Üvey Gelin Nefretini Gizlemiyor: Beni Evliliklerine Müdahale Etmekle Suçladı

Bir zamanlar, altmış yaşında, tek oğlunu büyütmüş sıradan bir kadındım ben, Emine Hanım. Eşim, oğlum Mehmet daha iki yaşındayken bizi terk etmişti. Hayatımı ona adadım; gece nöbetlerinde çalıştım, hastanede hemşirelik yaptım ki oğlum temiz gömlekler giysin, okul defterleri olsun, sıcak yemekler yesin.

Mehmet iyi bir insan olarak büyüdü, nazik ve terbiyeli. Onunla gurur duyuyorum. Ama şimdi öyle hissediyorum ki, tüm bu emeklerimi, bana saygısızlık etmekle kalmayıp nefretini açıkça gösteren bir kadın uğruna harcadı. Karısı, Selin.

İlk görüşte bana… fazlasıyla “şey” geldi. Fazla gürültülü, fazla kibirli, fazla sert. Mehmet onu ilk kez bana tanıştırmaya getirdiğinde, içimde bir şeylerin ters gittiğini hissettim. O kocaman karanlık gözler, meydan okur gibi bakıyordu bana. Yüzünde en ufak bir nezaket belirtisi yoktu. Ama kendime dedim ki: “Önyargılı davranıyorsun. Mehmet âşık, en azından denemelisin.”

Biraz daha yakından tanımak için bir kafeye gittik. İşte o an anladım: Bu kızla baş etmek zor olacak. Garsona hiç çekinmeden sert çıktı, tatlıyı “fotoğrafa yakışmayacak kadar kötü” diyerek değiştirdi. Konuşurken dişlerinin arasından süzülen kelimelerle, etraftakiler hizmetçiymiş gibi davranıyordu. Kıyafetleri ise… mini bir tulum, açıkta bıraktığı yerler ve neredeyse beline kadar inen bir dekolteli bluz. Üstelik bu, kayınvalidesiyle ilk tanışması için giydiği kıyafetti. Kendimi zor tutmuştum, Mehmet’i kenara çekip konuşmamak için.

İlk başta bunu gerginliğe, heyecana verdim. Belki öyledir dedim. Ama yıllar geçtikçe daha da kötüleşti. Evlendikten sonra Mehmet nadiren aramaya başladı. Israrcı olmak istemedim, ama özledim. Dayanamayıp ben aradığımda ise telefonda buz gibi bir ses. Bir seferinde, o aradığında, arka planda Selin’in sesini duydum: “Kapat şu telefonu, yeter artık onunla konuşman.” Fısıldamıyordu bile, açıkça, alay eder gibi söylüyordu.

Ortalığı karıştırmak istemedim, ama bir gün Mehmet’e sordum: “Neler oluyor?” İç çekti ve anlattı. Meğer Selin’in geçmişi zormuş. Gençliğinde bir ilişkisi, hamileliği, sonra ihanet… Çocuğunu kaybetmiş. Sonrasında psikologlara gitmiş, tedavi görmüş. Mehmet, “Şimdi iyi, sadece biraz kuşkucu,” diyordu. Ama ben biliyordum: Bu kuşkuculuk değildi. Bu, açık bir düşmanlıktı. Öfkeli ve kırıcı.

Bu konuşmadan birkaç gün sonra Selin bizzat beni aradı. Bağırarak, her şeyi bana yükledi. Oğlumu ona karşı kışkırttığımı, ailelerini yıkmaya çalıştığımı, hayatlarına burnumu soktuğumu söylüyordu. Şoktaydım. Ben mi? Tüm hayatını oğluna adamış, onu tek başına büyütmüş bir kadın, şimdi bir canavar mıydı?

Mehmet, her zamanki gibi, hiçbir şey demedi. Sadece sürekli tekrarladığı şeyi söyledi: “Anne, ben artık büyüdüm, kendi ailem var.” Peki ben neyim? Artık bir hiç miyim? Doğurup büyüten bir kadın, basit bir telefon görüşmesi yapma hakkını bile kaybetti mi?

Onun evinde yaşıyorlar. Yeni yapılmış, üç odalı bir daire. Selin, bunu kendisinin aldığını, kendi başarısı olduğunu söyleyip duruyor. Tabii ki evin önemli bir etken olduğunu biliyorum. Ama bir oğlu annesinden koparmak için metrekareler yeterli bir sebep mi?

Hiçbir şey istemiyorum. Para talep etmiyorum, ziyaretlerine dadanmıyorum. Sadece onun hayatının bir parçası olmak istiyorum. Halini hatırını sormak, bazen ziyaret etmek, sarılmak. Bu bir suç mu?

Bazen öyle geliyor ki, Selin kıskanıyor. Mehmet’e değil, hayır. Benim etkime. Hangi etkiyse… Artık ondan geriye sadece bir hatıra kaldı. Selin’le her tonda konuşuyor, bana ise resmi ve mesafeli. Sanki bir yabancıyım.

Ama hâlâ umut ediyorum. Bir gün gözlerinin açılacağını, bir annenin hayatından sırf karısı öyle istiyor diye silinemeyeceğini anlayacağını umuyorum. Güçlü bir evlilikleri olsun istiyorum, bir anneye duyulan sevginin eşe ihanet olmadığını kavramalarını diliyorum.

Ben görevimi yaptım. Doğurdum, büyüttüm, ayakları üzerine koydum. Şimdi… bırakıyorum. Ama yine de bekliyorum. Hatırlamasını bekliyorum. Aramasını bekliyorum. Sarılmasını bekliyorum. Zorundan değil, sevdiği için.

Rate article
Lifequest
Üvey Gelin Nefretini Gizlemiyor: Beni Evliliklerine Müdahale Etmekle Suçladı