Ve onda ne buldun?

Bugün eski bir dostumu kafede gördüm. Ne garip tesadüftü. Semiha, alışverişten çıkmış merdivenlerden inerken kırmızı bir lüks arabanın önünde durduğunu fark etti. Arabadan inen zarif bir kadın, rüzgârın savurduğu eteğini düzeltip yüzüne düşen saçlarını geri attı.

“Leyla?! Leylacığım!” diye seslendi Semiha.

Leyla dönüp baktı, gözleriyle aradı ve sonunda Semiha’ya odaklandı. Bir an birbirlerine baktılar.

“Beni tanımadın mı?” diye gülümsedi Semiha. “Semiha, Semiha Öztürk.”

“Semiha, hakikaten tanıyamadım. Çok değişmişsin,” dedi Leyla soğuk bir ifadeyle.

“Nereye gidiyorsun? Gel bir kenara çekilelim,” diyerek onu kapıdan uzaklaştırdı Semiha. “Vay canına, ne kadar değişmişsin!”

Leyla küçümseyen bir gülümsemeyle baktı.

“Burada mı oturuyorsun?” diye sordu.

“Yok, çalışıyorum. Molada markete çıkmıştım. Ya sen?”

“Dinle, niye böyle ayaküstü konuşuyoruz ki? Vaktin varsa bir kafeye oturalım, sohbet edelim. Ne zaman karşılaşacağız bir daha?”

“Olur,” dedi Semiha.

Yakındaki küçük, tenha bir kafeye girdiler. Pencerenin yanındaki masaya oturdular. Leyla garsona seslendi. Sakız çiğneyen garson isteksizce yanlarına gelip menüyü masaya bıraktı.

“Gerek yok,” dedi Leyla, menüyü iterek. “İki salata, iki pasta, iki çay getir. Ve çabuk olsun.”

Garson ince belliyle sallana sallana uzaklaşırken Leyla gözlerini Semiha’ya çevirdi.

“Hayat nasSemiha, çayını yudumlarken uzun yıllar önce kaybettiği ama asla unutamadığı o eski hissin yeniden kalbine dolduğunu fark etti.

Rate article
Lifequest
Ve onda ne buldun?