Her şeyi değiştiren o not: Aşk ve kıskançlık üzerine bir okul hikayesi
Kerem, her zamanki gibi çantasını açarken defterlerinin arasında katlanmış bir kağıt fark etti. Merakla açtı ve kalbi yerinden oynayacak gibi oldu:
“Merhaba! Senden çok hoşlanıyorum. Eğer buluşmak istersen, bugün dörtte okulun arkasında seni bekliyorum.”
Şaşırmıştı, hatta ne yapacağını bilemedi. Bu notu kimin yazdığına dair hiçbir fikri yoktu. Ama merak ağır bastı. Tam dörtte belirtilen yerdeydi. Ve birden… Elif’i gördü. Utangaç, sessiz yeni kızı.
— Bunu sen mi yazdın? diye dikkatle sordu.
— Ne? diye şaşırdı Elif, sanki ne denildiğini anlamamış gibi. — Ben mi? Hayır, tabii ki!
— Öyleyse neden buradasın? Beni… bekliyordun?
— Şey… Ayşe bana senden hoşlandığını söyledi… diye mırıldandı Elif, kulakları kızararak.
Kerem kaşlarını çattı. Her saniye işler daha da tuhaflaşıyordu.
Her şeyi değiştiren taşınma
Elif, ailesi yeni bir ev aldığı için başka bir semte taşındı. Evleri daha rahattı ama eski okulu çok uzakta kalmıştı. Ailesi kararlıydı: “Yeni okul tam karşıda, orada okuyacaksın.”
Elif direndi ama nafile. Dokuzuncu sınıfta, herkesin gruplarını çoktan kurduğu bir dönemde yeni bir ortama girmek korkutucuydu. Ama kimse onu dinlemedi.
— Arkadaş edinirsin! dedi annesi. — Sen çok sosyal bir kızsın!
Annesi yanılıyordu aslında. Elif, insanlarla iletişim kurmakta hep zorlanmıştı. Yeni okulunda da hemen kaynaşamadı.
Başta herkes yeni kıza ilgi gösterdi ama o soğuk ve kısa cevaplar verdi, göz temasından kaçındı. Zamanla onu es geçmeye başladılar.
Elif alınmadı, sadece farklıydı. Sessiz, temkinliydi. Ama içten içe bir çocuğu izliyordu: Kerem’i. Neşeli, samimi, sınıfın sevilen çocuğunu.
Ondan çok hoşlanıyordu. Ama onunla konuşmayı bile hayal edemezdi.
Okul koridorlarında kıskançlık
Bunu fark eden kişi ise Aslı’ydı. Enerjik, kendine güvenen bir kız. Aslı uzun zamandır Kerem’e hisler besliyordu ama aralarında sadece arkadaşlık vardı.
Elif’in Kerem’e attığı o ürkek bakışları görünce içi çok fena kıpırdadı. Yeni kıza haddini bildirmeye karar verdi.
— Hadi onu oynatalım! dedi arkadaşlarına. — Kerem’e ‘gizli bir hayranından’ not bırakalım, Elif’e de Kerem’in ondan hoşlandığını söyleyelim. Bakalım nasıl toparlayacak!
Arkadaşları önce tereddüt etti ama sonunda kabul etti. Aslı, Elif’e yapmacık bir nezaketle yaklaştı:
— Duydum ki, Kerem senden hoşlanıyormuş. Doğru mu, öğrenmemi ister misin?
Elif’in gözleri parladı. Bu, Aslı’nın bardağını taşıran damla oldu.
— Seninle buluşmak isteyecek, dedi Aslı, — ama sakın kimseye söyleme. Okulun arkasında, saat dörtte. Tamam mı?
— Tamam, diye fısıldadı Elif, mutlu, heyecanlı ve bir o kadar da şaşkın.
Kimsenin beklemediği son
Ertesi gün Aslı, notu Kerem’in çantasına sıkıştırdı. Kerem okudu ve merakı iyice arttı.
Gitti. Ve Elif’i gördü. O da onu.
— Bunu sen mi yazdın?
— Hayır… Bana senin…
Kerem olanları anladı. Derin bir nefes aldı. Aslı’nın neler yapabileceğini biliyordu zaten.
Ama Elif gelmişti. Demek ki hisleri yanıltmamıştı?
— Madem buradasın, demek ki benden hoşlanıyorsun? diye gülümsedi.
Elif kızardı. Kaçmak istedi. Ama Kerem onu durdurdu.
— Madem buluştuk… Biraz gezelim mi?
Köşeden olanları izleyen ve video çeken Aslı donup kaldı. Plan böyle değildi. Böyle olmamalıydı.
Ama en kötüsü, ertesi gün Elif ve Kerem sınıfa birlikte girdiğinde oldu. Gülüyorlardı. Mutlulardı. Ve yan yana oturdular.
Sonuçlar
— Bilerek mi yaptın? Bana oyun oynamak için mi? diye sordu Aslı tenefüste Kerem’e.
— Hayır, bizi sen tanıştırdın. Dürüst olmak gerekirse, teşekkür ederim. Çok iyi anlaşıyoruz.
Aslı inanamadı. Bunun bir oyun olduğunu, biteceğini bekliyordu.
Aylar geçti. Birlikteydiler. Okul bitti. Çift olarak kaldılar. Sonra düğün…
İşte o zaman Aslı net olarak anladı: Oyunu kendisine oynanmıştı.
Ders mi?
İntikam almadan ya da alay etmeden önce iyi düşün. Bazen kader her şeyi yerli yerine oturtmanın bir yolunu bulur.




