Geçmişin Gölgesinde: Yeni Mutluluğa Yolculuk

**Geçmişin Gölgeleri: Yeni Bir Mutluluğa Doğru**

Ahmet işten çıktığında, buz tutmuş merdivenlerde neredeyse kayacaktı. Bir gece önce yağan karla karışık yağmur donmuş, sabah ise keskin bir rüzgâr yüzünü yalıyordu. Yollarda kornalar çalıyor, sürücüler eve dönmek için sabırsızlanıyordu. Eskiden bu trafik Ahmet’i deli ederdi, ama şimdi bir kurtuluştu—eve dönmek istemiyordu.

Bir şeyler, Elif’le olan ilişkilerinde bozulmuştu. Üniversite yıllarından başlayan yedi yıllık evlilikleri, rutinin içinde eriyip gitmişti. Aşk varsa bile, buharlaşmış, geriye sadece alışkanlık kalmıştı. Ahmet sık sık kendine soruyordu: *Onları bir zamanlar birleştiren o his neredeydi? Yoksa hiç var olmamış mıydı?*

Her ailede krizler olurdu, ama onların çocukları yoktu ki kavga etmeye değsin. Evlilikleri başından beri sakindi, tutkulu bir aşk hikâyesi değildi. Ahmet Elif için çıldırmamıştı, ama yanında huzur buluyordu.

*”Dört yıldır birlikteyiz,”* demişti bir gün üniversitede. *”Sonrası ne olacak? Planlarında ben var mıyım?”*

Sözleri bir evlilik çağrışımıydı. Ahmet düşünmemişti, ama cevapladı:
*”Tabii ki varsın. Diplomalarımızı alıp işe gireceğiz, sonra evleniriz. Neden sordun?”*
*”Emin olmak istedim,”* diye fısıldamıştı.

*”Merak etme,”* demişti Ahmet onu kucaklayarak. *”Beyaz gelinlik, düğün, çocuklar… Hepsi olacak.”*

Elif konuyu bir daha açmadı. Mezun olduktan sonra farklı şirketlerde işe girdiler—o ısrarla ayrı yerlerde çalışmayı istemişti. Görüşmeleri azalmıştı. Doğum gününden önce Elif tekrar evlilikten bahsetti:
*”Annem ne zaman evleneceğimizi soruyor.”*
*”Acele etmeye ne gerek var?”* diye kaçmıştı Ahmet.
*”Beni sevmiyor musun?”* sesi titreyerek. *”Neden yıllarca başımı ağrıttın öyleyse?”*

Ahmet ona alışmıştı. Yenisini aramaya ne gerek vardı? Doğum gününde bir yüzük alıp evlenme teklif etti. Elif’in gözleri parlıyor, annesi gözyaşlarını siliyordu. Ahmet evde ailesine duyurdu:
*”Evleniyorum.”*

Annesi kaşlarını çattı:
*”Bu kadar erken niye? Önce ayaklarınızın üzerinde durun. Yoksa bir mecburiyet mi var?”*

Elif’i sevmiyordu—görünüşte mütevazı ama içten içe baskındı.
*”Mecburiyet yok,”* dedi Ahmet. *”Birbirimizi seviyoruz. Dört yıl birlikteyiz, daha ne bekleyelim?”*
*”Bu onun fikri,”* diye iç çekti annesi. *”İyi düşün oğlum.”*

Ama Ahmet kararını vermişti.

Mayıstaki düğün harikaydı. Elif beyaz gelinliğiyle baharın simgesi gibiydi. Çocuklar? Önce ev ve araba alıp kredi ödemeyi bitirmeye karar verdiler. Ahmet’in ailesi kredinin peşinatına yardım etti. Gençler iki odalı bir daire alıp döşediler. Babası eski arabasını verdi, kendisine yeni bir tane aldı. Hayat yoluna giriyordu.

Ama Elif bir fikirle çıkageldi: Ahmet’in kendi işini kurma vaktiydi. Bir üniversite arkadaşı elektroniğe yatırım yapıyor ve ortak arıyordu.
*”Ben mühendisim, işimi seviyorum,”* dedi Ahmet. *”Rekabet çok, mantıksız.”*
*”Kendi işinin patronu olmak istediğini sanıyordum,”* diye ısrar etti. *”Elektronik herkese lazım. Rekabeti aşabiliriz.”*
*”İstemiyorum,”* diye kesip attı.

Elif küstü. İlk kez ciddi kavga etmişlerdi, günlerce konuşmadılar. Barıştılar ama Elif konuyu tekrar açtı, işin krediyi çabuk kapatacağını söylüyordu. Ahmet, annesinin haklı olabileceğini düşündü: *”Acele mi ettim acaba?”* Elif’i seviyor muydu gerçekten?

Şans eseri, arkadaşları batınca konu kapandı. Krediyi bitirip Ahmet’e bir Jeep, sonra Elif’e küçük bir araba aldılar. Artık çocuk vaktiydi. Annesi merak ediyordu:
*”Niye çocuk yok? Bir sıkıntı mı var?”*
*”Olacak,”* diyordu Ahmet, Elif’in istemediğini söylemeden.

*”Arkadaşlarımızın çocukları oluyor,”* diye açtı konuyu. *”Otuzumuza yaklaşıyoruz. İş, ev, araba… Hepsi tamam. Artık zamanı.”*
*”Ne çocuğu?”* diye savuşturdu Elif. *”Kariyerimi bırakıp evde oturamam. Ev hanımı mı olacağım? Beni ilk sevmeyen sen olursun.”*

Elif terfi alıp işine daha da daldı. Çocuklar Ahmet’in hayali olarak kaldı, o kariyeri seçmişti.

Akşam trafikten çıkıp eve girdiğinde, Elif telefondaydı.
*”Niye bu kadar geç kaldın?”* diye tersledi.
*”Trafik,”* diye kısa kesti.
*”Gamze aradı, yılbaşına çağırdı,”* dedi. *”Sen niye sessizsin?”*
*”Zaten kabul etmişsin,”* diye omuz silkti Ahmet.
*”Karşı mısın yani?”* diye üsteledi.
*”Evde kalmak istedim biz… Uzaklaşıyoruz, Elif. İkimiz, romantik, mum ışığında…”*
*”Ciddi misin?”* diye burun kıvırdı. *”Televizyon karşısında oturup sonra senin aileme, sonra anneme mi gideceğiz? Sıkıcı. Gamze’ye söz verdim.”*

Telefonuna döndü. Ahmet bir kez daha denedi:
*”Plan değişti diyelim.”*
*”Hayır,”* diye kesti.

Gamze’nin partisi gürültülüydü. Ahmet, bir adamın Elif’e baktığınıAhmet o gece, artık her şeyin bittiğini anladı.

Rate article
Lifequest
Geçmişin Gölgesinde: Yeni Mutluluğa Yolculuk