Gitmek ya da Kalmak
Leyla kapıyı açtığında kızı Deniz’i ve yanında gülümseyen yabancı bir genci görünce şaşırdı.
“Merhaba anne, tanıştırayım, bu Murat,” dedi Deniz hızlı hızlı konuşarak. “Artık tanışmanızın vakti geldi diye düşündüm. Babam evde yok, değil mi?” Genci içeri doğru ittirdi. “Hadi Murat, gir içeri, çekinme, ailem çok iyidir.”
“Merhabalar,” diyerek utangaç bir şekilde selam verdi Murat ve salona geçti.
Leyla, onu rahatlatmak için gülümsedi ve başıyla onayladı.
“Anne, önceden haber vermeden geldiğim için kusura bakma, sadece bir çay içip çıkacağız,” diye konuştu Deniz. “Sonra sinemaya gideceğiz.”
Murat nazik davranıyor, mütevazı bir şekilde gülümsüyor, ama sohbete de katılıyordu.
“Anne, babam nerede? Murat’la tanışsın istiyordum.”
“Baban nerede olacak, tabii ki garajda. Orada bir şeylerle uğraşıyor, arabanın içini süpürüp yıkayacağım demişti. Bilirsin, her şeyi kendisi yapar, oto yıkamaya gitmek istemez…” diye yanıtladı Leyla.
Kısa süre sonra Deniz ve Murat gitmek üzere hazırlandılar. Genç adam kibarca teşekkür etti ve vedalaştı.
“Ne kadar kibar ve terbiyeli,” diye düşündü Leyla kapıyı kapatırken.
Deniz üniversitede ikinci sınıftaydı, artık büyümüştü. Leyla bile farkına varmamıştı nasıl büyüdüğünün. Şimdi sürekli annesine hayatla ilgili sorular soruyor, ne yapması gerektiğini danışıyor, annesinden ipuçları bekliyordu.
Bazen Leyla kızına tavsi yeler veriyordu, ama bazı durumlarda şöyle cevap veriyordu:
“Kızım, bu sorunun kesin bir cevabı yok ve asla olmayacak. Hayatta tek bir doğru karar diye bir şey yoktur. Bazen hayat bize tuzaklar kurar, sanki bize her şeyin bir zamanı olduğunu anlatmaya çalışır gibi.”
Herkesin kaderi kendine, hayat herkese farklı davranıyordu. Leyla, eşiyle yirmi yıldan fazla bir süredir evliydi, ama hep bir yol ayrımında hissetmişti kendini. Şimdi bile hatırlıyordu, arkadaşı Ayşe onu Murat’la tanıştırdığı günü.
“Leyla, tanıştırayım, bu Murat, sevgilim Alper’in arkadaşı,” diyerek uzun boylu, zayıf ve biraz mahcup duran genci yanına getirmişti. “Alper uzun zamandır arkadaşını birileriyle tanıştırmak istiyordu. Neyse, siz ikiniz konuşun,” diyerek gülümsemiş ve kalabalığın içinde kaybolmuştu.
Üniversite partisi tam gaz devam ediyordu. Leyla ve Ayşe okulun son yıllarındaydı. Ayşe ile Alper iki ay sonra evleneceklerdi. Murat, öğrencilerin arasında yabancı gibi duruyor, kendini rahatsız hissediyordu. Kambur duruyor, sanki boyundan ut




