Eş Sustu, Ama Kaynana Her Şeyi Açıkladı

15 Nisan 2024
Bugün Eren’in annesi ziyaretime geldi. Sokak lamba ışığı yeterince aydınlatmıyordu, ama bana güvenliydim. Adımlarını merdivenlerden duydum, o特有的 koltuk çekmecesinin tınısıyla.

Eren’in oğlunu koltuğuna oturttuğu ve bakışlarını şehvetle topladığı anları düşünmek cesaretimi yitiriyorum. “Babamı gölgede sakladık,” dedi. “Yaşamak zor sunduğu kadar zor bir şeydi.”

Kahvaltı masamızdan gelen ekmek kokusu Eren’in annesine emin adımlarıyla çarptı. “Siz de tuzlu öğünü çok iyi hazırlıyorsunuz, Nur Hanım,” dedi, ağzındaki ekmek parçasını yalamadan. “Eşim, tanrıya emaneti, her koşulda bir fırınlık teneffüs etmeyi bilirdi. Gülüşlüyordu. ‘Kadın, ev sahibi olmalı; güzellik ise geçici bir nesnedir’ derdi.”

Birbirimize baktık. Eren, masanın altına sakladığımız ilaçları nhớsa ediyor gibi. Eren’in annesi ışığı yakıp, “Size meyve salatası getirmeyi unuttum,” dedi. Sıkıydı bu laflar, ama her zaman olduğu gibi, içindeki acının gizli bir kapıyı açmaz oluyordu.

“Size bir şerbet yapayım,” dedim. Elimi inceledi. “Ah, gençsiniz. Peki, bunun ardında… ne var? Oturmadan önce çocuk yetişmiş olmaz mı? Eşim gibi değilim, benim zamanımda kadınlar önce bebeğini aldı, sonra kariyerine başladı. Pazar günleri anneler tek başına fırınla alkol arasında dolaşır, çok zamanlara hazır olamazlar. Unutmayın, ben Eren’i kırk bir yaşında dünyaya getirdim. Askerden döndüğünde bile annesine yardım etmedi. Ona bir kadın değersizdi.”

Sohbetimiz araya girdi, “Anam, bizim çocuğumuz olacak,” dedi. Gözleri bana çarptı. Söylemektensi saklamak istiyordu. Eren’in annesi sessizce içeriye taşıyalı birkaç yıldır bu konuşma. Ailemle beraber yaşadığımız bazı gecelerde, zamanlar birdenbire çocukluğuma dönüyordu. “Onlar neden, biz neden yok?” diye soruyordum. Geçen ay doktorum aradı, ikinci dövüştüm. Bugün hasta sandalyemde otururken bir anlam ifade ettiydim.

Eren’in annesi, çay fincanına baktı. “Ordu hazırlığımda, Varşova’ya geçişimi yaptım,” dedi birden. “Eren’le annemin kaygılarının altına uzandım. ‘Babam gitti, ben kalmak istedim.’ Hayır, o zaman anlıyordum: Bir anne, değeri olan bir kişi olabilir, ama bir kadın—her zaman özlediği keloğaç nehri gibi kurak olur. Geçenlerde, babamın kitabını okurken, ‘Ben de örnek olmak istedim’ demişti.”

Gözlerim dolup gitti. “Lütfen annonces,” cümlesiyle masayı terk ettim. Saatte 3.30tu. Eren’in annesi, “Yorgunum,” dedi. Evin tavanı eski tabanıminu ediyordu, kapımızda gıcırtılar vardı. Durmadan yordu. “Parfümlü kadınlar yapar,” diyordu. Kimsenin dinlemediği bir bilgi gibiydi.

Gece Eren bana, “Annem sana çok şanslı göründü,” dedi. Gözlerimdeki ışığa lorsa biraz daha güçlü. “Ona annem olarak değil, bir kadına ihtiyacım var.” Böylece Eren, Eren’in annesi, ve benim hayatımın altına inmek zorundaydık. Ama bu sefer, ben lider neydi bilmezdim.

Ertesi sabah, Eren’in annesini karımın evine getirdiğimizde, “Halıların altındaki dolabı daha temiz değil,” dedi. Elle yaptığı tablonların duvara asılması gerektiğini belirtti. “Sizin evinize eşyaları koyabilmem için, önce şalterin IP adresini paylaşmanız gerekir,” dedi.

Bir an durdum. O an, Eren’in annesiyle benim aradaki sahte duvarlar yitikti. Onun kendi çatışmaların sırrını taşıdığını fark etmiştim. “Seni seviyorum,” dedim, tıpkı annem gibi. Kadın dostu bir evde yaşamak istiyordum.

Eren’in annesi, bilgisayarımda bir sürü video bıraktı. “Yine eşyalarla ergenleri sahadayken yaşamsam,” diyordu. Başlangıçta pek anlayamadım, ama zamanla bu kararın sebebini minnet duymaya başladım.

Doğumdan üç gün sonra, Eren’in annesi, “Seni her zaman koltuk çekmecesinin tınısıyla anacağım,” dedi. Gözlerindeki ışık, bir zamanlar babamın gözlerindeki ışığa benziyordu.

Bugün, sandalyemde oturup camı seyirci bir şekilde süzüyorum. Ailemle birlikte geçirdiğim her an, o çatışmasız sahabeler gibi, hiçbir şeyin tıması gibi.

Bu masaya oturan bir çay içtimler, tabakta tuzlu öğünü solgun olarak. Eren’in annesi, “Gülüşlüyorum çünkü hayatımın bir parçası oldun,” dedi. Eren ise, “Annem sadece bir kadındı,” diyordu.

Ben, Nur Hanım olarak bilinen bu kadının arkadaşıyım. O, bir zamanlar benim gibi düşünerek, her günü bir seferlik bir nesne gibi yaşıyordu. Ama bir gün, bir ışık altında, o kadının içindeki kilit açıldı.

“Her şeyi birlikte yaşadık,” dedim, ışıkla birlikte. Herkesin bir noktası vardır. Ama bizimki bu. Bir evin kapılarının ardında, bir kadının umuduyla.

Rate article
Lifequest
Eş Sustu, Ama Kaynana Her Şeyi Açıkladı