Eşini Cezalandırmak İsterken Kendini Yalnız Buldu

Leyla’nın bankadaki yeni işinde terfi almasıyla karakteri birden değişti. Sessiz, uysal bir kadinken huysuz, eleştirel ve talepkâr birine dönüştü. Kocası Cem, bu durumu anlamıyordu: “Nereden çıktı bu kadar şikayet? Eskiden her şey yolundaydı.” Leyla, evde hiçbir şey yapmamasından yakınıyordu: yemek, çocuk, temizlik… Hepsi onun üzerindeydi. Cem ise bunu sorun etmedi. “Kayseri’deki bu apartman dairesinde erkek işi mi var? Raflar duruyor, musluk akmıyor. Yemek yapmak da erkek işi değil,” diye düşünüyordu. Bir gün çorba istediğinde, Leyla soğukça karşılık verdi: “Sebzeleri doğra, o zaman yaparım.” Cem öfkelendi: “Sen doğra! Kadınsın işte!”

Leyla işte daha çok vakit geçiriyor, oğullarını artık kreşten en son alıyorlardı. Cem çocuğuna üzülüyordu ama kendisi gitmeyi düşünmüyordu. Ya bir dolabı yerinden oynatmasını ya da bir boruyu tamir etmesini isterlerse?

Karısının artık onu takdir etmediğini düşünüyordu. Sürekli homurdanıyordu: “Bu terfi sana ne kazandırdı ki? Eskisi gibi sessizce otursaydın, her şey normal olurdu.” Leyla sakince cevap verdi: “Sen de gelişim departmanında terfi al, daha fazla kazan, ben de eve dönerim. Çocukla ilgilenirim, yemek yaparım. Ama iki maaşsız geçinemeyiz. Annem eskiden yardım ederdi, şimdi kendi ihtiyaçları var.” Cem sinirleniyordu: “Bir de tadilat yaptırmaya kalktı!”

Oysa kendisi kariyer peşinde koşmuyordu. Patronun hafta sonu bile çalıştığını görüp, “Yok, bana göre değil. Ben mesaimi yapar, eve giderim,” diyordu. Ama Leyla’nın eleştirileri arttıkça, içinde birikmiş öfke de büyüyordu. “Madem patron olmak istiyor, yalnızlığın ne demek olduğunu anlasın,” dedi ve işte daha fazla kalmaya başladı. Sonra muhasebedeki iş arkadaşı Gülay’la yakınlaştı. Güzeller güzeli değildi ama hoş bir vücudu, sıcak bir sesi ve sürekli eve götürdüğü börekleri vardı.

Gülay’ın küçük bir oğlu vardı ama bu Cem’i rahatsız etmedi. Onun yanında kendini değerli hissediyordu: sıcak battaniye, taze yemek, hayran bakışlar… Görüşmeleri sıklaştı. Bu sırada Leyla’nın annesi torununu almaya başladı çünkü Leyla büyük bir projeye gömülmüştü. Cem için bu iyiydi: “Yemek yapmıyor ama ben aç kalmıyorum. Gülay hem doyuruyor hem övüyor. Adil.” Ancak Gülay’ın kuralları vardı. Cem, elinde tatlı, parfüm veya “hoş bir şeyler” alacak para olmadan giderse, surat asılıyor, yemek basitleşiyor, ilgi azalıyordu.

Bu durum Cem’i tedirgin ediyordu ama kendini teselli ediyordu: “Önemli değil. Sevgi istemiyor, sadece biraz ilgi ve para. Ama Leyla gidip de beni kaybettiğini anlayınca, işte o zaman ağlayacak!” Gülay hiç tereddüt etmeden kürk mantosu istediğinde, Cem oyunun bittiğini anladı.

Evine öfkeyle girdi, Leyla’nın gelmesini bekledi ve kaşlarını çatarak sertçe konuştu:

“Leyla, bu kadar yeter. Ben bir erkeğim! Akşam yemeği, düzenli bir ev, temiz çoraplar istiyorum! Benden önce geliyorsun, neden bir çorba kaynatmıyorsun? Ya da çamaşırları asmak bu kadar mı zor?”

Leyla sessizce üzerini çıkardı, çantasını yere bıraktı ve yorgun bir sesle sordu:

“Hepsi bu mu?”

“Hayır!” diye gürledi Cem. “Gidiyorum! Başka bir kadının yanına! Beni gerçekten değerli gören birinin! Eşyalarımı topladım, işte bu kadar! Tek başına yaşa bakalım!”

“Haklısın,” diye başını salladı Leyla. “Haydi git. Tembel bir sızlanmayla daha fazla yaşayamam. Ama evi bırakıyorsun. Krediyi ben ödüyorum. Avukat da onaylar, sen bu eve tek kuruş harcamadın.”

Cem’in yüzüne kaynar su dökülmüş gibi oldu. Nasıl yani? Yalvarmalar nerede? Gözyaşları? Leyla’nın peşinden koşacağını, kalması için yalvaracağını sanıyordu. Ama karşısında buz gibi bir hesap vardı.

Öfkeyle kalbi çarparak eşyalarını topladı ve Gülay’a gitti. Kapıyı güvenle çaldı: “Canım, artık seninleyim. Sonsuza kadar!” Gülay kapıyı açtı, onu tepeden tırnağa süzdü ve kollarını bağladı:

“Kim dedi seni eve çağırdığımı? Çocuğum var, kira ödüyorum, maaşım da az. Sen bir çözüm değilsin, yük olursun. Ödemeye hazır değilsen, defol git.”

Kapı burnunda kapandı. Cem, merdiven boşluğunda kaldı – elinde bir çanta, kırık bir gurup ve bomboş bir kalple. Kimse istememişti onu. Ne karısı, ne sevgilisi. Ve uzun yıllar sonra ilk kez… gerçekten yalnızdı.

Rate article
Lifequest
Eşini Cezalandırmak İsterken Kendini Yalnız Buldu