Koridora sessizce çıktığımda, kocam Cem’in annesinin pardösüsünün cebine bir banknot sıkıştırdığını gördüm. Kayınvalidem mutfak masamızda oturmuş, diğer misafirlerle tatlı tatlı sohbet ediyordu. Bu sahne beni hazırlıksız yakaladı, donakaldım. Neden Cem bunu gizlice yapıyordu? Ve neden kendi evimde aldatılmış gibi hissediyordum?
Cem’le beş yıldır evliyiz. Evliliğimiz mükemmel değil ama birbirimizi seviyor ve ortak bir hayat kurmaya çalışıyoruz. Ben küçük bir firmada muhasebeci olarak çalışıyorum, Cem ise bir lojistik şirketinde şoför. Paramız geçimimize yetiyor ama lüks içinde değiliz: kira ödüyoruz, araba tamiratı için birikim yapıyoruz, bazen mütevazı bir tatil yapıyoruz. Kayınvalidem, Neriman Hanım, yakın bir semtte yaşıyor. Sık sık bize gelir, ev yapımı börekler getirir, haberler anlatır. Ona kibarlık göstermeye çalışıyorum, ancak yemek yapışım veya ev işlerim hakkındaki yorumları bazen canımı sıkıyor.
O akşam her zamanki gibiydi. Arkadaşlarımızı yemeğe davet etmiştik, Neriman Hanım da gelmişti. Mutfakta salatalar ve ana yemek hazırlıyordum, Cem de masayı hazırlamama yardım ediyordu. Kayınvalide, her zamanki gibi, ilgi odağındaydı: şakalar yapıyor, gençliğini anlatıyor, misafirlere meşhur reçelini ikram ediyordu. Herkes gülüyor, ortam sıcaktı. Bir tabak daha almam gerekti, koridora çıktım. O anda Cem’in etrafa bakındıktan sonra annesinin asılı duran pardösüsünün cebine bir banknot sıkıştırdığını gördüm.
Donakaldım. Kalbim hızla çarpmaya başladı, aklıma bir sürü soru takıldı. Neden böyle yapıyordu? Neden gizlice? Ailemize yardım ettiğimiz konusunda hiçbir zaman birbirimizden gizli hareket etmemiştik. Ben de anneme ara sıra para veririm ve Cem bunu bilir. Ama Neriman Hanım’a yardım ettiğini, hem de ben görmeden, hiç söylememişti. Mutfağa geri döndüm, her şey yolundaymış gibi davranmaya çalıştım ama içim kaynıyordu. Kayınvalide gülümsemeye devam ediyor, bir hikâye anlatıyordu. Ona bakarken, acaba oğlunun yanına para koyduğunu biliyor muydu diye düşündüm.
Yemekten sonra, misafirler dağılıp Neriman Hanım evine gidince dayanamadım. “Cem, annenin cebine para koyduğunu gördüm. Neden bana söylemedin?” dedim. Önce şaşırdı, sonra kaşlarını çattı: “Ayşe, ne sorgusu bu? Sadece anneme yardım ettim, ilaçları için istemişti.” Şaşırmıştım: “İlaç mı? Ama bana söyleyebilirdin, birlikte karar verirdik.” Cem elini salladı: “Seni üzmek istemedim. Benim param, ben hallederim.”
Sözleri canımı yakmıştı. *Onun* parası mı? Bizim ortak bütçemiz yok muydu? Büyük harcamaları hep konuşur, planlar yapardık. Şimdi anlaşılıyor ki annesine gizlice yardım ediyormuş, sanki ben karşıymışım gibi. Neriman Hanım’ın geçenlerde yeni bir çantayla övündüğünü, daha önce de bir arkadaşını başka bir şehre ziyarete gittiğini hatırladım. Yoksa Cem ona sadece ilaç parası mı vermiyordu? Ve o, bizim soframızda oturup yemeğimizi yerken, neden bana tek kelime etmiyordu?
Bir süre sonra Cem’le tekrar konuşmaya karar verdim. Ertesi gün yemekte yavaşça konuya girdim: “Cem, annene yardım etmene karşı değilim. Ama bunları konuşalım mı? Ortak bütçemiz var, paraların nereye gittiğini bilmek istiyorum.” İç çekti: “Ayşe, annem istemeye çekiniyor. Emekli maaşı yetmiyor, kendini kötü hissetmesini istemiyorum.” Başımı salladım ama sordum: “Peki neden gizliyorsun? Ben düşmanın değilim ya.” Cem bir süre sustu, sonra korktuğunu itiraf etti: “Bazen harcamalarıma homurdanıyorsun.”
Düşündüm. Haklı olabilir miydi? Cem gereksiz bir şey alırsa, hâlâ çalışan eski oltası dururken yenisini alırsa, muhakkak bir şeyler söylerim. Ama annesine yardım etmek farklıydı. Bana söyleseydi anlayış gösterirdim. Ama bu gizlilik bana kendimi yabancı hissettirdi. Üstelik Neriman Hanım’ın bu paradan haberi olduğunu ve bana gülümsemeye devam ettiğini düşünmekten kendimi alamadım.
Kayınvalidemle konuşmaya karar verdim. Onu çaya davet ettim. Geldiğinde cesaretimi toplayıp açıldım: “Neriman Hanım, Cem’in size para verdiğini biliyorum. Karşı değilim ama arkamdan yapılması rahatsız ediyor.” Şaşırdı ama hemen toparlandı: “Ayşecim, ben istemedim, o kendi veriyor. Ben suçlu değilim.” Sesi öyle masumdu ki kendi kendime abartıyor muyum diye düşündüm.
Ama bu durum içimi kemiriyordu. Cem’i seviyorum, annesine saygı duyuyorum ama ailemizde sırlar olmasını istemiyorum. Cem’le tüm harcamaları, aile yardımlarını da konuşmaya karar verdik. O daha açık olacağına, ben de küçük şeylere homurdanmayacağıma söz verdik. Ama içimde bir burukluk kaldı. Neriman Hanım bize geldiğinde ona bakıyor, acaba bana karşı samimi mi diye düşünüyorum. Cem’e eskisi gibi güvenebilecek miyim?
Bu olay bana öğretti ki sevgi dolu bir ailede bile söylenmeyen şeyler olabilir. Evimizin herkesin dürüst olduğu bir yer olmasını istiyorum. Belki zamanla dengeyi buluruz, kayınvalidemin hilekârlığından şüphe etmeyi bırakırım, Cem de tepkilerimden korkmaz. Ama şimdilik duygularımı konuşmayı öğreniyorum ve umuyBir gün, Neriman Hanım’ın cebine gizlice bırakılan o banknotların aslında benim değil, Cem’in sırtından yüklenen bir vicdan borcu olduğunu anladım ve her şeyi olduğu gibi kabul etmenin huzuruna vardım.




