Deniz Kenarında Bir An

Deniz kenarındaydık. “Böyle çalışmak olmaz, Aylin! Eskisi gibi değilsin, o coşkun gözlerin nerede, herkese bulaşan o gökkuşağı neşen nerede?” diyordu annesi, sesinde endişe vardı. “Boşandın işte bırak gitsin o… – annesi küfürlü bir söz ekledi – doğru yapmışsın, üzülecek ne var?”

“Anne, üzülmüyorum ki. Kocamla boşanalı neden bir yıl oldu, alıştım. Kızım da bana hiç fırsat vermiyor. Hem Elif’im yaşıtlarına göre çok olgun. Henüz on iki yaşında değil ama bazen söyledikleriyle şaşırtıyor beni. Hep senin aldığın dergileri okuyor, her şeyi okur o,” diye cevap verdi.

Kızıyla denize gidip dinlenmeye karar verdiler.

“Elif’e de iyi gelecek, o da öyle çalışkan ki, okulda hep takdir alıyor. Biraz rahatlamaya ihtiyacı var. Siz ikiniz gidin denize. Lüks oteller, turistik turlar şimdi bize göre değil ama pansiyonda kalabilirsiniz. Ben de size harfendekliğe katkı yaparım,” diye ısrar etti anne.

“Anne, kabul et,” diye çıkıştı Elif, “hem babaannem de bize yardım eder. Belki sen de gelirsin bizimle?” Gözleri ışıl ışıldı. “Bak anne, su ve güneş bitkilere hayat verir, onları güçlü yapar. Biz de böyle tazelenir, sağlık buluruz,” diye ekledi, bu sözlerin bir yerden alıntı olduğu belliydi.

“Aman Tanrım, nereden öğreniyorsun bunları, Elif?”

“Okurum işte, babaannemin dergilerinden. Hem okula da gidiyorum, fark ettin mi?” diye güldü kızı.

Aylin’in izni yaklaşıyordu ve denize gitmeye karar vermişti bile. İzin öncesi son günü ofiste tamamlayıp çıkarken, şakalaştı arkadaşlarıyla:

“Hoşça kalın kızlar, sonunda tatil!”

“İyi eğlen, Aylin! Bol bol güneşlen, denize gir, belki bir de yakışıklı biriyle tanışırsın,” diye güldüler iş arkadaşları.

Hazırlıklar başladı. Valizler doldu. Alışveriş merkezine gidip yeni mayolar, şortlar aldılar. Elif sevinçten havalara uçuyordu, şarkı söylüyordu:

“Deniz kenarındaydık, kumlar üstünde yürürken, o ona bakıyordu…”

“Kızım, bu da nereden çıktı? Nerden buluyorsun bunları?”

“Anne, dergide okudum.”

“Senin yaşında bu dergileri okuman erken. Atalım şunları,” dedi Aylin.

“Unuttun galiba, bir de internet var.”

“Onu da keserim.”

“Anneciğim, bu artık kişilik haklarına müdahale,” diye güldü Elif.

“Hadi hadi kişilik, eşyalarını topla,” diye karşılık verdi annesi.

“Anne, Ayşe bana gıpta ediyor, o da denizi görmek istiyor. Hiç gitmemiş, hayal bile edemiyor.”

“Anladım. Ailesinin durumu zor, annesi engelli, babası yok. Zor bir hayatları,” diye iç çekti Aylin. “Belki büyüdüğünde şansı döner, annesiyle birlikte denize giderler.”

“Belki, ama ne zaman?” diye üzüldü Elif.

Yola çıkmadan önceki akşam, koltukta oturmuş deniz hayalleri k

Rate article
Lifequest
Deniz Kenarında Bir An