Beni Bekle

**Beni Bekle**

Yılmaz, vagonun içinden inip perona adımını attı ve derin bir nefes aldı. Memleketin havası bile dünyanın başka hiçbir yerine benzemiyordu. Oysa pek çok şehir, pek çok ülke görmüştü. Ama hep buraya çekilmişti içi.

Çocukluğundan beri bildiği sokaklarda yürürken en ufak değişiklikleri fark ediyordu. İşte mahallesi: dört tuğla apartmanın çevrelediği geniş bir avlu. İki tanesi uzun, beşer girişli, diğerleri kısa, ikişer kapılı. Avlu ikiye ayrılmıştı: bir tarafında rengârenk bir kaydırak, kum havuzu ve birkaç basit demir direkten oluşan çocuk parkı. Eskiden salıncaklar ve “örümcek ağı” dedikleri demir yarım küre de vardı. Yılmaz’ın kaşının üstündeki yara izi, o küreden düşmesinin hatırasıydı.

Avlunun diğer yarısını çevreli bir futbol sahası kaplıyordu, üstüne bir de basketbol potası eklenmişti. Kışın burayı buz pistine çevirirlerdi. Erken saatte kimsecikler yoktu avluda. Bir top olsa, mutlaka kaleye şut çeker, eski günlerdeki gibi…

Ah, ne güzel günlerdi. Serhat, Sibirya’ya falan gitmiş, evlenmiş, iki çocuğu olmuş. Ya Volkan? O da ikinci kez içerideydi şimdi. Hayat hepsini bir yana savurmuştu.

Bir adam köpeğiyle çıktı apartmandan, Yılmaz hemen sesini yükseltti: “Kapıyı kapatmayın!” Loş koridordaki cıvık ampul pek işe yaramıyordu. Gözlerinin karanlığa alışması için birkaç saniye bekledi. Ne kadar güçlü ampul takmaya çalışsalar da, biri mutlaka bu cılız ışıklıları geri takardı. Hep böyle olmuştu. Dar ve karanlık merdivende kimsenin ayağını kırmamış olmasına şaşırıyordu.

İkinci kata çıktı ve sağdaki demir kapının önünde durdu. Burası bir zamanlar Aylin’in eviydi. Ayşe ya da Ayla değil, Aylin. Böyle çağrılmayı severdi. Onun ilk ve umutsuz aşkıydı.

Eskiden sık sık zil tuşuna basar, sonra koşarak üçüncü kata, kendi evine çıkardı. Oradan, Aylin’in kapıyı açmasını beklerdi. Aklından geçirdi yine aynısını yapmayı, ama artık merdivenleri o kadar hızlı çıkamıyordu. Üstelik yetişkin bir adamın böyle çocukça hareketler yapması da yakışık almazdı. Hem, Aylin hâlâ burada mı yaşıyordu ki?

Buruk bir gülümsemeyle üçüncü kata yöneldi. İşte kendi kapısı. Eskiden hep annesi açardı, babası hayatKapıyı çaldı, içeriden tanıdık ayak sesleri geldi ve Aylin gözlerindeki yaşlarla ona bakarken, Yılmaz hayatının en cesur sözünü fısıldadı: “Artık beklemeyeceğim.”

Rate article
Lifequest
Beni Bekle