Kimseye Borcu Olmayan Anne

Sevda ve Emre düğün hazırlıklarıyla meşguldü. Törenden önce, gelinin annesi Aylin Hanım, damadın annesiyle tanışmak için misafirliğe geldi. Buluşma, Emre’nin annesi Lale Hanım’ın evinde gerçekleşti. Düğün detaylarını konuştular, sofrada hoş vakit geçirdiler. Ertesi sabah Aylin Hanım eve dönmek üzere hazırlandı. Sevda onu uğurlamak için kapıya kadar eşlik etti.

“Emre’yi nasıl buldun?” diye sordu annesine.

“İyi bir delikanlı,” diye gülümsedi Aylin Hanım ama ardından derin bir iç çekti.

“Anne, ne oldu?” diye şaşırdı Sevda.

“Kızım, onun annesinden uzak dur. Hakkında bilmediğin çok şey var.”

Bu sözlerin anlamı kısa sürede ortaya çıktı.

Sevda, kaynanasının onlarla yaşamaya karar verdiğini öğrenince, kocasına net bir şekilde çıkıştı:

“Seçim yapmak zorundasın: ya ben, ya annen.”

“Kimseyi seçmeye niyetim yok,” diye sakin yanıt verdi Emre. “Biz hayatımıza aynen devam edeceğiz, annem de kendi işlerini halletsin.”

“Yani, bize taşınmasına izin vermeyecek misin?”

“Ona çoktan söyledim.”

“Peki, o ne dedi?”

“Kırıldı. Nankör dedi, ileride pişman olacağımı söyledi.”

“Tahmin edilebilirdi…”

Lale Hanım erken emekli olmuştu – uzun yıllar hosteslik yapmıştı.

“Yeter, artık dinlenme vakti,” diye düşündü, iyi bir emekli maaşıyla. Çoğu insanınkinden fazlaydı.

Ama kısa sürede anladı ki, alıştığı yaşam tarzı için bu para yetmiyordu. Çözüm kendiliğinden geldi: masrafları oğluna yüklemek.

“Seni büyüttüm, okuttum. Şimdi sıra sana düştü – evlatlık görevini yerine getireceksin,” dedi, Emre daha 23 yaşındayken. “Gelecek ay itibariyle kira ve mutfak masraflarını sen üstleneceksin.”

“Peki,” dedi Emre. “Ama ben sana bakıyorsam, hayatıma karışmayacaksın.”

Kabul etti – ve itiraf etmek gerekirse, karışmadı da. Oğlunun hayatı onu pek ilgilendirmiyordu. Emre’yi büyüten daha çok büyükanneleriydi, o kendi hayatının peşinde koşarken, başarısız olarak.

Yıllar geçti. Oğlu büyüdü, lisede onun yanına taşındı. Beş yıl boyunca düzenli olarak masrafları karşıladı. Lale Hanım ise sadece kendine harcayarak keyif yaptı.

Lale Hanım 50 yaşına bastığında, Emre eve bir eş getirdi.

“Ne kadar zarifsiniz!” diye şaşırdı Sevda ilk karşılaşmalarında. “Hiç emekli gibi durmuyorsunuz.”

Gençlerin onunla yaşayacağını öğrenen Lale, içinden sevindi: “İyi oldu,” dedi ve ekledi: “Artık yemek de yapmam gerekmez.”

Sevda bunu samimi bir davet sanmıştı, ama Emre gerçeği açıkladı:

“Annemin bizi kovmaya cesareti yok. Son beş yıldır her şeyi ben ödüyorum.”

Aylin Hanım’ın ziyareti, zaten ince olan illüzyonları iyice dağıttı:

“Kızım, dikkatli ol. Bu kadın sadece kendini düşünür. İşine gelmezse sizi unutur. Önemli olan, kocana sıkı sıkı sarıl. Onu beğendim. Ama annesi konusunda şanssızsınız.”

Altı ay geçti. Lale Hanım âşık oldu. Adnan adında bir adam sık sık gelmeye başladı. Sonra bir gün…

“Taşınmanız için iki haftanız var. Evimi satıyorum. İzmir’e taşınıyorum.”

“Ciddi misin?” diye şaşırdı Emre.

“Neden olmasın? Benim hakkım. Ev bana ait. Ailem bana hediye etmişti.”

“Ve sen bizi atıyorsun?”

“Evet. Tamamen yasal.”

Emre sessizce montunu giyip çıktı. O akşam, Sevda’yla eşyalarını topluyorlardı. Bir iş arkadaşının yanına yerleştiler, kiracı arıyordu zaten. Bir ay sonra Lale Hanım evi sattı ve Adnan’la İzmir’e gitti.

Birkaç gün sonra Emre, annesinden borç istemeye çalıştı:

“Hayır, tabii ki olmaz. Bütçem zaten planlı,” diye soğuk bir cevap verdi.

“Peki, iyi şanslar,” dedi.

“Sana da,” diyerek gülümsedi. Vedalaşırken bile sarılmadı.

Bir yıl sonra Lale Hanım aradı: Adnan’dan boşanmıştı, parasını almış, kaybolmuştu. Şimdi evsiz ve yalnızdı. Geri dönüş yaptığında ilk sözleri şu oldu:

“Sizinle yaşayacağım.”

“Hayır. Kalan paranla bir kredi çek, ev al.”

“Kredi mi? Bu yaşımda? Emekli maaşımla mı?”

“İş bul. Herkes gibi idare etmeye çalış.”

“Yani bana yardım etmeyecek misin?”

“Sana hiçbir borcum yok anne.”

Öfkelendi:

“Nankörsün! Seni ben büyüttüm!”

“Ben de senden öğrendiğimi yapıyorum,” diye sakince cevapladı.

Lale Hanım, parası bitene kadar arkadaşlarında kaldı. Sonra kapılar bir bir yüzüne kapandı. Yeniden oğluna döndü.

“Anne, ne hasta ne de çok yaşlısın. İş bul. En azından bir oğLale Hanım sonunda, umutsuzluğa düşmüş bir halde, yıllar önce terk ettiği ilk kocasını aramak zorunda kaldı.

Rate article
Lifequest
Kimseye Borcu Olmayan Anne