Kışın İlk Günü: Zorlu Başlangıç

Kışın ilk günü pek de iyi başlamamıştı. Ayşe’nin çalışması gerekiyordu ama hava berbattı. Kar ve yağmur birbirine karışmış, sıcaklık sıfırın altına düşmüştü. Ne kalın ne ince giyinilebilirdi.

Montunu giymek zorunda kaldı, sıcacık botlarını da ayağına geçirdi. Uzun bir aradan sonra ilk iş günüydü. Yazın, sevgilisi Alihan’la öylesine mutluydu ki onun tavsiyesiyle işinden istifa etmişti. Sevgilisi tatil biletleri almıştı ama patronu izin vermemişti. O da istifa etmişti…

O günlerde gökyüzü pırıl pırıl görünüyordu. Ayşe, deniz kıyısında bir evlilik teklifiyle karşılaşacağından emindi.

Peki o zaman neden çalışsındı ki? Alihan ikisini de öyle güzel geçindirecekti ki onun kazandığı üç kuruşun hiçbir önemi kalmayacaktı.

Ayşe o zamanlar düğün hayalleri kuruyordu, bir çocuk ve Alihan’ın şık evinde güzel bir hayat… Şimdi nasıl da pişmandı bu umursamazlığına!

Tatilde hiç evlenme teklifi etmedi. Onu güzel restoranlara götürdü, birkaç harika gece yaşattı ve geri getirdi.

Hemen terk etmedi elbette, neredeyse altı ay daha ona ilişkilerinin mantıklı bir sonuca varacağına dair umut verdi. Sonra bir hafta önce Ayşe dayanamayıp sordu:

“Hayatınla ilgili planların ne?”

“Pek plan yok, Ayşeciğim,” dedi. “Eski eşime döneceğim. Babamla ortak işimiz var, babam hastalandı. Her şeyi oğluma bırakacak, eşim de reşit olana kadar idare edecek. Ama aileyi birleştirirsem, her şey bana ve oğluma geçecek. İşte böyle, şartlar böyle… Üzgünüm, canım.”

Sonra bir sürü boş laf: aşk, ayrılık acısı, ne kadar güçsüz ve çaresiz olduğu…

Ayşe, onun son hediyesi olan kürk mantosunu omzuna attı ve kısaca:

Rate article
Lifequest
Kışın İlk Günü: Zorlu Başlangıç