En Önemli Olan Ayrılmamak

Sonunda Emre ile Aylin’in kendi evleri oldu! Uzun zamandır hayal ettikleri bu an gelmişti. Kızları Elif neredeyse beş yaşındaydı ve hala kiralık evlerde geziyorlardı.

“Aşkım, ne kadar mutluyum biliyor musun?” dedi Aylin, yeni evlerinde uyandığı ilk sabah kocasına sarılarak. “Kendi evimizde uyuyoruz, hem de bizim evimizde. Bu bir rüya olamaz!” diye coşkuyla ekledi.

“Ben de çok mutluyum,” dedi Emre sakin bir sesle. O her zaman Aylin kadar duygusal değildi.

Emre’nin bu sakinliği aile hayatlarında hep bir denge unsuru olmuştu. Aylin fazla heyecanlıyken, Emre onu yatıştırırdı. İşte evlilikleri böyle yürüyordu—tabii ki sevgiden başka!

“Güzel de,” dedi Emre, “şimdi bir de tadilat çilesi var. Evin hali içler acısı…”

“Tamam, tamam, yaparız bir şeyler,” diye atıldı Aylin. “Paramızı eve yatırdık, şimdi tadilat için nereden bulacağız?”

“Belki kredi çekeriz?” diye düşündü Emre. “Evi kredisiz aldık, şansımıza. Tadilat için de bir miktar lazım, hem de az değil.”

“Yine mi kredi?” diye burun kıvırdı Aylin. “Arabayı yeni bitirdik. Ama haklısın, başka çaremiz yok. Annemlerle babamlar zaten ev alırken yardım etti. Tamam, kredi çekelim.”

“Tadilatı bitirip rahat bir nefes alacağız. Belik sonra bir tatil yaparız,” diye hayal kurdu Emre, Aylin de onayladı.

Karar verdiler—tadilat için kredi çekeceklerdi. Ev uzun zamandır elden geçmemişti. Aylin hep şöyle derdi:

“Bir gün kendi evim olursa, nasıl döşeyeceğimi çok iyi bilirim.”

Ama işler sandığından daha karmaşıktı. Üç odalı, geniş mutfağı olan bu evi düzenlemek kolay değildi. Elif’in oyuncakları için bile yer vardı!

Aylin’in kafasında bir sürü fikir vardı, ama uygulamaya gelince işler karıştı: Kapılar yanlış yerde, borular ortada…

“Emre, bir iç mimarın fiyatı ne kadar acaba?” diye sordu bir akşam.

“Epey pahalıdır canım,” dedi Emre. “Bizim bütçeyi aşar.”

O gece beraber oturup duvar renklerini seçtiler. Salon için bej renginde karar kıldılar—sıcak ve samimiydi. Cumartesi günü de yapı markete gidip malzeme alacaklardı.

Ama Cuma akşamı Emre işten neşeli döndü.

“Aylin, bugün işte arkadaşlarla konuşuyorduk. Murat’ın tanıdığı bir iç mimar varmış, çok iyiymiş. Hatta şirket müdürümüzün evini bile o tasarlamış.”

“Ama pahalıdır diyordun?” diye şüpheyle baktı Aylin.

“Murat referans olacak, indirim yapar dedi. Yüz bin lira civarı isteyecekmiş.”

“Ne? Bu kadar parayı sırf renk seçmeye mi vereceğiz?” diye çıkıştı Aylin.

“Sakin ol canım! Sonuçta mükemmel bir evimiz olacak,” diye yatıştırdı Emre. “Güzel yaşamak için biraz yatırım yapmak lazım.”

Sonunda Aylin de ikna oldu. İç mimar Deniz ertesi gün geldi.

“Eviniz küçük ama şirin,” diyerek etrafı inceledi.

“Benim de bazı fikirlerim var,” diye atıldı Aylin. “Mesela şuraya bir dolap koymak istiyorum.”

Deniz hemen müdahale etti:

“Oraya dolap hiç uymaz. Bence şöyle yapalım…”

Aylin, Deniz’in fikirlerini dinlerken giderek huzursuz oldu. Yer döşemelerini beğenmemişti, lambaları değiştirmek istiyordu. Aylin’in yeni aldığı avizeyi bile “Burada olmaz,” diye eleştirdi.

“Deniz bizim evi baştan yaratmak istiyor,” diye fısıldadı Emre’ye.

“Ama o profesyonel, bilir ne yaptığını,” dedi Emre.

Aylin sessiz kaldı ama içi içini yiyordu. “Tadilat yaparken en önemli şey boşanmamak,” diye düşündü.

Ertesi gün Deniz mavi-gri tonlarında bir tasarım getirdi.

“Bu şimdi çok moda, tekno tarzı,” diye anlattı.

Aylin’in içi soğudu. “Ben sıcak bir ev istiyorum, buz gibi bir mekân değil!” diye patladı sonunda.

Emre yine “O profesyonel,” diye diretince, Aylin iyice köpürdü:

“Profesyonelmiş! Ben beğenmiyorsam, neden kabul edeyim?”

O gece kavga ettiler, üç gün konuşmadılar. Tadilat durdu, işçiler kime inanacaklarını şaşırdı.

Sonunda Aylin dayanamayıp, “Duvarları bej yaptırıyorum,” diye kesin kararını verdi.

Emre itiraz edecek olduğunda, Aylin gözlerini dikti:

“Tamam, sen bilirsin. Ama ben bu evde yaşamayacağım. Elif’i alıp anneanneme gidiyorum!”

Emre panikledi:

“Aylin, sakin ol! Tadilat yüzünden boşanacak değiliz ya!”

Sonunda pes etti: “Sen nasıl istersen öyle olsun. Ben senin mutlu olmanı istiyorum.”

Deniz’i gönderdiler. Aylin’in planlarıyla tadilat tamamlandı. Sonunda Aylin düşündü:

“Şu iç mimar sayesinde aslında ne istediğimi anladım. İşte hayalimdeki ev!”

Herkes rahat bir nefes aldı. Çünkü tadilat stresi aileyi sınamayan bırakmaz. En pahalı harcama, sinir hücreleridir!

Rate article
Lifequest
En Önemli Olan Ayrılmamak