Kıyıda Beklenmedik Karşılaşma

Ayşe, kocası ve kızıyla birlikte hayatlarını tamamen değiştirmeye karar verdi — gürültülü İstanbul’dan sakin bir Ege kasabasına taşındılar. Bir ev aldılar, küçük bir çiftlik kurdular, sebze bahçesi ektiler. Yepyeni bir hayat başlamıştı. Akşamları Ayşe, keçilerini alıp dere kenarında gezer, günbatımını izler, sessizliğin tadını çıkarırdı.

“Anne, hava kararıyor, yine keçilerle nereye?” diye şaşırdı kızı Elif.
“Derede ot daha taze,” diye cevap verdi Ayşe. “Bir saat sonra dönerim, merak etme.”

Ama ne bir saat sonra ne de iki saat sonra dönmedi. Elif endişelendi ve babasını ikna edip annesini aramaya çıktılar. Ayşe’yi hemen bulamadılar. Onu evin önündeki bankta görünce donup kaldılar: Solgun, titreyen Ayşe bir ağlıyor, bir gülüyordu.

“Anne, ne oldu?” diye sordu Elif.
“Gördüm,” diye fısıldadı Ayşe, “hayalet değil… daha kötüsü.”

Oysa sadece bir saat önce her zamanki gibi dereye giden patikadaydı. Keçiler otluyordu, o da dinlenmek için oturup biraz kestirdi. Alacakaranlıkta uyandı, hemen fırladı, keçileri toplamaya başladı. Keçiler inadına çalılıklara dalmıştı. Ayşe de peşlerinden gitti. Tam son keçinin arkasında otların arasında bir şeyin kıpırdadığını fark etti. Uzun, siyah…

Önce tilki sandı. Kalbi hızla çarptı — ya kuduzsa? Hayvan peşlerini bırakmıyordu. Keçi Nazlı aniden meledi, Ayşe onu korumak için elindeki sopayı kaldırdı… tam o sırada o “şey” zıplayıp üzerine atılacak gibi oldu.

Ama her şey bittiğinde yakından bakmaya cesaret ettiğinde, gördüğü şey… devasa bir erkek külodu, keçinin ayağına balık misinası dolanmıştı. Belli ki birisi çalıların üzerinde kurumaya bırakmış, Nazlı da onu sürüklemişti.

Ayşe yere oturdu ve kahkahalarla güldü. Tüm gerginlik, korku, adrenalin — hepsi bu kahkahada patladı. Tam o sırada kocasıyla kızı onu buldu. Eve döndüklerinde ise artık keçileri dere kenarına götürmesi yasaklandı — kim bilir orada daha neler “canlanacaktı”…

Rate article
Lifequest
Kıyıda Beklenmedik Karşılaşma