Her zaman çocuklarıma yardım edeceğimi, gücüm yettiğince destek olacağımı, yaşlandığımda ise onların beni destekleyeceğini düşünmüştüm. Ama ne kadar yanıldığımı anlamak çok acı verici. Torunlarım küçükken, “Anne, sana çok ihtiyacımız var!” diyorlardı. Şimdi büyüdüler ve ben artık fazlalık oldum. Bir telefonları bile çıkmıyor—sadece soğuk bir sessizlik ve boşluk.

İki yetişkin çocuğum var: kızım Ayşe ve oğlum Mehmet. Babalarıyla okul yıllarında ayrıldık. Başka bir kadın bulmuştu, hamile kalmıştı ve onunla gitti. Başta Ayşe ile görüşmeye devam etti ama Mehmet gerçeği öğrenince onunla konuşmayı kesti. Sonra babası yeni ailesiyle başka bir şehre taşındı ve ilişkimiz tamamen koptu. Nafakadan bahsetmek bile boştu. Küçük bir İzmir banliyösündeki evimizde çocukları tek başıma büyüttüm.

Ailem ve erkek kardeşim elimden geldiğince yardım etti ama yine de zordu. Mehmet 15, Ayşe 12 yaşındayken boşandık. Ergenlik dönemlerini tek başıma atlattım, geceleri gözyaşı döktüğüm çok oldu. Ama sonunda büyüdüler, üniversiteye gittiler, kendi ailelerini kurdular. Ayşe ilk evlenen oldu, iki yıl sonra da Mehmet evlendi. Hiçbir zaman benimle yaşamıyorlardı—hemen kendi hayatlarını kurmak için uzaklaştılar.

Onları desteklemek için elimden geleni yaptım. Özellikle torunlar doğduğunda yardıma ihtiyaçları oldu. İkinci bir anne gibiydim: Ayşe’nin yerine “doğum izninde” kaldım, torunumu anaokuluna götürdüm, getirdim, yemek yedirdim, ödevlerine yardım ettim. Gelinime de annesi yardım edemediğinde destek oldum. Bir yere gitmek istediklerinde torunlar bana kalırdı. Hiçbir zaman hayır demedim, kendimi kötü hissetsem bile. Gençlerdi, dinlenmeye ihtiyaçları vardı. Benim de genç bir anne olduğum zamanlar olmuştu ama bana kimse yardım etmemişti.

Çocuklar sık sık arardı, torunları getirirlerdi, ben de onları ziyaret ederdim. Ta ki torunlar büyüyene ve ben artık gereksiz hale gelene kadar. Artık kendileri okula gidiyorlar, kendi ilgi alanları, kendi hayatları var. Zaman çok hızlı geçti ve ben kendimi dışarıda buldum. Maddi olarak yardım edemiyordum—emeğim bile zar zor geçinmeme yetiyordu. Torunlarım artık benimle vakit geçirmek istemiyor, arkadaşlarına ve telefonlarına düşkünler. Çocuklarım aramayı ve gelmeyi bıraktı.

Başta ara sıra gelirlerdi, ararlardı, ama giderek seyrekleşti. Sonunda ben aramak zorunda kaldım, hal hatır sormak için. Artık sadece bayramlarda, kısa bir tebrik için arıyorlar. Yılda bir kez geliyorlar, o da çok kısa süreli. Yaşlanıyorum, tek başıma temizlik yapmak zor oluyor. Yardıma ihtiyacım var ama istemeye utanıyorum. Geçen sene evdeki boru patladı. Mehmet’i aradım, yalvardım gelmesi için, ama savuşturdu: “Tamirci çağır, vaktim yok.” Ayşe de aynı şeyi söyledi, damadın meşgul olduğunu iletti.

Komşum, genç bir adam, yardımıma koştu—yanlışlıkla onun evini su basmıştım. Onun eşiyle birlikte suyu kapattılar, temizlik yaptılar. Sonra kendisi markete gidip tamirat malzemeleri aldı ve boruyu tamir etti. Onlara para vermek istedim—sonuçta benim hatamdı—ama kabul etmediler. Her zaman yardıma hazır olduklarını söylediler. Çocuklarım ise sorunun çözülüp çözülmediğini sormak için bile aramadı. Artık onları aramamaya karar verdim. Kendimi zorla kabul ettirmek istemiyorum. Son aradıklarında Yılbaşı’ydı—tebrik edip hemen kapattılar. Davet bile etmediler.

İki çocuğum, iki torunum var ama yapayalnızım. Bize hep çocuklara adanmış bir hayat yaşamamız öğretildi. Ama şimdi şüpheye düşüyorum. Belki de kendim için yaşamalıydım? O zaman yaşlılığım bu kadar acı olmazdı. Onlara her şeyimi verdim, karşılığında sessizlik aldım. Ve bu sessizlik, kalbimi paramparça ediyor.

Bugün öğrendiğim ders: Evlatlarını sev, ama kendini de unutma. Kimseye bağımlı bir hayat yaşama. Çünkü sonunda yalnız kalırsan, kimse seni dinlemez.

Rate article
Lifequest
Torunları Büyütmeye Yardım Ettim ama Artık Çocuklara Gerek Yok: Sadece Bayramlarda Arıyorlar