Aile ile Buluşma

Bir Aile Heyecanı

Şevket, annesi Leyla’nın hastalığı sebebiyle bir süreliğine onun İstanbul’daki evine taşındı. Kendisi ve eşi Gülay, şehrin kenar mahallesindeki iki katlı evlerinde yaşıyorlardı. Bir kız, bir de erkek evlat yetiştirmişlerdi; şimdi elli yaşını geçmişlerdi ve iki torun sahibiydiler.

Hayatından memnundu Şevket. İyi anne-babası olmuştu, tek evlatlarıydı, sevilip şımartılmıştı. Eşi Gülay’a da çok şanslıydı—sakin ve sevgi dolu bir kadındı. Oğlu evlenmiş, eşi ve kızıyla birlikte onların evinde yaşıyordu. Yerleri genişti.

“Gülay, büyük bir ev yapacağız, inşallah Murat’la biz kalır, ama evlense bile,” demişti eşine ev yapmaya karar verdiklerinde. “Kızımız belki uçar gider yuvadan, kızlar öyledir ya.”

İki katlı, bodrumlu geniş bir ev yaptırdı. Bahçelerinde her çeşit meyve ve sebze yetişiyordu. Gülay iyi bir aşçıydı, toprakla uğraşmayı severdi. Toprak bereketliydi, ne ekse tutardı. Çiçeklere bayılırdı; yazın bahçelerinin mis gibi kokusu etrafa yayılırdı.

Tahmin ettiği gibi oldu. Kızı üniversiteyi bitirip evlendi, kocasının memleketine gitti. Oğlu ise ailesiyle kaldı.

Şevket’in annesi Leyla hastaydı. Kocası Cemal’in ölümünden sonra kendine gelemedi. Güçten düştükçe düştü, nihayet bir gün oğluna şunları söyledi:

“Şevket’im, bir süre bana gelip kalman gerekecek. Fazla ömrüm kalmadığını hissediyorum, baban beni bekliyor orada. Kalkacak halim yok, işte bu hale geldim.” Yaşlı kadının gözlerinden yaşlar süzüldü.

“Anne, ağlama, tabii ki seni burada yalnız bırakmam. Görüyorum, bir fincan çayı bile tutamıyorsun,” diyerek söz verdi oğlu ve işlerini bırakıp annesine taşındı.

Leyla seksen yedi yaşındaydı. Sonunun yaklaştığını hissedince Şevket’i çağırdı, o da yatağının yanındaki sandalyeye oturdu. Şevket örnek bir evlattı; annesini en iyi şekilde uğurlamak istiyordu. İlaçlarını zamanında veriyor, pek fayda etmese de doktor çağırıyor, yemeğini kaşıkla yediriyordu.

“Şevket’im, yakında beni son yolculuğuma uğurlayacaksın,” diye hızlı nefes alarak konuştu Leyla, ara verdi, güçsüzdü. “Oğlum, sana ömür boyu sakladığımız bir aile sırrımızı açıklamak istiyorum. Babanla karar vermiştik: Hangimiz son kalan olursak, o anlatacak.”

Leyla yorulmuştu, zayıf elleriyle alnındaki teri sildi. Sustu, nefesi ağırdı. Sonra tekrar konuştu:

“Bu senin için sürpriz olacak, ama bize kızma. Bu sŞevket, aslında onların öz çocuğu olmadığını öğrendiğinde yüreği burkuldu, ama sonra gözlerini annesine dikip, “Benim gerçek ailem sizsiniz,” diyerek Leyla’nın elini sıktı.

Rate article
Lifequest
Aile ile Buluşma