Evli Olmadan Hamile Kalan Kadının Köy Dedikodularıyla Mücadelesi

Her köy ziyaretimde, bebek arabasını iterek büyükannem ve büyükbabamın evine doğru yürürken, arkalarından fısıldaşan sesler duyardım: “İşte o Ayşe, kocasız hamile kalan. Rüya ve İsmail’in torunu, bak gör, nasıl da yetiştirmişler, yazık, tek başına.” Köy dedikoduları rüzgârdan hızlı yayılırdı. Sinir bozucuydu ama sessiz kaldım. Büyükannem hep şöyle derdi: “Kulak asma Ayşe, insanlar senin cesaretine ve kendi yolunda yürümene imrendikleri için konuşurlar.”

Her şeyi değiştiren karar
24 yaşındayken hamile olduğumu öğrendim. Çocuğun babası, o zamanki erkek arkadaşım, “buna hazır olmadığını” hemen belli etti. Israr etmedim—tek başıma da başarabileceğimi biliyordum. Yaşadığım ve çalıştığım şehirde kimse hayatıma fazla karışmıyordu. Ama büyükannemin yanına biraz dinlenmek ve düşünmek için geldiğim köyde dedikodular başladı. Komşular fısıldaşıyor, bakkalın önündeki teyzeler birbirlerine bakıyor, bazıları ise direkt soruyordu: “Ayşe, kocan nerede? Yoksa nikahsız mı?”

Açıklama yapmak istemiyordum. Evet, evli değildim. Evet, tek başıma doğurmaya karar vermiştim. Ve hayır, utanmıyordum. Ama köyün kendi kuralları vardı: Burada herkes her şeyi bilir ve “doğru hayat” tablolarına uymuyorsan, yargılanmayı bekle. Şükür ki büyükannem ve büyükbabam beni destekledi. “Çocuk bir nimettir, gerisi boş” diyordu büyükbabam. Büyükannem de ekliyordu: “Önemli olan senin mutlu olman. İnsanlar her zaman dedikodu malzemesi bulur.”

Yeni hayat ve yeni zorluklar
Oğlum doğduğunda şehre döndüm. Tek başına anne olmak kolay değildi: iş, kreş, faturalar, uykusuz geceler… Ama kararımdan asla pişman olmadım. Canım Ali—ışığım, anlamım. Neşeli ve meraklı bir çocuk oldu, onun hiçbir eksiği olmasın diye elimden geleni yapıyorum. Köye artık daha seyrek gitsem de, her gidişimde aynı bakışlarla karşılaşıyorum. Şimdi onları görmezden gelmeyi öğrendim. Hatta bazen, “Ayşe, hâlâ yalnız mısın?” diyenlere gülümsüyorum.

Büyükannem bir gün şöyle dedi: “Bizim zamanımızda da her şey olurdu. Ben de anneni kocasız doğurdum, bak, ayaktayım. Önemli olan başkalarının sözlerinin seni kırmasına izin vermemek.” Bu sözler sloganım oldu. Kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadığımı anladım. Hayatım benim, nasıl yaşayacağımı ben seçerim.

Diğerlerine söylemek istediğim
Şimdi 27 yaşındayım ve mutluyum. Evet, zor zamanlar oluyor, evet, bazen yoruluyorum ama oğlumu tek başıma büyüttüğüm için gurur duyuyorum. Eğer siz de yargılanmayla karşılaşıyorsanız, unutmayın: başkalarının fikirleri sadece bir gürültü. Kim olduğunuzu ve değerinizi belirlemezler. Kendiniz ve sevdikleriniz için yaşayın. Dedikodular mı? İnsanlar yeni bir konu bulunca susacaklardır.

Benzer hikâyeleriniz varsa, yargılanmayla nasıl başa çıktığınızı yazın. Belki deKimi geceler rüyamda köyün tepesinden uçuyorum ve aşağıda fısıldaşan sesler rüzgarla karışıp kayboluyor.

Rate article
Lifequest
Evli Olmadan Hamile Kalan Kadının Köy Dedikodularıyla Mücadelesi