«67 Yaşındayım, Yalnızım ve Çocuklarımın Yanına Geçmek İstiyorum, Ama Reddediliyorum»

“67 yaşındayım ve yalnız yaşıyorum. Çocuklarımdan yanlarına almalarını rica ediyorum ama kabul etmiyorlar. Nasıl yaşayacağımı bilmiyorum.”

“67 yaşındayım ve tek başımayım. Eşim yıllar önce vefat etti, bu boşluğun üstesinden nasıl geleceğimi bilemiyorum. Çocuklarımdan beni yanlarına almalarını istiyorum ama olmuyor. Nasıl devam edeceğim bilmiyorum…” İstanbul gibi kalabalık şehirlerde yalnızlık, özellikle yaşlılar için ağır bir yük haline geliyor. Sokaklardaki tanımadık yüzler hiçbir neşe getirmiyor. Bu yaşta yeni insanlarla tanışmak neredeyse imkansızlaşıyor ve hüzün sürekli bir yoldaşa dönüşüyor.

Bugün yaşlılıkta yalnızlık konusunu konuşacağız ve bir psikoloğun bu konuda neler söylediğine bakacağız. Belki bu hikaye, birilerine hayatını değiştirmek için güç ve ilham verir.

“67 yaşındayım, İstanbul’un bir kenar mahallesinde küçük bir evde tek başıma yaşıyorum. Eşimi uzun yıllar önce kaybettim. Hâlâ çalışıyorum çünkü sadece iş beni sıkıntımdan kurtarıyor. Ama son yıllarda adeta otomatik pilotta gibiyim—hiçbir şey keyif vermiyor, her şey gri ve anlamsız geliyor.”

“Bir hobim yok ve bir tane bulmaya da çalışmıyorum. Sanırım bunun için çok yaşlıyım. Oğluma ve ailesine—üç çocukları var—bana taşınmayı teklif ettim ama gelinim kabul etmedi. Galiba yaşlı bir kadınla aynı çatı altında yaşamak istemiyor.”

“Kızımın yanına gitmeyi düşündüm ama onun da kendi ailesi var ve o da benim orada yaşamamı istemiyor. Tabii, ziyaretime geldiğimde her zaman mutlu oluyorlar. Çay demliyorlar, güzel bir akşam yemeği hazırlıyorlar, hikayelerimi dinliyorlar. Ama ne kadar sık gidersem, o boş evime dönmek o kadar zor geliyor. Yine de dönmek zorundayım…”

Hayat hikayemizin kahramanı Sevgi, bu kısır döngüden nasıl çıkacağını bilmiyor. 67 yaşında bile hayatı bu kadar mutsuz olmamalı. Bu hikayedeki tek umut ışığı, değişimleri düşünmeye başlaması ve yalnızlıkla başa çıkmanın yollarını araması. Bu ona bir şans veriyor.

“Bir hobinin olmaması ve daha da kötüsü, bir hobi edinmeye isteksizlik, depresyon belirtisi olabilir. Sevgi’nin bir nöroloğa, psikoloğa ya da terapiste görünmesi faydalı olacaktır,” diyor psikolog.

Uzmanlara göre, günümüzde 67 yaş hiç de yaşlı sayılmaz. Sorun, çocukların anneleriyle yaşamak istememesinde değil. Yetişkin çocuklar, kendilerinin kurduğu bir düzeni ve özel alanlarını korumak isterler. Onları bu düzeni değiştirmeye zorlamamak gerekir.

“Sevgi, mutluluğun sadece çocuklarının yanında mümkün olduğu fikrinden vazgeçmeli. Hayatını kendisi değiştirebilir. Etrafına biraz daha dikkatle bakması yeterli: İstanbul’da onlarca etkinlik düzenleniyor, hiç gitmediği yerleri görebilir ya da yeni insanlarla tanışabilir. Yeni deneyimler, tam da şu an ihtiyacı olan şey,” diye ekliyor psikolog.

Uzman haklı gibi görünüyor: Sevgi hayatına farklı bir açıdan bakmayı denemeli. Eğer çocukları kendi işleriyle meşgulse ve birlikte yaşamak istemiyorlarsa, onları zorlamamalı. Üstelik ilişkileri sıcak ve samimi. Neden hayatına anlam katmaya çalışmasın?

Yaşlılık, hâlâ gücün ve zamanın olduğu bir dönemdir. Gençken ertelenen hayaller gerçekleştirilebilir. Kimisi resim yapmaya başlar, kimisi dans kursuna yazılır, kimisi de seyahat eder. En kötüsü, günlerin aynı rutine dönüşmesidir: televizyon, hastane, market… Böyle bir hayat, yalnızlığı besler ve insanı köşeye sıkıştırır.

Günümüzde her yaştan insan için sayısız fırsat var ve bunlardan yararlanmamak büyük kayıp. Kimisi torun sahibi olduktan sonra aşk bulur, kimisi emeklilikten sonra yeni uğraşlar edinir.

Ama genç neslin de payı var. Çocuklar ve torunlar, sevdiklerinin hayata olan ilgisini kaybetmemesine yardımcı olabilir. Bazen küçük bir ilgi yeter: bir telefon, davet ya da birlikte yapılan bir yürüyüş. Bu, yaşlı bir insan için gerçek bir kurtuluş olabilir.

Rate article
Lifequest
«67 Yaşındayım, Yalnızım ve Çocuklarımın Yanına Geçmek İstiyorum, Ama Reddediliyorum»