Kaderini Sınamamak İçin

Bugün günlüğüme yazmak istiyorum. Güzel ve özgür ruhlu bir kız olan Aylin, bir gün Gökhan adında yakışıklı bir adamla tanıştı. Kuaför salonunda çalışıyordu, Gökhan saçını kestirmek için koltuğuna oturdu.

“Biraz kısaltabilir misiniz?” diye nazikçe sordu ve gözlerine baktığında aralarında bir kıvılcım çaktı, öyle bir şeydi ki…

“Ne yakışıklıymış, gözleri de alev alev,” diye geçirdi içinden Aylin.

Gökhan ise aklından şunları geçiriyordu: “Bu kadar güzel bir kız burada çalışıyormuş da ben hiç fark etmemişim. Şans eseri geldim iyi ki de geldim. Acaba bekar mı? Böyle güzeller genelde yalnız kalmıyor.”

Aylin saçını hızlıca kesti, sonra pişman oldu: “Keşke biraz daha vaktimi uzatsaydım. Ama neyse, sadece bir müşteriydi.”

Gökhan bu fırsatı kaçırmak istemedi ve akşam onu beklemeye karar verdi. Kuaförden çıkarken çalışma saatlerine baktı, gülümseyerek ofisine gitti. İşi daha erken bitecekti.

Aylin iş çıkışında dışarı adımını atar atmaz, elinde çiçeklerle Gökhan’ı gördü. Gülümseyerek yanına yaklaştı:

“Merhaba, bunlar sana.”

“Bana mı? Neden?” diye şaşırdı Aylin.

“Saçımı çok beğendim,” diye güldü Gökhan, Aylin de ona katıldı. “Beş çayına gidelim mi?”

“Olur,” dedi Aylin, ama aklından “Böyle yakışıklı bir adam nasıl tek olabilir?” diye geçirdi.

Kafede keyifli bir sohbet ettiler. Gökhan neşeli ve ilginç bir insandı. Aylin onun şakalarına gülüyor, dünyayı unutuyordu. O akşamdan sonra görüşmeye başladılar. Aylin hep “Bir gün beni bırakacak,” diye düşünüyordu ama Gökhan hem sevecen hem de sadıktı.

Zaman geçti, artık birlikte yaşamayı ve evlenmeyi konuşuyorlardı. Aylin, Gökhan’ın yakışıklılığının sorun yaratacağını biliyordu. Nereye gitseler, başka kadınların gözü onda olacaktı. Bu yüzden evlenmeye tereddüt ediyordu.

“Aylinciğim,” diyordu Gökhan bazen ona, “Yine ne hayaller kuruyorsun?”

“Bilmiyorum, seninle evlenemem çünkü… çok yakışıklısın. Kadınlar sana bakıyor, ben de görüyorum,” diye dürüstçe itiraf etti.

“Aylin, ne yapayım? Yüzümü mü bozayım?”

Ona baktığında, onu delicesine sevdiğini anladı. Onun kara gözlerini, uzun kirpiklerini, keskin hatlarını seviyordu. Gökhan iyi ve sadık bir adamdı, Aylin’den başka bir şey sevmiyordu, sadece bilgisayarları.

Sonunda Aylin pes etti ve evlenmeyi kabul etti.

“Aylin, benim güzelim, sen dünyanın en güzel kadınısın,” diye sarılıyordu Gökhan ona. “Senden daha güzeli yok,” dedikçe Aylin eriyordu.

Kuaföre yeni bir çalışan, Seda, geldi. Güzel, konuşkan ve samimi bir kızdı. Bir gün Gökhan’ı görmüş, Aylin’le öğle yemeğine giderken onu fark etmişti.

“Allahım, ne yakışıklı,” diye haykırdı Seda pencereye koşarak.

“Bu kim?” diye sordu bir arkadaşına.

“Aylin’in kocası.”

“Kocası mı? Olamaz!”

O günden sonra Seda’nın aklı karıştı. Bu adamı kendisine almak istiyordu. Aylin’le sürekli Gökhan hakkında konuşuyor, onu kışkırtıyordu.

“Aylin, kocanı senden çalacaklarından korkmuyor musun? Böyle yakışıklı bir adamla evli olmak riskli.”

“Hayır, korkmuyorum,” diyordu Aylin, ama içinde bir şüphe büyüyordu.

Seda her gün aynı şeyi tekrarlıyordu:

“Aylinciğim, Gökhan’la aranız nasıl? Hâlâ seninle mi?”

“Evet, her şey yolunda,” dedi Aylin keskin bir bakış atarak. “İnanmayacaksın ama kocam sadece beni seviyor.”

Seda pes etmedi.

“Aylin, güzelim, erkeklerin hepsi aynı. Gökhan da bir gün mutlaka sana ihanet edecek. Üzmek istemem ama sen yokken bana göz kırptı, laf attı,” diyerek onu kızdırmaya çalışıyordu.

Akşam Aylin bunları Gökhan’a anlattı.

“Vallahi bu Seda manyak mı ne? Üstüme yürüdü, ben de evli olduğumu söyleyince çıldırdı. Hemen oradan kaçtım.”

Aylin bir plan yaptı. Birkaç gün sonra Gökhan’dan kuaföre gelmesini istedi. Pencereden arabasını görünce, Seda’ya “Bir dakika dışarı çıkıyorum,” deyip arka kapıdan gizlice içeri girdi. Kulak kabarttı.

“Aylin nerede?” diye sordu Gökhan.

“Ah, Gökhan’cığım, hoş geldin!” diye yapıştı Seda.

“Eşimi soruyorum, buraya onun için geldim.”

“Yok, bir şey demedi. Gel otur, kahve yapayım sana.”

Aylin öfkeden deli oluyordu. Tam çıkacaktı ki bir ses duydu.

“Bana ne dokunuyorsun? Daha konuşmamız bitmedi!”

“Kadın olmasan tokat atardım,” dedi Gökhan sertçe.

Aylin hemen dışarı çıktı, Gökhan’la merdivenlerde karşılaştı.

“Aylin, neredesin? Randevulaşmıştık!”

“Özür dilerim, acele bir şey vardı.”

“İyi de Seda’yla başım derde girdi. Buradan ayrıl, artık dayanamıyorum.”

“Tamam, düşüneceğim,” dedi neşeyle.

Gökhan gitti, Aylin arkasından bakarken düşündü:

“Kaçmak çözüm değil. Başka yerde de bir Seda çıkar karşıma. Ama kocamı seviyorum. Onu gözetlediğim için utanıyorum. Öğrense çok kırılır. Asla söylemem.”

İçeri girdiğinde Seda sessizdi. Pencereden Gök

Rate article
Lifequest
Kaderini Sınamamak İçin