İyiliğin Filtresi: Gerçeğe Dönüşmesi Gereken Hayal

— Aşkım, hatırlıyor musun, bana birinin ihtiyacı olduğunu duyarsam sana söylememi istemiştin, öyle henüz dile bile getirilmemiş bir ihtiyacı? İşte tam da böyle bir durum var aklımda, — Elif, eşinin ofisinin eşiğinde durdu, ona umutla baktı.

— Merak ettirdin, Elifciğim. Anlat bakalım.

— Biliyor musun, şu online iletişimin içinde en çok neyi özlüyorum?.. — Yanına oturdu ve alçak sesle ekledi: — Bir “iyilik filtresi”. Öyle bir şey olsa ki, kabalığı, kırıcılığı, iğnelemeleri saygılı ve makul bir dile çevirse. İnsanlar yorumları ya da iş yazışmalarını okurken üstlerine battaniye çekip saklanmak istemeseler.

— Elifim, birisi seni incitti mi?

— Hayır, canım, kimse özel olarak. Ama son aylarda sosyal medyayı, forumları, iş sohbetlerini takip ederken kendimi sürekli bir öfke, sinir ve saldırganlık selinin altında hissediyorum. İnsanlar kendilerini tutmuyor. Üstüyorlar, alay ediyorlar, küçümsüyorlar. Sanki frenler tamamen boşalmış gibi.

Bir an susup gözlerini indirdi.

— Bazen sinir sistemimde bir sorun olduğunu düşünüyorum. Belki de fazla hassaslaştım? Ama diğer yandan, kabalığı normalleştirmek doğru mu?

Ali iç geçirdi. Onun her gün onlarca mesaj okuyarak toplumsal tepkileri analiz etmeye çalıştığını biliyordu; büyük bir ajansın analistiydi sonuçta.

— Maalesef en agresif olanlar en gürültücüler. Her zaman azınlıktaydılar ama internet onlar için mükemmel bir üreme alanı. Anonimlik ellerini serbest bırakıyor, sorumluluk kayboluyor, geriye çıplak bir öfke kalıyor. Ama haklısın. Dünya giderek zehirli hale geliyor. Ve senin fikrin çok güçlü. Gerçekçi. Detaylandır, nasıl işleyecek bu sistem?

— Bir uygulama ya da eklenti olabilir. Mesela bir videonun altındaki yorumları okuyorsun ve hepsi otomatik olarak dönüştürülmüş: “aptal” yerine “görüşünüzü anlayamadım”, “kapa çeneni” yerine “belki başka bir açıdan bakarız?” gibi. Hayal edebiliyor musun?

— Bekle, yani engellemek yerine yeniden yazdırmayı mı öneriyorsun?

— Evet! Ama gönüllülük esasıyla. Kullanıcı filtreyi kendisi açsın ve nerede, kimin için geçerli olacağını belirlesin. Belki sadece belirli sitelerde, belki de sadece iş sohbetlerinde, çünkü orada yapıcılık önemli.

— Peki ya tersi yönde de çalışsa? Senin gönderdiğin mesajları da yumuşatsa?

— Harika olurdu! Çünkü biz de her zaman melek değiliz. Özellikle stresli günlerde. Bazen içimizden bir şeyleri “pat diye” söylemek geliyor, sonra okuyunca utanıyoruz. Ama bir filtre devreye girip dese ki: “biraz daha kibar olabilirsin”, “şöyle de diyebilirsin”. Hatta alternatif önersin.

— İçimizdeki bir psikolog gibi ama nasihat vermeden.

— Aynen öyle! Önemli olan, bunun fazla uğraştırmadan çalışması — yazıyı başka bir programa kopyalamaya gerek kalmasın. Her şey anında, tek ekranda. Huzur da bir kaynak sonuçta, şu an altın değerinde.

Ali bir an sessiz kaldı. IT sektöründe çalışıyordu ve iyi biliyordu ki Elif’in fikri sadece patlama yapmakla kalmaz, dijital iletişimin algısını bile değiştirebilirdi.

— Bunu ekiple konuşacağım. Yarın. Kesinlikle. Bu sadece zekice değil, aynı zamanda gerekli. İnsanların zehirsiz bir havaya ihtiyacı var.

Elif rahatlamış bir nefes aldı, günün ilk kez içten bir gülümseme belirdi yüzünde.

— Teşekkürler, Ali. Gerçekten. Delirdiğimi düşünmeye başlamıştım — imkansız bir şey hayal ettiğimi sanıyordum. Ama belki de iyilik, kaybettiğimiz bir şeydir. Ve geri getirmenin zamanı geldi.

Ali ayağa kalktı, onu kucakladı ve sıkıca sarıldı.

— Yeter artık bugünlük kötü şeyler. Şimdi kişisel iyilik filtremizi devreye sokma zamanı: sessizlik, kucaklaşma, çay ve sevgi. Şartsız. Tartışmasız. Filtresiz.

Elif güldü ve başını onun omzuna dayadı.

Dışarıda bir yerlerde klavyeler tıkırdamaya devam ediyordu, biri öfke dolu bir yorum yazıyor, biri kısık sesine kadar tartışıyordu. Ama bu odada, dünyanın küçük de olsa bir parçasını değiştirebilecek bir fikir doğuyordu. Ve belki de onu biraz daha sıcak bir yer haline getirecekti.

Rate article
Lifequest
İyiliğin Filtresi: Gerçeğe Dönüşmesi Gereken Hayal