Kayınvalide Evde: Mükemmel İlişkiyi Bile Zedeleyen Unsurlar

Bugün oğlum Ahmet nişanlısını eve getirecekti. Sabahın erken saatlerinden itibaren mutfakta koşturdum, sofrayı özenle hazırladım, her detayı düşündüm. İlk görüşte Aslı’ya ısındım: tatlı, mütevazı, terbiyeli bir kızdı. Tanıştık, yemeğe oturduk, sohbet ettik. Ancak akşam yemeğinden sonra Ahmet, Aslı’yı eve bırakmaya gitti ve bir saat sonra gözleri dolu dolu döndü.

“Oğlum, ne oldu?” diye telaşlandım.
“Her şey bitti, anne. Düğün olmayacak. Aslı beni terk etti,” diye boğuk bir sesle cevap verdi.
“Nasıl terk etti?.. Neden?”
“Senin yüzünden, anne…”

Donup kaldım. Bu doğru olabilir miydi?

Göz yaşlarımı zor tutarak arkadaşım Kader’i aradım:
“Kader, gelir misin?.. Daha nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. Oğluma engel oluyorum, keşke hiç olmasaydım.”

“Saçmalarını kes!” diye çıkıştı Kader. “Bekle, hemen geliyorum.”

Ahmet’le birlikte küçük bir kiralık evde yaşıyorduk. Kendimize ait bir evimiz yoktu, yardım edecek yakınlarımız da. Oğlum gözümün önünde büyüdü, okudu, üniversiteyi kazandı. Ben de iki işte çalışıp geçim derdine düştüm. Zor ama birbirimize tutunarak yaşadık. Tek bir şey beni üzüyordu: Ahmet bir türlü ciddi bir ilişki kurmuyordu. Oysa torun özlemiyle yanıp tutuşuyordum…

Ahmet’in hayatına Aslı girince içim umutla doldu. Altı ay sonra müjdeyi verdi: nikâh için başvurmuşlardı.

Ziyaretlerine büyük bir olaymış gibi hazırlandım. Aslı’yı gerçekten sevdim. Ama yemekte birden sordu:
“Teyzeciğim, siz burada uzun süre mi kalacaksınız?”
“Ne demek istiyorsun? Burası benim evim.”
“Bu evde mi?..” diye şaşırdı Aslı.
“Evet. Ahmet’le birlikte.”
“Anladım… Özür dilerim, bilmiyordum.”

Konu kapandı, ama kızın tavrı birden değişti. Ertesi gün Ahmet’le görüşmeyi reddetti, sonra da nikâhtan vazgeçtiğini söyledi. Sebep: annesiyle yaşayamazdı.

“Ben onlara yük oluyorum Kader!” diye hıçkırdım. “Oysa ben yardım ederdim: ev işlerine, çocuğa… Hamile olduğunu da öğrendim!”

“Dinle,” dedi Kader sertçe. “Oğlun kendi hayatını kuracak. Sen de bunları yaşadın. O bir erkek, ailenin reisi olmalı, annesiyle yaşayıp kalmamalı.”

“Ama tek başıma yapamam. Ne emeklim var, ne de iyi bir işim…”

“Yapacaksın. Herkes yapıyor, sen de yaparsın. Önemli olan onların mutluluğuna engel olmaman. İstersen torununu görür, mutlu bir aile ve oğlunun minnetini kazanırsın. İstemezsen her şeyi kaybedersin.”

Kararımı verdim. Ertesi gün Kader’le birlikte Aslı’ya gittik.

“Geldiğiniz için teşekkürler,” dedi Aslı uzun bir konuşmadan sonra. “Ben böyle bir adım atamazdım. Ama… Teşekkür ederim. Ve bilin ki bizi asla yalnız bırakmayacağız. İhtiyacınız olursa her zaman yanınızda oluruz.”

“Bizi mi?..” diye afalladım.

“Evet. Ahmet’le devam ediyoruz. Onu seviyorum. Ama ayrı yaşayacağız. Bunu anladığınız için teşekkürler.”

Nikâh sonunda gerçekleşti. Ahmet, Aslı’nın evine taşındı. Oğulları doğduğunda ise Aslı bizzat kapımı çaldı: yardıma ihtiyacı varmış.

Şimdi torunumu büyütüyorum, lezzetli yemekler yapıyorum. Bir gün Aslı yanıma gelip dedi ki:
“Size teşekkür ederim, anne… Siz olmasaydınız nasıl başa çıkardık bilmiyorum.”

Rate article
Lifequest
Kayınvalide Evde: Mükemmel İlişkiyi Bile Zedeleyen Unsurlar