Geçmişin Gölgesi Nefes Almamızı Engelliyor

Geçmişin gölgesi nefes almamıza izin vermiyor.

Ne kadar yoruldum kocamın eski eşinden! Boşandıktan sonra kendine birini bulamadı bir türlü. Henüz otuzlarına yeni basmış, ama intikam takıntısı var sanki. İki ortak çocukları var ve bu çocukları kullanarak hayatımızı zehir ediyor. Onun ailesini çaldığımı söylüyor, birlikte olmamızı engellemek için elinden geleni yapıyor. Nasıl mı? Tabii ki çocuklar üzerinden! Kocamı her gün arıyor: “Çocuklar ağlıyor, baba evine gelsin diye bağırıyorlar!” Kıskançlığı her şeyi zehir ediyor.

Ama ben Mehmet’i ailesinden almadım. İstanbul’da tanıştık, aynı şirkette çalışıyorduk. Evli olduğunu biliyordum ve aramızda sadece iş konuşmaları vardı. O sırada uzun süreli bir ilişkim vardı, ama sevgilim sürekli seyahatlerde kayboluyordu. O unutulmaz şirket yemeğini hatırlıyorum, eşlerimizle birlikte gitmiştik. Eski eşi, Ayşe, rezil bir şekilde davrandı: sarhoş oldu, başka erkeklerle flört etti, sahneler çıkardı. Şok olmuştum.

Mehmet ondan kısa süre sonra ayrıldı. Ben de o dönemde hayatımı değiştirmiştim: sevgilimden ayrıldım, iş değiştirdim, terfi aldım. Mehmet’in kendi evi vardı ama kiralarda gezerken Ayşe, “gezer tozar da geri döner” diye düşünüyordu. Ama dönmedi. Biz görüşmeye başladık, sonra da evlendik.

Evliliğimizin üzerinden üç yıl geçti, ama Ayşe hâlâ rahat durmuyor. Sadece kendisi kabullenemiyor değil, çocukları da bu oyunun içine çekiyor. Kızları 9, oğulları 7 yaşında. Artık neler olup bittiğini anlıyorlar. Bir gün kızı Mehmet’e itiraf etti: “Annem beni ağlattı, sana ‘babanı özledik’ dedirtti.”

Ayşe, çocuklarla görüşmelerin sadece kendi evinde olmasında ısrar ediyor. Ne dışarıda, ne de bizim evde—kesinlikle olmaz! Kendisi de açık kıyafetler giyip Mehmet’in önünde süslenecek fiyakalar yapıyor. Onu geri kazanmaya çalışıyor, ama boşuna. Mehmet anlatıyor, çocuklar sözde “onun gelmesini dört gözle bekliyorlar” ama o eve adımını atar atmaz oğlan sokakta oynamaya koşuyor, kız da telefonuna kapanıyor. Bu arada Ayşe, onu oyalamak için bahaneler üretiyor: musluk tamir etsin, dolabı yerinden oynatsın diye. Çocukları bize göndermiyor, evimizi “yuvadan çalınmış yuva” diye niteliyor.

Bir gün Mehmet gece mesaisinden sonra uyuyordu. Telefonu durmadan çalıyordu. Baktım—Ayşe arıyordu. Açmaya karar verdim ama konuşmadım. Sonra bir çocuk sesi duydum: “Baba, ne zaman geleceksin?” Ben de “Alo!” dedim. Kız şaşırdı, telefonu annesine uzattı: “Anne, orada bir kadın var.” Ayşe bağırdı: “Dinle, kocamı çağır!” Şaşırdım ama cevap verdim: “Kocan mı? Öyle biri yok burada!” Sonra Mehmet’e gidip benim onu aşağıladığımı söylemiş.

Bundan sonra garip şeyler olmaya başladı. Patronuma tehdit telefonları geliyor, büyük borçlarım olduğu iddia ediliyordu—oysa hiç kredi çekmemiştim. Sonra bir tanışma sitesinde fotoğraflarımın olduğu sahte bir profil ortaya çıktı. Bir “hayran”dan mesajlar gelmeye başladı. Mehmet’le hemen kimin işi olduğunu anladık. Ayşe, bizi ayırmak için her şeyi yapacak.

Mehmet’in çocukları görmesine karşı değilim, ama bu şekilde değil! Çocuklar onun oyunlarında piyon olmamalı. Ayşe’yi bizi rahat bırakmaya çalıştırmak için ne yapmalıyım?

Bugün günlüğüme şunu yazıyorum: Bazı insanlar geçmişiyle yaşar, bazılarıysa geçmişi yaşatır. Akıl ve yürek arasındaki savaşı kazanmak için sabır en büyük silahtır.

Rate article
Lifequest
Geçmişin Gölgesi Nefes Almamızı Engelliyor