“Anne, Burak’la Gülşah sana gelecekleri zaman bana haber ver, o gün ben Zeynep’le evde kalmayı tercih ederim,” dedi kızım. “Ne oldu ki? Gülşah sana neden ters gidiyor?” diye sordum, çünkü defalarca fark etmiştim ki kızım, kardeşinin eşiyle görüşmekten kaçınıyordu. Bu durum, ailemizde neler olup bittiğini ve bu durumda ne yapmam gerektiğini düşündürdü bana.
Aile Buluşmaları ve Gerginlik
Benim iki yetişkin çocuğum var: oğlum Burak ve kızım Dilek. Burak, Gülşah’la üç yıldır evli, henüz çocukları yok. Dilek ise kızı Zeynep’le ayrı yaşıyor; Zeynep yedi yaşında ve sık sık bana geliyor. Küçük bir kasabada, bahçeli bir evde yaşıyorum ve burası Zeynep için küçük bir cennet gibi—koşuyor, oynuyor, çiçekleri sulamama yardım ediyor. Burak ve Gülşah da geliyor ama daha seyrek, çünkü İstanbul’da oturuyorlar ve işleri yoğun.
Her zaman özellikle bayramlarda aileyi bir araya getirmeye çalıştım. Ama son iki yılda fark ettim ki Dilek, Gülşah’ın da geleceğini öğrenirse buluşmalardan kaçınıyor. İlk başta tesadüf sanmıştım, ta ki bana açıkça, “Anne, onlar geleceği zaman bana söyle, aynı ortamda olmak istemiyorum,” diyene kadar. Şaşırdım ve sebebini sordum, ama Dilek elinin tersiyle itti: “Yok bir şey, sadece istemiyorum.” Ama ben bir anneyim, bir şeylerin ters gittiğini görüyorum.
Gülşah’la İlgili Sorun Ne?
Gülşah iyi bir kız, en azından bana öyle geliyor. Kibar, her zaman mutfakta yardım ediyor, hediyeler getiriyor, sağlığımı soruyor. Burak’la da mutlu bir çift gibiler, onu çok seviyor. Ama fark ettim ki Dilek’le sohbet ederken biraz soğuk duruyor. Mesela en son aile yemeğinde Gülşah, Dilek’le neredeyse hiç konuşmadı, Zeynep bir şey anlattığında ise sadece gülümsedi ve sustu. Belki küçük bir detay ama Dilek bunu kayıtsızlık olarak görüyor sanki.
Dilek’le konuşmaya çalıştım ama ya şakayla geçiştiriyor ya da konuyu değiştiriyor. Bir keresinde, “Anne, bir türlü kibirliliği var. Hep en iyisiymiş gibi davranıyor, ben de Zeynep’le ona engel oluyormuşuz gibi,” dedi. Şaşırdım—bana Gülşah hiç kibirlilik göstermedi. Ama belki de kızımın gördüğünü ben göremiyorumdur? Dilek her zaman hassas bir kızdı, eşinden boşandıktan sonra daha da incinebilir oldu.
Oğlumla Konuşmak
Burak’la konuşmaya karar verdim, belki bir çatışma vardır diye. Bana, Gülşah’ın Dilek’e karşı normal davrandığını, sadece “karakterleri uyuşmuyor,” dedi. “Anne, biliyorsun, Dilek bazen herkesi itiyor, hep kendi düşüncelerine dalmış,” diye ekledi. Katılmadım—Dilek nazik ve açık biridir, belki sadece Gülşah’ın yanında kendini rahat hissetmiyor.
Burak, Gülşah’la konuşacağına söz verdi ama bunun işe yarayacağından şüpheliyim. Aralarındaki bu gerginliğin daha da büyüyeceğinden korkuyorum. Zeynep mesela dayısı Burak’a bayılıyor ama Gülşah için “hep susan teyze” diyor. Çocuklar her şeyi bizden iyi hissediyor sonuçta.
Aileyi Nasıl Bir Arada Tutarım?
Çocuklarımın yakınlarıyla anlaşamamasını görmek beni üzüyor. Eskisi gibi hep birlikte toplanmamızı, Zeynep’in sevgi dolu bir aile ortamında büyümesini istiyorum. Ama Dilek, Gülşah’la aynı odada bile durmak istemiyorsa bunu nasıl sağlarım? İkisiyle de konuşmalı mıyım? Yoksa karışmayıp kendi hallerine bırakmalı mıyım? Müdahale edersem daha kötü yaparım diye korkuyorum.
Sizin de benzer durumlarınız oldu mu, ailedeki bu tür çatışmaları nasıl çözdünüz? Kızımla gelinimi nasıl anlaştırabilirim? Yoksa ben herkesi barıştırmak için fazla mı uğraşıyorum, belki de birbirlerine yakın olmayacaklarını kabullenmem gerekiyor? Lütfen fikir verin, tavsiyelere ihtiyacım var.




