«Seni Kurtarmaya Geldik»: İş Arkadaşlarımın Beni Dibe Vurmaktan Kurtarma Hikayesi

Ece daha uyuyordu, cumartesi sabahının sessizliğinde kapının zili çaldı. Ürpererek yatağında doğruldu. Bu saatte kim gelebilirdi? Hiçbir misafir beklemiyordu.

Kapıyı açtığında donakaldı: eşikte iş arkadaşları duruyordu—Ayla, Fatma ve Ceyda. Ayla’nın elinde termos, Fatma’nınkinde bir kutu börek vardı.

“Burada ne arıyorsunuz?!” diye şaşkınlıkla haykırdı Ece. “Bugün izin günü!”

“İşte bu yüzden buradayız,” diyerek Ayla, evine gelir gibi içeri girdi. “Kızın nerede?”

“Elif uyuyor… Bir şey mi oldu?”

“Hayır, hiçbir şey olmadı. Onu hazırla ve sen de toparlan. Bizimle dinlenme tesisine gidiyorsun. İtiraz kabul etmiyoruz.”

Ece şaşkınlık içinde kaldı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Nasıl yani? Dinlenme tesisine? Şimdi mi?

“Ofiste size katılamayacağımı söylemiştim…”

“Evet, nedenini biliyoruz,” diye yumuşak bir sesle ekledi Fatma. “Ve fark etmediğimiz için utanıyoruz.”

Ece’nin yüzü bembeyaz oldu.

“Ne demek istiyorsunuz?”

“Her şeyi biliyoruz, Ece. Boşandıktan sonra çocuğunu tek başına büyüttüğünü, eski kocanın nafaka ödemediğini, kızını ilkokula hazırlamak için kendinden ödün verdiğini, aç bile kalsan kimseye bir şey söylemediğini…”

Ece sustu. Boğazında bir yumak hissetti.

“Şikâyet etmek istemedim… Hallederim sanıyordum…”

“Zaten halloluyorsun,” diye araya girdi Ceyda. “Ama hallolmak, hayatta kalmak demek değil. Arkadaşız, Ece. Ve arkadaşlar, birbirine yardım eder.”

“Her şeyi ayarladık,” diye devam etti Ayla. “Tesisin rezervasyonu bizden. Yol, yemek, her şey bizden. Senden sadece sen ve Elif’i alman gerekiyor.”

Ece gözlerini yere indirdi. Yardım kabul etmek ona zor geliyordu. Ama sessizce çırpınmaktansa…

“Ama… Hazır giysilerim bile yok…”

“Biz varız ya,” diye sertçe söyledi Ayla. “Fatma, kendi kızından kıyafetler getirdi. Hepsi temiz ve düzgün. Elif’e okul için tam olur.”

“Kırtasiye malzemelerini de hazırladık,” dedi Murat, elinde bir poşetle koridora adım atarak. “Kalemler, defterler, resim defteri… Her şey tamam.”

“Ne diyeceğimi bilemiyorum…”

“Hiçbir şey deme,” diye ona sarıldı Ceyda. “Sadece inan: sen sadece zorlukları hak etmiyorsun. Dinlenmeyi, ilgiyi ve desteği de hak ediyorsun.”

İki saat sonra, neşeli bir grupla otobüs şehirden ayrılıyordu. Elif, Ece’nin kucağında yeni çantasına sarılmış oturuyordu. Ece ise pencereden dışarı bakıyor, avuçlarında çay dolu termosu sıkıyordu. Ve uzun zamandır ilk kez, göğsünde bir sıcaklık hissediyordu.

Kocasıyla şansı yaver gitmemişti. Ama anlaşılan o ki, etrafındaki insanlarla inanılmaz şanslıydı.

Rate article
Lifequest
«Seni Kurtarmaya Geldik»: İş Arkadaşlarımın Beni Dibe Vurmaktan Kurtarma Hikayesi