Beklenmedik Evlilik

Ayşegül alışveriş merkezinin koridorlarında, ellerindeki paketlerle koşuşturuyor, yürüyen merdivendeki insanları geçmeye çalışıyordu. Sinirinden içinden “Bari arabası olsaydı şu tembel Ahmet’in!” diye söyleniyordu. Telefonundan bir taksi çağırmak zorunda kalmıştı. Tabii tam da o anda, taksinin hemen geldiğini bildiren uygulama bildirisiyle irkildi. Hemen paketleri toplayıp topuklu ayakkabılarıyla park yerine doğru koşmaya başladı.

Ayşegül’in canı sıkkındı. Bir kere onu alıp eve götürecek kimsesi yoktu, bir de üstüne üstlük pahalı deri ayakkabıları ayağını vurmuştu.

“Genç kızım, dikkat etsene!” diye bağırdı yürüyen merdivendeki kadın. Ayşegül’ün elindeki paket, istemeden kadının kafasına çarpmıştı.
“Etrafına bakmayı öğrenseniz keşke!” diye tersledi Ayşegül, dönüp bakmadan.
“Terbiyesiz!” diye söyledi kadın, ama Ayşegül umursamadı bile.

Park yerine koşarken, sonunda dışarı çıktığında taksi numarasını kontrol etmek aklına geldi. Ama ne yazık ki, şoför rezervasyonu iptal etmişti. Üstelik fiyat neredeyse iki katına çıkmıştı. Sinirle uygulamayı kapattı, telefonunu cebine attı. Etrafına baktı. Yakında boş bir bank vardı. Tüm paketleri öfkeyle banka bıraktı ve kendini yanına attı, bir yandan da ayağındaki o saçma ayakkabıyı çıkarıp fırlattı.

“Allahım! Bugün her şey bana karşı!” diye söyledi içinden, bir paketi sinirle itti. Paket banka düştü, içinden fiş çıkıp yere uçtu.

Ayşegül banka yaslandı, gözlerini kapadı. Son zamanlarda hayat sanki ona özellikle kötü davranıyor gibiydi…

***

Ayşegül hep daha iyisini isteyen bir kızdı. Telefon mu alacak? En son model. Kuaför mü? En iyi salon, en ünlü stilist. Ayakkabı mı? Kalitelisinden olacak. Erkek arkadaş konusunda da aynı beklentileri vardı. Ama ne yazık ki bu konuda şansı pek…

Rate article
Lifequest
Beklenmedik Evlilik