İnsandan Kaçış: Aile İlişkilerinin Şifreleri

Bir tanıdığım var, Gülşen Hanım, 70 yaşında. Geçenlerde inme geçirdi ve İzmir’in bir semtindeki hastanede yatıyor. Sebebini tam bilemiyorum—yaş mıdır, yoksa sağlıksız yaşam tarzı mı: kötü beslenme, az temiz hava… Belki de ikisi birden.

Oğlu, Murat, yıllardır uzakta, Ankara’da yaşıyor, İzmir’e bin kilometre mesafede. Kendi ailesi var—eşi ve iki çocuğu. Gülşen Hanım hastaneye düşünce komşuları ambulans çağırmış. Uzak akrabalar durumu öğrenmiş, şimdi ilaç getirip destek oluyorlar. Gülşen Hanım yavaş yavaş iyileşiyor ama hâlâ yataktan kalkamıyor.

Murat sadece bir kez aradı. İlaç parası yolladı—sonra da “Benim işim bitti” dedi. Gelmedi, annesinin halini bile sormadı. Meğer kendince “acil çözülmesi gereken sorunları” varmış. Annesinin başına gelenler umurunda değil. “Gelsem ne fark eder ki?” diye çıkışmış bir akrabaya. Ona göre para göndermek, yapılması gereken tek şeymiş.

Oysa uzak akrabalar her gün hastaneye koşuyor. Gereken ilaçları alıyorlar, Gülşen Hanım’a nasıl olduğunu soruyorlar, doktorlardan detayları öğreniyorlar. Onların bu şefkati, bu zor günlerde kadını ayakta tutan tek şey.

İşte insan düşünmeden edemiyor: Biz anneler nerede yanlış yapıyoruz da çocuklarımız bize böyle davranıyor? Eminim ki çocukların ebeveynlerine olan tutumu, onları nasıl yetiştirdiğimizin bir yansımasıdır. Bizi izlerler, sözlerimizi, davranışlarımızı, değerlerimizi özümserler. Soğuk ya da adaletsiz davrandıysak, karşılığında kayıtsızlık görmeye şaşırmamalıyız.

Şuna yürekten inanıyorum: Kötü çocuk ya da torun yoktur, sadece doğru örnek olamayan ebeveynler vardır. İyi bir ebeveyn olmak istiyorsan, bunu hareketlerinle göster. Çocuk, annesinin kendi annesine nasıl baktığını görürse, o dersi alır. Ama Gülşen Hanım’ın durumunda öyle olmamış. Murat, annesinin kendi annesiyle son yıllarında iletişim kurduğunu hiç görmemiş. Gülşen Hanım kendi annesine sırtını dönmüş, şimdi de oğlu aynı yolu izliyor.

Hayat bir bumerang gibidir: Yaptıkların bir gün sana geri döner. İşin garip tarafı, bunda bir adalet var sanki. Gülşen Hanım hastane yatağında, etrafında oğlu değil de yabancı insanlar varken, geçmişinin meyvelerini topluyor. Acı ama belki de düşünmek için bir fırsat—hem onun, hem hepimizin.

Rate article
Lifequest
İnsandan Kaçış: Aile İlişkilerinin Şifreleri