Kızı Büyükannesiyle Kalacaktı… Ama Her Şey Değişti

— Arda, neden bu kadar somurtuyorsun? — Sarp omzuna vurdu, spor salonundan çıkarlarken.

— Hayatım altüst oluyor, ben de her şey yolundaymış gibi davranıyorum, — dedi Arda, gözlerini kaldırmadan.

— Hadi bir kafeye gidelim, kahve içelim, anlatırsın. Ciddi bir şey olduğunu hissediyorum.

Spor kulübünün yanındaki küçük bir kafeye girdiler, latte ve cheesecake sipariş ettiler. Sarp hemen eşiyle yeni doğan oğulları için bebek arabası seçerken yaşadıkları komik anıları anlatmaya başladı, gülüyordu. Ama Arda sadece başını sallıyor, dinlemiyordu.

— Sen neredesin? Ben burada hikayeler anlatıyorum, senin yüzün cenaze evinden çıkmış gibi, — dayanamadı Sarp.

Arda derin bir nefes aldı, parmaklarını kenetledi:

— Bilirsin, Elif’in bir kızı var, İrem. Tanıştığımızda kız daha iki yaşındaydı. Bütün bu zaman boyunca Elif’in ailesiyle beraber Konya’da yaşıyordu. Elif para gönderiyor, ziyaretine gidiyordu ama çocuğu büyütecek olan büyükannedi. Hatta evlenip İstanbul’a taşındığımızda bile ısrar ediyordu: “Sadece ikimiz, hep böyle olacak.” Ama altı ay önce İrem’i yanımıza getirdi. Okul yakın, her şey elinin altında, dedi. Ama benim için bu daha kolay olmadı. Sinir oluyorum. Böyle yaşamak istemiyorum.

Sarp bir süre sustu, sonra ağır bir iç çekti:

— Bak, onun bir çocuğu olduğunu biliyordun. Gerçekten kızın ömrü boyunca başka bir şehirde yaşayacağını ve asla yanınıza gelmeyeceğini mi düşündün?

— Evet, biliyordum… Ama Elif söz vermişti! İrem hep büyükanneyle kalacak, demişti. Şimdi bu kız sürekli gözümün önünde, dikkatimi dağıtıyor. Elif’i seviyorum ama onun da benim çocuğummuş gibi davranamıyorum.

— O zaman ya kızı kendinden biri olarak kabullenirsin ya da dürüstçe çekip gidersin. Bu konuda yarı yarıya olmaz. Elif’le beraber olmak istiyorsan, İrem’i de seveceksin. Ya da yerini onu sevebilecek birine bırak.

Eve dönerken Arda konuşmayı kafasında tekrar tekrar yaşıyordu. Elif’in İrem’i kursa götürmesini istediğini, onların arkadaş olacağını umduğunu hatırladı. O ise öfkeleniyor, sinirleniyor, savuşturuyordu. Bugün de onu bale kursuna götürmesini istemişti. Kabul etti ama yol boyunca suskun kaldı. İrem onunla konuşmaya çalıştı, okulda resim yapmayı ne kadar sevdiğini, Yeni Yıl’ı nasıl dört gözle beklediğini anlattı.

— Arda, sen beni sevmiyor musun? — diye sordu birden.

— Neden öyle düşündün? — şaşırdı Arda.

— Yani benimle konuşmuyorsun, gülmüyorsun. Belki de benden hoşlanmıyorsun? Mesela sınıfta bir çocuğu sevmiyorum ben de, onunla arkadaş değiliz. Galiba bizim de aramız öyle…

Cevap veremedi, dans stüdyosuna varmışlardı. Ama kızın sözleri sanki kalbine saplanmıştı. Başka hiçbir şey düşünemiyordu. Akşam, Elif İrem’i yatırırken yanına gitti:

— Elif, İrem yine büyükannene gidecek mi? Belki Yılbaşı’ndan sonra?

Karısı ona döndü, gözlerinde bir anlık şaşkınlık belirdi:

— Sen ciddi misin? Altı yıldır evliyiz. İrem’i başından beri biliyordun. O benim kızım. Şimdi bizimle yaşaması gerekiyor. Annem artık yetişemiyor, yaşı ilerledi. Üstelik bir çocuğun annesiyle olması lazım. Seni rahatsız eden ne?

— Böyle anlaşmamıştık. Kendi çocuklarımız olacağını umuyordum, başkasının kızını büyütmek değil. Affet ama onu kendimden biri gibi hissetmiyorum.

Elif’in yüzü bembeyaz oldu. Dirseklerini pencere kenarından çekti, geri adım attı:

— Başkasının kızı mı? Cidden mi? Altı yıl benimle yaşadın, gelecek planları yaptın, sevgiden bahsettin… ve şimdi kızım sana engel mi oluyor? Biliyor musun, düşünmem lazım. Bu gece salon yatağında yatacaksın.

Arda kanepesine uzandı ama uyuyamadı. Düşünceleri tıpkı kafese kapatılmış kuşlar gibi çırpınıyordu. Elif’in haklı olduğunu biliyordu. Ama aynı zamanda bir ihanete uğramış gibi hissediyordu. Farklı kurallara inanmıştı ve şimdi her şey değişmişti.

Sabaha karşı bir rüya gördü: İrem, gülerek ona koşuyor, sarılıyor, onu kollarına alıp havaya kaldırıyordu ve kız fısıldıyordu: “Baba.” Ter içinde uyandı. Kendini rahatsız hissetti. Bu rüya, beklediğinden çok daha derin bir yere dokunmuştu.

Aynanın karşısına geçti, gözlerinin içine baktı. Cevap açıktı: Ya kızı kabullenip gerYa kızı kabullenip gerçekten ailenin bir parçası olacak, ya da her şeyi daha fazla yıkmadan gitmesi gerekecekti.

Rate article
Lifequest
Kızı Büyükannesiyle Kalacaktı… Ama Her Şey Değişti